Sinpaş GYO, Dubai Cityscape 2016’ya, İstanbul, Ankara ve Bursa’da imza attığı projeleriyle katıldı.
Körfez'den Türkiye'ye gelen gayrimenkul yatırım miktarının son 6 yılda 20 milyar doları geçtiğine dikkat çeken Sinpaş GYO Genel Müdürü Seba Gacemer,“Yeni ve güvenli yatırım alanları arıyorlar. Türkiye, Körfez ülkelerinden gelen vatandaşların kültürel zorlanmalarla karşılaşmadan, keyifle ve güvenle yaşayabilecekleri büyük bir ülke olarak öne çıkıyor. İstanbul artık Körfez ülkelerinin yakın Londra'sı oldu diyebiliriz” dedi.
1.5 MİLYON KONUT YAPILACAK
Suudi Arabistan konut piyasasıyla da ilgilendiklerini belirten Gacemer, Suudi Arabistan'ın gayrimenkul geliştirme konusunda Türkiye ile iyi ilişkiler geliştirmek istediğini söyledi. Gacemer, “Önümüzdeki 5 yıl içinde 1 milyon 500 bin konutu piyasaya sürmeyi hedefliyor. Bu hedefi de Sinpaş GYO gibi gayrimenkul geliştirme konusunda uzman Türk firmalarıyla sağlamak istiyor” diye konuştu.
8 Eylül 2016 Perşembe
Yeni ikonu gösterdi
Metal Yapı Konut, iki farklı projesi ile Dubai Cityscape Global 2016’ya katıldı.
İstanbul'un çeşitli lokasyonlarında 1 milyar dolarlık yatırım değerine sahip lüks konut, alışveriş merkezi ve ofis projeleri bulunan Metal Yapı Konut, iki farklı projesi ile Dubai Cityscape Global 2016'ya katıldı. Küçükçekmece'de hayata geçirilen Blue Lake projesinin yanı sıra firma Levent Büyükdere Caddesi'nde yapımını sürdürdüğü İstanbul Tower 205 ilk kez görücüye çıkardı. 220 metre yüksekliğindeki projede 52 ofis katı bulunuyor.
İstanbul'un çeşitli lokasyonlarında 1 milyar dolarlık yatırım değerine sahip lüks konut, alışveriş merkezi ve ofis projeleri bulunan Metal Yapı Konut, iki farklı projesi ile Dubai Cityscape Global 2016'ya katıldı. Küçükçekmece'de hayata geçirilen Blue Lake projesinin yanı sıra firma Levent Büyükdere Caddesi'nde yapımını sürdürdüğü İstanbul Tower 205 ilk kez görücüye çıkardı. 220 metre yüksekliğindeki projede 52 ofis katı bulunuyor.
Balkanlar’a Koza örecek
Garanti Koza, toplam yatırım değeri 2 milyar Euro’yu bulan Bulgaristan’daki iki projesini Dubai Cityscape Gayrimenkul Fuarı’nda tanıttı. Sofya’ya 4 bin 200 konut oteller ve alışveriş merkezleri inşa edecek şirket, Balkanlar’da büyüme kararı aldı.
Garanti Koza, Sofya'da hayata geçireceği 1.2 milyar Euro değerindeki yeni projesini Dubai'de dün kapılarını açan Cityscape Uluslararası Gayrimenkul Fuarı'nda görücüye çıkardı. Hali hazırda Bulgaristan'da 1.500 konutluk Grand Kanyon adlı projeyi inşa eden şirket, 2 bin 700 konut, otel, ofis ve alışveriş merkezinden oluşan yeni projesine Sofia Square adını verdi.
1948 yılından bu yana inşaat müteahhitliği ve gayrimenkul geliştirme alanında faaliyet gösteren Garanti Koza, İstanbul Esenyurt ve Bulgaristan'ın başkenti Sofya'daki projelerini Dubai Cityscape Global'de lanse etti. Üst üste dört yıldır fuara katılan Garanti Koza, bu yıl, Esenyurt'ta satışa sunulan Swissotel Kozapark, Sofya'da inşaatı süren Grand Kanyon & Swissotel Residence Sofia ve Bulgaristan'daki yeni projesi Sofia Square ile fuarda yer aldı.
EN BÜYÜK YABANCI YATIRIMCI
Şirketin yeni yatırımları hakkında fuarda gazetecilere bilgi veren Garanti Koza Yönetim Kurulu Başkanvekili Dr. Ahmet Murat Binark, Bulgaristan'da 105 bin metrekare arazi üzerinde 1.2 milyar Euro değerinde proje hayata geçireceklerini bildirdi. Sofia Square adlı projede 2 bin 700 konut, 65 bin metrekare alışveriş merkezi, otel ve ofis bloku ile 18 bin metrekarelik yer alacağını belirten Binark, “Son projemizle birlikte Bulgaristan'daki en büyük yabancı yatırımcı olduk. Sofia Square ile Sofya'nın merkezini değiştirme iddiasındayız. Metrekare fiyatlarımız lansmana özel 1200 Euro'dan başlıyor” dedi. Garanti Koza'nın Sofya'daki ilk projesi Grand Kanyon'da ise 43 bin metrekarelik arazide bin 500 konut, AVM ve otel inşa ettiklerini söyleyen Binark, projenin 2019 yılında tamamlanacağını ifade etti. Yüzde 70'in sahiplerini bulduğu projeyi metrekaresi 875 Euro'dan başlayan fiyatlarla satışa sunduklarını belirten Binark, “Şu anda fiyatlar 1900 Euro seviyesine geldi. Yatırım geri dönüş süresi 7 yıl olan projemiz mimari olarak İstanbul'daki Kanyon'a benziyor” dedi.
KAMPANYA BAŞLATTI
Garanti Koza, Esenyurt'ta yapımını sürdürdüğü Kozapark projesi ve Bulgaristan'da inşaatına başladığı Grand Kanyon Sofya projesinde 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ödeme kampanyası başlattı. Buna göre, alıcılar hiç peşinat ödemeden firma bünyesinde 100 ay taksitle vade farkı ödemeden ev sahibi olabiliyor. Kampanyaya vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini kaydeden Garanti Koza Pazarlama Direktörü İrem Koşal, “Darbeden sonraki iki hafta 200 daire sattık” dedi.
ÜÇ ÜLKEYE DAHA GİDECEK
Ortadoğu'daki karışıklık nedeniyle bölge ülkelerinde yatırım yapmama kararı aldıklarını kaydeden Murat Binark, hukukun üstünlüğüne inanan ve öngörülebilir olan ülkelerde iş yapacaklarını belirtti. Bu çerçevede ilk adımı Bulgaristan'da attıklarını ifade eden Binark, “2008 krizinin ardından uluslararası yatırımcılar Balkanlar'dan çekilince yeni fırsatlar doğdu. Sırbistan, Hırvatistan ve Yunanistan'da proje geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu.
İstanbul Esenyurt'ta hayata geçirdikleri projelerden alım yapan yabancı yatırımcıların oranının yüzde 30 seviyesine ulaştığını söyleyen Binark, başta Ortadoğu ve Körfez ülkeleri olmak üzere yabancı yatırımcıların Türkiye ilgisinin sürdüğünü kaydetti.
HALKA AÇILMA PLANI YAPIYOR
Bugüne kadar kat karşılığı hiçbir işe girmediklerini ve kendi arazileri üzerinde proje geliştirdiklerini bildiren Murat Binark, Garanti Koza'nın yatırımları hakkında şunları söyledi: “İstanbul'da 20 bin konut inşa ettik. Akkoza ve Akbatı gibi markaları kente kazandırdık. Orta ve üst gelir grubunun erişebileceği fiyatlarla lüks projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Esenyurt'ta ve Bulgaristan'da toplam 400 dönüm arazimiz var. Bunun yanı sıra İstanbul'un Avrupa Yakası'nda bir kentsel dönüşüm projesi için çalışma yürütüyoruz.” Önümüzdeki yıllarda halka açılmayı planladıklarını kaydeden Binark “Şirketimizde şu anda 6'sı büyük olmak üzere 60-70 hissedarımız var. Bu yıl 1.5 milyar lira ciro hedefliyoruz.” Sözcü
Garanti Koza, Sofya'da hayata geçireceği 1.2 milyar Euro değerindeki yeni projesini Dubai'de dün kapılarını açan Cityscape Uluslararası Gayrimenkul Fuarı'nda görücüye çıkardı. Hali hazırda Bulgaristan'da 1.500 konutluk Grand Kanyon adlı projeyi inşa eden şirket, 2 bin 700 konut, otel, ofis ve alışveriş merkezinden oluşan yeni projesine Sofia Square adını verdi.
1948 yılından bu yana inşaat müteahhitliği ve gayrimenkul geliştirme alanında faaliyet gösteren Garanti Koza, İstanbul Esenyurt ve Bulgaristan'ın başkenti Sofya'daki projelerini Dubai Cityscape Global'de lanse etti. Üst üste dört yıldır fuara katılan Garanti Koza, bu yıl, Esenyurt'ta satışa sunulan Swissotel Kozapark, Sofya'da inşaatı süren Grand Kanyon & Swissotel Residence Sofia ve Bulgaristan'daki yeni projesi Sofia Square ile fuarda yer aldı.
EN BÜYÜK YABANCI YATIRIMCI
Şirketin yeni yatırımları hakkında fuarda gazetecilere bilgi veren Garanti Koza Yönetim Kurulu Başkanvekili Dr. Ahmet Murat Binark, Bulgaristan'da 105 bin metrekare arazi üzerinde 1.2 milyar Euro değerinde proje hayata geçireceklerini bildirdi. Sofia Square adlı projede 2 bin 700 konut, 65 bin metrekare alışveriş merkezi, otel ve ofis bloku ile 18 bin metrekarelik yer alacağını belirten Binark, “Son projemizle birlikte Bulgaristan'daki en büyük yabancı yatırımcı olduk. Sofia Square ile Sofya'nın merkezini değiştirme iddiasındayız. Metrekare fiyatlarımız lansmana özel 1200 Euro'dan başlıyor” dedi. Garanti Koza'nın Sofya'daki ilk projesi Grand Kanyon'da ise 43 bin metrekarelik arazide bin 500 konut, AVM ve otel inşa ettiklerini söyleyen Binark, projenin 2019 yılında tamamlanacağını ifade etti. Yüzde 70'in sahiplerini bulduğu projeyi metrekaresi 875 Euro'dan başlayan fiyatlarla satışa sunduklarını belirten Binark, “Şu anda fiyatlar 1900 Euro seviyesine geldi. Yatırım geri dönüş süresi 7 yıl olan projemiz mimari olarak İstanbul'daki Kanyon'a benziyor” dedi.
KAMPANYA BAŞLATTI
Garanti Koza, Esenyurt'ta yapımını sürdürdüğü Kozapark projesi ve Bulgaristan'da inşaatına başladığı Grand Kanyon Sofya projesinde 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ödeme kampanyası başlattı. Buna göre, alıcılar hiç peşinat ödemeden firma bünyesinde 100 ay taksitle vade farkı ödemeden ev sahibi olabiliyor. Kampanyaya vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini kaydeden Garanti Koza Pazarlama Direktörü İrem Koşal, “Darbeden sonraki iki hafta 200 daire sattık” dedi.
ÜÇ ÜLKEYE DAHA GİDECEK
Ortadoğu'daki karışıklık nedeniyle bölge ülkelerinde yatırım yapmama kararı aldıklarını kaydeden Murat Binark, hukukun üstünlüğüne inanan ve öngörülebilir olan ülkelerde iş yapacaklarını belirtti. Bu çerçevede ilk adımı Bulgaristan'da attıklarını ifade eden Binark, “2008 krizinin ardından uluslararası yatırımcılar Balkanlar'dan çekilince yeni fırsatlar doğdu. Sırbistan, Hırvatistan ve Yunanistan'da proje geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu.
İstanbul Esenyurt'ta hayata geçirdikleri projelerden alım yapan yabancı yatırımcıların oranının yüzde 30 seviyesine ulaştığını söyleyen Binark, başta Ortadoğu ve Körfez ülkeleri olmak üzere yabancı yatırımcıların Türkiye ilgisinin sürdüğünü kaydetti.
HALKA AÇILMA PLANI YAPIYOR
Bugüne kadar kat karşılığı hiçbir işe girmediklerini ve kendi arazileri üzerinde proje geliştirdiklerini bildiren Murat Binark, Garanti Koza'nın yatırımları hakkında şunları söyledi: “İstanbul'da 20 bin konut inşa ettik. Akkoza ve Akbatı gibi markaları kente kazandırdık. Orta ve üst gelir grubunun erişebileceği fiyatlarla lüks projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Esenyurt'ta ve Bulgaristan'da toplam 400 dönüm arazimiz var. Bunun yanı sıra İstanbul'un Avrupa Yakası'nda bir kentsel dönüşüm projesi için çalışma yürütüyoruz.” Önümüzdeki yıllarda halka açılmayı planladıklarını kaydeden Binark “Şirketimizde şu anda 6'sı büyük olmak üzere 60-70 hissedarımız var. Bu yıl 1.5 milyar lira ciro hedefliyoruz.” Sözcü
Etiketler:
emlak,
gayrımenkul,
inşaat,
İstanbul,
konut
Ülkemiz için buradayız, satışı ikinci plana attık
SeaPearl Ataköy ile uluslararası platformlarda boy gösteren Kuzu Grup, Dubai Cityscape’de yabancı yatırımcılar ile sıcak temas halinde...
Konuyla ilgili fuarda gazetecilere değerlendirme yapan Kuzu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Özen Kuzu, “Körfez bölgesindeki yatırımcılara Türkiye'nin güçlü bir demokrasiye ve yükselen ekonomiye sahip güvenli bir liman olduğunu anlatıyoruz. Bu yıl ülkemiz için buradayız, satış ikinci planda” dedi.
BAYRAMDAN SONRA GELECEKLER
Yabancı konut alıcısına Türkiye'de oturum ve vatandaşlık hakkı verilmesine yönelik çalışmaları hatırlatan Kuzu, “Körfez yatırımcısı için İstanbul her zaman prestijli bir yer oldu. Bunun uzun yıllar devam edeceğini düşünüyorum” diye konuştu. SeaPearl Ataköy'ün denize yakınlığı, ulaşım kolaylığı ve mimari dizaynı nedeniyle yabancı yatırımcılar tarafından tercih edildiğini kaydeden Kuzu, “Geçtiğimiz sene konut sattığımız yatırımcılar bu yıl da yakın dostlarına projemizi göstermek için fuara davet etmişler. Bu gelişmeler bizler için çok önemli. Bayram tatilinden sonra birçok yabancı yatırımcıyı ülkemizde ağırlayacağız” ifadelerini kullandı. SeaPearl Ataköy'deki otel ve rezidans biriminin Jumeirah Group tarafından işletilecek olmasının bu yıl projeye olan merakı daha da artırdığını söyleyen Özen Kuzu, “Nisan ayında duyurduğumuz işbirliğimiz özellikle yabancı yatırımcı üzerinde büyük yankı uyandırdı. Bu durumu bu yılki fuarda daha iyi anlama imkanı bulduk” dedi.
SeaPearl Ataköy ile ilgilenen yabancı yatırımcılarla iletişimlerini koparmadıklarını söyleyen Kuzu, “Geçtiğimiz yıllarda fuarlarda kurduğumuz bağlantılarla satış gerçekleştirdik. Bu yıl da yine böyle olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu. (Sözcü)
Konuyla ilgili fuarda gazetecilere değerlendirme yapan Kuzu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Özen Kuzu, “Körfez bölgesindeki yatırımcılara Türkiye'nin güçlü bir demokrasiye ve yükselen ekonomiye sahip güvenli bir liman olduğunu anlatıyoruz. Bu yıl ülkemiz için buradayız, satış ikinci planda” dedi.
BAYRAMDAN SONRA GELECEKLER
Yabancı konut alıcısına Türkiye'de oturum ve vatandaşlık hakkı verilmesine yönelik çalışmaları hatırlatan Kuzu, “Körfez yatırımcısı için İstanbul her zaman prestijli bir yer oldu. Bunun uzun yıllar devam edeceğini düşünüyorum” diye konuştu. SeaPearl Ataköy'ün denize yakınlığı, ulaşım kolaylığı ve mimari dizaynı nedeniyle yabancı yatırımcılar tarafından tercih edildiğini kaydeden Kuzu, “Geçtiğimiz sene konut sattığımız yatırımcılar bu yıl da yakın dostlarına projemizi göstermek için fuara davet etmişler. Bu gelişmeler bizler için çok önemli. Bayram tatilinden sonra birçok yabancı yatırımcıyı ülkemizde ağırlayacağız” ifadelerini kullandı. SeaPearl Ataköy'deki otel ve rezidans biriminin Jumeirah Group tarafından işletilecek olmasının bu yıl projeye olan merakı daha da artırdığını söyleyen Özen Kuzu, “Nisan ayında duyurduğumuz işbirliğimiz özellikle yabancı yatırımcı üzerinde büyük yankı uyandırdı. Bu durumu bu yılki fuarda daha iyi anlama imkanı bulduk” dedi.
SeaPearl Ataköy ile ilgilenen yabancı yatırımcılarla iletişimlerini koparmadıklarını söyleyen Kuzu, “Geçtiğimiz yıllarda fuarlarda kurduğumuz bağlantılarla satış gerçekleştirdik. Bu yıl da yine böyle olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu. (Sözcü)
Anadolu’daki ilk projesini Dubai’de görücüye çıkardı
Dubai Cityscape Global fuarına İstanbul’da hayata geçirdiği 6 projesiyle katılan Artaş İnşaat, Anadolu Yakası’ndaki ilk projesini de görücüye çıkardı.
Dubai Cityscape Global fuarına 330 metrekarelik stantla katılan Artaş İnşaat, Avrupa Konutları
Atakent 4, Avrupa Konutları Başakşehir, Avrupa Residence & Office ve ortak girişimlerle hayata geçirdiği Vadistanbul ile Tema İstanbul projelerini tanıttı.
Avrupa Konutları markasının en yeni halkası Avrupa Office Ataşehir'i de ilk kez Dubai'de vitrine koyan Artaş'ın Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya fuarda toplam 3.5 milyar dolar değerindeki projeyi lanse ettiklerini belirtti.
ÜMRANİYE'YE 2 BİN KONUT
Hali hazırda 2 bin 500 konutun satışını sürdürdüklerini ifade eden Çetinsaya, Ümraniye'de 2 bin konutluk yeni bir projeye başlayacaklarını söyledi. Dubai Cityscape fuarına katılımda öncelikli amaçlarının Türkiye'nin potansiyelini ve Türk inşaat sektörünün gücünü yabancı yatırımcılara tanıtmak olduğunu ifade eden Süleyman Çetinsaya, “Körfez bölgesinin yatırımcıları Türkiye'ye çok sıcak bakıyor. Yatırımcıların bu yaklaşımının iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Bu bölgeden bugüne dek tüm projelerimize talep aldık. Bizleri İstanbul'da ziyaret eden ve projelerimizden konut-ofis alan gruplar oldu” dedi.
Etiketler:
avrupa,
emlak,
gayrımenkul,
inşaat,
konut
Ev alacaklar dikkat! KDV yüzde 18'den yüzde 8'e indi
Bakanlar Kurulu, 150 m2'nin üzerindeki konutlar için yüzde 18 olan KDV oranını yüzde 8'e indirdi.
Kararla KDV oranlarının tespitine ilişkin karara eklenen geçici bir maddeyle, konut teslimlerinde yüzde 18 olarak uygulanan KDV'nin 31 Mart 2017'ye kadar yüzde 8 olarak uygulanması hüküm altına alındı.
Yetkililer, konut teslimlerinde yüzde 1 ve yüzde 8 olarak uygulanan KDV oranlarında herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını bildirdi.
Vergi oranları artırıldı
Akaryakıt ürünlerini içeren özel tüketim vergisi (ÖTV) (I) sayılı listesindeki benzin, motorin, ev kullanımı hariç LPG ile madeni yağlar ve solventlerde vergi oranları artırıldı.
Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yer alan kararname ile benzin, motorin ve ev kullanımı hariç LPG'de 20 kuruşluk artışa gidildi.
Karar uyarınca, ÖTV tutarları litre başına 95 oktan benzin için 2,1765 TL'den 2,3765 TL'ye, kurşunsuz benzin için 2,2985 TL'den 2,4985 TL'ye, motorin çeşitleri için 1,5945 TL'den 1,7945 TL ile 1,5245 TL'den 1,7245 TL'ye yükseltildi.
Rakamlar neler?
Karar kapsamında LPG'ye uygulanan ÖTV tutarı da kilogram başına 1,5780 TL'den 1,7780 TL'ye çıkarıldı.
Değişiklik kapsamında benzol, tuluol, ksiol, solvent nafta gibi ürünler ile madeni yağlama ürünlerinin ÖTV tutarlarında yapılan düzenlemeler de yer alıyor.
Ekonomi yetkilileri, motorinde artırılan ancak madeni yağda artırılmayan ÖTV maktu tutarlarının bazı ticari nakil vasıtalarında yakıt olarak kullanılabilen 10 numara yağ yapımına yol açtığını belirterek, motorin ve madeni yağda maktu vergi artış düzenlemesinin bunun önüne geçilmesi için paralel olarak yapıldığını söylediler.
Kararla KDV oranlarının tespitine ilişkin karara eklenen geçici bir maddeyle, konut teslimlerinde yüzde 18 olarak uygulanan KDV'nin 31 Mart 2017'ye kadar yüzde 8 olarak uygulanması hüküm altına alındı.
Yetkililer, konut teslimlerinde yüzde 1 ve yüzde 8 olarak uygulanan KDV oranlarında herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını bildirdi.
Vergi oranları artırıldı
Akaryakıt ürünlerini içeren özel tüketim vergisi (ÖTV) (I) sayılı listesindeki benzin, motorin, ev kullanımı hariç LPG ile madeni yağlar ve solventlerde vergi oranları artırıldı.
Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yer alan kararname ile benzin, motorin ve ev kullanımı hariç LPG'de 20 kuruşluk artışa gidildi.
Karar uyarınca, ÖTV tutarları litre başına 95 oktan benzin için 2,1765 TL'den 2,3765 TL'ye, kurşunsuz benzin için 2,2985 TL'den 2,4985 TL'ye, motorin çeşitleri için 1,5945 TL'den 1,7945 TL ile 1,5245 TL'den 1,7245 TL'ye yükseltildi.
Rakamlar neler?
Karar kapsamında LPG'ye uygulanan ÖTV tutarı da kilogram başına 1,5780 TL'den 1,7780 TL'ye çıkarıldı.
Değişiklik kapsamında benzol, tuluol, ksiol, solvent nafta gibi ürünler ile madeni yağlama ürünlerinin ÖTV tutarlarında yapılan düzenlemeler de yer alıyor.
Ekonomi yetkilileri, motorinde artırılan ancak madeni yağda artırılmayan ÖTV maktu tutarlarının bazı ticari nakil vasıtalarında yakıt olarak kullanılabilen 10 numara yağ yapımına yol açtığını belirterek, motorin ve madeni yağda maktu vergi artış düzenlemesinin bunun önüne geçilmesi için paralel olarak yapıldığını söylediler.
6 Eylül 2016 Salı
Konut sahibi olmak isteyenlere tavsiye
Yeşil GYO Yönetim Kurulu Başkanı Engin Yeşil, konut almayı planlayanlara şimdi alım yapmalarını, hiç vakit kaybetmeden krizi fırsata dönüştürmelerini tavsiye ediyor.
Konut sektörünün önde gelen firmalarından Yeşil GYO, 100 ay sıfır faiz, %5’ten başlayan peşinat ve 1.500 TL’den başlayan taksit seçenekleri ile konut piyasasını hareketlendirmeye çalışıyor.
Yeşil GYO Yönetim Kurulu Başkanı Engin Yeşil, kriz ortamı nedeniyle insanların endişe içinde olmaları ve gayrımenkul yatırımlarını ertelemek istemelerinin anlaşılır olduğunu belirterek buna karşın birçok firmanın yeni fırsatlar ve kampanyalar sunduğunu söyledi. Yeşil, kendilerinin de 6 farklı proje Elexia Levent, Elexia Topkapı, Elexia Tuzla, Innovia 4, Innovia Arifiye ve Innovia Terrace İzmit için 174.000 tl’den başlayan fiyatlar, 100 ay sıfır faiz ve 1.500 tl’den başlayan taksit seçenekleri olduğunu hatırlattı.
Yeşil konut almak isteyenlere "Fırsat ve kampanyalar, alıcılar için büyük bir imkan teşkil ediyor. Benim önerim, konut almayı planlayanların şimdi alım yapmaları; hiç vakit kaybetmesinler ve krizi fırsata dönüştürsünler" tavsiyesinde bulundu.
Yüzde 98 doluluk oranı
Tasarımın yanısıra işlevselliği ve konforu uygun fiyatlarla birleştiren Yeşil GYO yeni bir kampanya ile ev almak isteyenlere sesleniyor. Yeşil GYO, 14 bin konutluk dev Innovia Beylikduzu projesi ile 2009 yılından bu yana 8.100 daireyi sahiplerine teslim ederek Türkiye ve Avrupa’nın en büyük markalı konut projesine imza attı. Teslim edilen projeler %98 doluluk oranı ile yatırım amaçlı kullanım anlamındaki başarısını sürdürmeye devam ediyor.
Konut sektörünün önde gelen firmalarından Yeşil GYO, 100 ay sıfır faiz, %5’ten başlayan peşinat ve 1.500 TL’den başlayan taksit seçenekleri ile konut piyasasını hareketlendirmeye çalışıyor.
Yeşil GYO Yönetim Kurulu Başkanı Engin Yeşil, kriz ortamı nedeniyle insanların endişe içinde olmaları ve gayrımenkul yatırımlarını ertelemek istemelerinin anlaşılır olduğunu belirterek buna karşın birçok firmanın yeni fırsatlar ve kampanyalar sunduğunu söyledi. Yeşil, kendilerinin de 6 farklı proje Elexia Levent, Elexia Topkapı, Elexia Tuzla, Innovia 4, Innovia Arifiye ve Innovia Terrace İzmit için 174.000 tl’den başlayan fiyatlar, 100 ay sıfır faiz ve 1.500 tl’den başlayan taksit seçenekleri olduğunu hatırlattı.
Yeşil konut almak isteyenlere "Fırsat ve kampanyalar, alıcılar için büyük bir imkan teşkil ediyor. Benim önerim, konut almayı planlayanların şimdi alım yapmaları; hiç vakit kaybetmesinler ve krizi fırsata dönüştürsünler" tavsiyesinde bulundu.
Yüzde 98 doluluk oranı
Tasarımın yanısıra işlevselliği ve konforu uygun fiyatlarla birleştiren Yeşil GYO yeni bir kampanya ile ev almak isteyenlere sesleniyor. Yeşil GYO, 14 bin konutluk dev Innovia Beylikduzu projesi ile 2009 yılından bu yana 8.100 daireyi sahiplerine teslim ederek Türkiye ve Avrupa’nın en büyük markalı konut projesine imza attı. Teslim edilen projeler %98 doluluk oranı ile yatırım amaçlı kullanım anlamındaki başarısını sürdürmeye devam ediyor.
Konut kirasında enflasyon 7 yılın zirvesine çıktı!
Merkez Bankası, Ağustos ayında, kirada yıllık enflasyonun yedi yılın zirvesine, tütün ve ürünlerindeki yıllık enflasyonun da yüzde 23.55 ile 2010 yılından bu yana en yükseğe çıktığına dikkat çekti.
Merkez Bankası’nın Ağustos’a ilişkin Aylık Fiyat Gelişmeleri raporunda, “Ağustos ayında tüketici
fiyatları yüzde 0,29 oranında azalmış ve yıllık enflasyon 0,74 puan düşüşle yüzde 8,05 olmuştur. Ağustos ayı Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'nde de ifade edildiği üzere tüketici enflasyonundaki düşüşte işlenmemiş gıda fiyatlarındaki düzeltme belirleyici olmuştur. Bu dönemde çekirdek göstergelerin yıllık enflasyonları gerilerken ana eğilimleri temel mal kaynaklı olarak bir miktar yükselmiştir” denildi. Raporda hizmet fiyatları yüzde 0.71 artarken grup yıllık enflasyonunun 0.46 puan azalarak yüzde 8.09’a gerilediğine işaret edilerek, bu dönemde yıllık enflasyonun kira dışındaki tüm alt gruplarda düştüğü, kira yıllık enflasyonunun ise yüzde 8.92 ile son yedi yılın en yüksek düzeyine ulaştığı vurgulandı.
Raporda, lokanta-otel grubunda yıllık enflasyonun da baz etkisinin yanı sıra gıda fiyatlarındaki düşüşle birlikte yüzde 8.63'e gerilediği belirtilerek, “Aylık gelişmeler incelendiğinde, diğer hizmetler grubundaki yüksek fiyat artışlarının özellikle emek yoğun hizmetler (bakım-onarım, ev hizmetleri vb.), eğitim (üniversite eğitimi) ve sağlık kalemlerinde gerçekleştiği görülmüştür. Ulaştırma hizmetleri fiyatlarının artış hızı ise Ağustos ayında yavaşladı” değerlendirmesi yapıldı ve şöyle denildi:
“Temel mal grubu yıllık enflasyonu Ağustos ayında 0,15 puan azalarak yüzde 8,67 oldu. Bu dönemde yıllık enflasyon dayanıklı mal grubunda sınırlı bir oranda yükselirken diğer gruplarda azalış kaydetti. Temmuz ayında Türk lirasında gözlenen değer kaybının yansımaları bu dönemde otomobil ve beyaz eşya fiyatlarında izlendi. Diğer taraftan, beyaz eşya dışındaki elektrikli/elektriksiz alet ve mobilya fiyatları ise yatay seyretti. Giyim fiyatları Ağustos ayında mevsimsel ortalamaların bir miktar üzerinde düşüş kaydetmiş; giyim ve dayanıklı dışı temel mal grubu fiyatları ise ılımlı bir artış sergiledi.”
Gıda ve alkolsüz içecekler grubu yıllık enflasyonunun 3.50 puan azalarak yüzde 6.19’a gerilediği de belirtilen raporda, “Taze meyve ve sebze fiyatları, Ağustos ayında yüzde 11.54 gerilerken bu grupta yıllık enflasyon yüzde 11.97 oldu. Taze meyve sebze dışı gıda grubunda ise yıllık enflasyon yüzde 5.36'ya geriledi. İşlenmemiş gıda grubunda kırmızı et fiyatları son iki aydaki yüksek artışların ardından Ağustos ayında yüzde 0.74 ile daha sınırlı bir artış kaydetti, grup yıllık enflasyonundaki gerileme devam etti. Böylelikle işlenmemiş gıda grubu yıllık enflasyonu yüzde 4.42'ye geriledi” denildi ve şöyle devam edildi:
“Tütün ürünlerinde, Temmuz ayının ortasında gerçekleşen yüksek fiyat artışının Ağustos ayına sarkan etkisiyle, fiyatlar yüzde 3,64 oranında yükselmiştir. Böylelikle, bu grupta yıllık enflasyon yüzde 23.55 ile 2010 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmış ve tütün ürünlerinin yıllık tüketici enflasyonuna katkısı 1.12 puana yükseldi.” (DHA)
Merkez Bankası’nın Ağustos’a ilişkin Aylık Fiyat Gelişmeleri raporunda, “Ağustos ayında tüketici
fiyatları yüzde 0,29 oranında azalmış ve yıllık enflasyon 0,74 puan düşüşle yüzde 8,05 olmuştur. Ağustos ayı Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'nde de ifade edildiği üzere tüketici enflasyonundaki düşüşte işlenmemiş gıda fiyatlarındaki düzeltme belirleyici olmuştur. Bu dönemde çekirdek göstergelerin yıllık enflasyonları gerilerken ana eğilimleri temel mal kaynaklı olarak bir miktar yükselmiştir” denildi. Raporda hizmet fiyatları yüzde 0.71 artarken grup yıllık enflasyonunun 0.46 puan azalarak yüzde 8.09’a gerilediğine işaret edilerek, bu dönemde yıllık enflasyonun kira dışındaki tüm alt gruplarda düştüğü, kira yıllık enflasyonunun ise yüzde 8.92 ile son yedi yılın en yüksek düzeyine ulaştığı vurgulandı.
Raporda, lokanta-otel grubunda yıllık enflasyonun da baz etkisinin yanı sıra gıda fiyatlarındaki düşüşle birlikte yüzde 8.63'e gerilediği belirtilerek, “Aylık gelişmeler incelendiğinde, diğer hizmetler grubundaki yüksek fiyat artışlarının özellikle emek yoğun hizmetler (bakım-onarım, ev hizmetleri vb.), eğitim (üniversite eğitimi) ve sağlık kalemlerinde gerçekleştiği görülmüştür. Ulaştırma hizmetleri fiyatlarının artış hızı ise Ağustos ayında yavaşladı” değerlendirmesi yapıldı ve şöyle denildi:
“Temel mal grubu yıllık enflasyonu Ağustos ayında 0,15 puan azalarak yüzde 8,67 oldu. Bu dönemde yıllık enflasyon dayanıklı mal grubunda sınırlı bir oranda yükselirken diğer gruplarda azalış kaydetti. Temmuz ayında Türk lirasında gözlenen değer kaybının yansımaları bu dönemde otomobil ve beyaz eşya fiyatlarında izlendi. Diğer taraftan, beyaz eşya dışındaki elektrikli/elektriksiz alet ve mobilya fiyatları ise yatay seyretti. Giyim fiyatları Ağustos ayında mevsimsel ortalamaların bir miktar üzerinde düşüş kaydetmiş; giyim ve dayanıklı dışı temel mal grubu fiyatları ise ılımlı bir artış sergiledi.”
Gıda ve alkolsüz içecekler grubu yıllık enflasyonunun 3.50 puan azalarak yüzde 6.19’a gerilediği de belirtilen raporda, “Taze meyve ve sebze fiyatları, Ağustos ayında yüzde 11.54 gerilerken bu grupta yıllık enflasyon yüzde 11.97 oldu. Taze meyve sebze dışı gıda grubunda ise yıllık enflasyon yüzde 5.36'ya geriledi. İşlenmemiş gıda grubunda kırmızı et fiyatları son iki aydaki yüksek artışların ardından Ağustos ayında yüzde 0.74 ile daha sınırlı bir artış kaydetti, grup yıllık enflasyonundaki gerileme devam etti. Böylelikle işlenmemiş gıda grubu yıllık enflasyonu yüzde 4.42'ye geriledi” denildi ve şöyle devam edildi:
“Tütün ürünlerinde, Temmuz ayının ortasında gerçekleşen yüksek fiyat artışının Ağustos ayına sarkan etkisiyle, fiyatlar yüzde 3,64 oranında yükselmiştir. Böylelikle, bu grupta yıllık enflasyon yüzde 23.55 ile 2010 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmış ve tütün ürünlerinin yıllık tüketici enflasyonuna katkısı 1.12 puana yükseldi.” (DHA)
4 Eylül 2016 Pazar
Acun Ilıcalı Miami'de 6 milyon dolara malikane satın aldı
TV8'in patronu Acun Ilıcalı, Miami zenginlerinin ve sosyetesinin arasına katıldı. Ilıcalı, Palm Island bölgesinde 6 milyon dolara (18 Milyon TL) peşin ödeme yaparak ultra lüks bir malikane satın aldı.
Ilıcalı'nın komşuları arasında Kim Kardashian, Barbara Walters, Gabrielle Anwar, Al Capone, Enrique Iglesias, Anna Kournikova gibi ünlü isimler yer alıyor. Malikane 650 metrekare büyüklüğünde, 5 yatak odası, profesyonel mutfağı, özel ev sineması ve şarap mahseni bulunuyor. Ayrıca arka tarafta büyük bahçesi, bakıcılar için müştemilat evi ve otopark alanı da yer alıyor.
Evin değerinin 10 milyon dolar olduğu öğrenilirken, ev sahibi acil ihtiyacı yüzünden malikanesini satmak zorunda kalmış. Acun Ilıcalı da peşin para verince indirimden faydalanarak malikanenin yeni sahibi olmuş.Denize sıfır olan malikanenin yanında özel iskele ve tekne park alanı da bulunuyor. Ana kapı dışında malikaneye tekneyle de giriş yapılabiliyor.
İş sanat dünyasında ev ve villa satışlarıyla tanınan Türk emlak şirketinin sahibi Banu Enes, malikanenin Palm Island bölgesinin en değerli mülkü olduğunu belirtiyor. Enes, geçtiğimiz haftalarda da 350 bin dolara manken ve oyuncu Tolgahan Sayışman'a da Miami'de bir ev satmış.
3 Eylül 2016 Cumartesi
Konutta kampanya 15 Ekim’e uzadı
Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) ekonomik büyümeye destek olmak ve sektöre ivme kazandırmak için 1 Ağustos'ta başlattığı Gayrimenkulde Güç Birliği Daha Güçlü Türkiye kampanyası 15 Ekim 2016 tarihine kadar uzatıldı.
Türkiye'nin Gayrimenkul Platformu GYODER’in (Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği) ekonomik büyümeye destek olmak ve sektöre ivme kazandırmak için 1 Ağustos’ta başlattığı Gayrimenkulde Güç Birliği Daha Güçlü Türkiye kampanyası yoğun talep üzerine 15 Ekim 2016 tarihine kadar uzatıldı. GYODER üyesi 49 üye firmanın katılımı ile devam eden kampanyada, 122 projedeki 60.000’e yakın konut ve 3200 ofis, 10 yıl vadeli, aylık yüzde 0.7'lik bir kredi faizi ve yüzde 20 peşinat ile tüketiciye sunuluyor.
Aziz Torun: Faiz oranları ve ödeme vadesi, satışlardaki etkisini bir kere daha gösterdi
Ülkenin geçtiği bu zor dönemde ekonomiye duyulan güvenin göstergesi olarak hayata geçirilen kampanya sayesinde konut satışlarında ciddi bir artış gözlemlendi. Kampanya sayesinde Ağustos ayını sektör olarak çok başarılı geçirdiklerini belirten GYODER Başkanı Aziz Torun, gayrimenkul sektörü olarak tarihi bir kampanyaya imza attıklarını ve beklentilerinin üzerinde bir ilgi ile karşılaştıklarını vurguladı. Torun, sözlerine şöyle devam etti: “Kampanyamıza gösterilen yoğun ilgi, bize faiz oranlarının ve ödeme vadesinin gayrimenkul satışlarındaki etkisini bir kere daha gösterdi. Uzun vade ve düşük faiz uygulaması ile satın alma imkânlarını cazip hale getirdiğimizde potansiyel ilgiyi canlandırabildiğimizi gördük.”
Bir aylık süre içerisinde toplamda 2000’e yakın konut satıldığını belirten Torun, bu satışlar sonunda toplam cironun 1.750.000.000 TL’ye yaklaştığını söyledi. Torun; “Kampanyamız tarihi günler yaşadığımız bu dönemde Türk halkının ülkesine ve gayrimenkul sektörüne güveninin de önemli bir yansıması olmuştur” dedi.
Aziz Torun: “15 Ekim'e kadar sürecek kampanyamızda ilginin artarak devam edeceğine inanıyorum.
Aziz Torun; “Türk ekonomisinin lokomotifi olan ve 200 alt sektörü etkileyen gayrimenkul sektörünün bu tarihi kampanyasını, gelen yoğun talepler ve yaz dönemi nedeni ile kampanyadan yararlanamayan vatandaşlarımızı da göz önüne alarak 15 Ekim'e kadar uzatma kararı aldık. Bir ayda yakaladığımız başarı grafiğinin kampanyamızın ikinci etabında da artarak devam edeceğine inanıyorum” dedi. Kampanyanın sektöre getirdiği ciddi bir maliyeti olduğunu da belirten Torun, “bankaların faiz oranlarında indirime devam etmesi ve gayrimenkul sektörü üzerindeki harç ve vergi yükünün hafifletilmesi ile bu tip cazip satış kampanyalarını önümüzdeki dönemlere de yaymak ve sürdürebilir kılmak mümkün olacaktır” dedi.
GYODER; iç piyasadaki canlılığı yurt dışına da taşıyacağız.
GYODER tarihi kampanya ile yakaladığı başarıyı yurt dışına taşımak üzere de çalışmalar yürütüyor. Aziz Torun; “son dönemde ülkemizde yaşanan olaylar turizm sektörüne paralel gayrimenkul sektörünü de olumsuz etkilemiştir. Geçtiğimiz yıllara oranla bireysel ve kurumsal yabancı yatırımcılar açısından ciddi bir gerileme yaşadık. Bunu telafi etmek, Türkiye'nin gelişen, büyüyen ve güvenli bir ülke olduğu algısını pekiştirmek üzere daha etkin bir lobi faaliyeti yürüteceğiz. Ekonomi Bakanlığı'nın önderliğinde oluşturulan TİM, DEİK, TÜSİAD, MÜSİAD, gibi sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte GYODER olarak yurt dışında, özellikle AB ülkeleri olmak üzere, Türkiye algısını güçlendirmek üzere çalışmalara katılacak, siyasi ve ekonomik istikrar ile büyüyen, huzurlu bir ülke olduğumuzu anlatacağız. GYODER olarak önümüzdeki dönemde yurt dışında iki ayrı fuara katılıyoruz. Ekim ayında Kuveyt ve Kasım ayında da Cidde Cityscape fuarlarında olacağız” dedi.
Kampanya kapsamındaki proje isimleri:
Ağaoğlu: My Home Maslak, My Towerland, Andromeda Gold, My World Europe, My New York
Akkuş Gayrimenkul: Alya Trio
AND Gayrimenkul: AND Pastel
ANT Yapı: Anthill Residence, Antteras ve Antasya Residence
Astay Gayrimenkul: Onaltıdokuz Istanbul
Avrupa Konutları: Avrupa Konutları Başakşehir, Avrupa Konutları Atakent 4
Babacan Holding: Babacan Premium, Babacan PALACE, Babacan Port Royal
Bak yapı: Konya Prestij Park, Bursa Prestij Elit, Bursa Prestij Optimum
Cathay Group: Nivo İstanbul
Çalık Gayrimenkul: Tarlabaşı 360 ve Metropol İstanbul
Dap Yapı: İstmarina ve Adam Kule
Demir İnşaat: Demir Romance, Demir La Vida
DKY İnşaat: DKY Kartal -DKY Business Kartal -DKY On Kağıthane -DKY Ada Kartal -DKY Sahil
Dumankaya: Dumankaya Ritim İstanbul, Dumankaya Horizon
Ege Yapı: Batışehir ve Pega Kartal
Emlak Konut GYO: Adım İstanbul, Ağaoğlu Maslak 1453, Avrupa Konutları Başakşehir, Avrupark
Bahçekent, Bahçekent Emlak Konutları, Bahçekent Flora, Emlak Konut Başakşehir Evleri, Batışehir,
Bulvar İstanbul, Büyükyalı İstanbul, Esenler Emlak Konutları, Evora Denizli, Evora İstanbul, Evvel
İstanbul, Göl Panorama, İst Marina, Karat34, Koordinat Çayyolu, Metropol İstanbul, Nevşehir Emlak
Konutları, Nidakule Ataşehir Kuzey, Nidapark Kayaşehir, Park Mavera, Sofa Loca, Temaşehir
Konya, Tual Adalar, Tual Bahçekent
Eroğlu Yapı: Skyland İstanbul, Harmony Towers, Merter Platform ,Yeni Moda
Extensa İstanbul: Bomonti Modern Palas
EYG Grup: İdilia, İlkbahar, Vitrin, Kağıthane, Evvel İstanbul, Adım İstanbul
Gedizler Yapı: İkinci Ev're
Halk GYO: Eskişehir Panorama Plus, Bizimtepe Aydos ve Şehristan Konutları
Hasanaoğlu: Banu Evleri Ispartakule 2 ve Banu Evleri Ispartakule 3
İş GYO: Manzara Adalar ve İnistanbul
Kavi Yapı: Home Aves
Kavuklar İnşaat: Kavuklar Bornova ve Point Bornova
Kiler GYO: Referans Bahçeşehir, Referans Güneşli, Referans Kartal Towers, Referans Kartal Kordonboyu
Kuzu Grup: SeaPearl Ataköy
Krea Gayrimenkul Geliştirme* : Tomtom Gardens
Mar Yapı: G Yoo Inspried by Starck ve G Marin managed by Divan
NEF: İnistanbul-Nef Merter 12 – Nef Ataköt 22 – Nef Bahçalievler- Nef Sancaktepe *
Nurol GYO: Nurol Park
Ortadoğu Grup: Resim İstanbul
Pana yapı: Brooklyn Park, Brooklyn Life, Jardin Eden Çeşme, Kartal Eagle
Pekdemir: Evimiz Kocaeli
Piyalepaşa İstanbul: Piyalepaşa İstanbul
Propa İnşaat: Propa Aura, Propa Plus, Propa Kartal
Selin Yapı: Rings Rezidans
Sinpaş GYO: Queen Central Park, EgeVadisi, Aydos Country, İncek Blue, İncek Green, EgeYakası, Bursa Modern
Sinpaş Yapı: Sinpaş Palas, Altınoran, Marina Ankara, Aquacity Denizli
Sur Yapı: Exen İstanbul, Mirage Rezidans, Lavender, Gölbahçe Evleri, İlkbahar ve Marka Rezidans
Tahincioğlu Gayrimenkul: Nidapark Kayaşehir, Nidakule Ataşehir, Nidapark Başakşehir
Tekfen Emlak: HEP İstanbul
Tepe Mesa: Park Mozaik
Torunlar GYO: 5. Levent, Torun Center, Korupark Terrace ve Mall of İstanbul
Toya yapı: Toya Moda, Toya Downtown, Toya Vista, Avcılar Park, Q Studio , QENT İstinye
Turyap: Ankara Golfkent
Vakıf GYO: Bizimtepe Aydos Konut Projesi
Yenigün İnşaat: The House Residance Bomonti
Yiğit Grup *: Fortis Istanbul, Fortis Sinanlı Kadıköy
* Yeni eklenen firma ve/veya projeler
Türkiye'nin Gayrimenkul Platformu GYODER’in (Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği) ekonomik büyümeye destek olmak ve sektöre ivme kazandırmak için 1 Ağustos’ta başlattığı Gayrimenkulde Güç Birliği Daha Güçlü Türkiye kampanyası yoğun talep üzerine 15 Ekim 2016 tarihine kadar uzatıldı. GYODER üyesi 49 üye firmanın katılımı ile devam eden kampanyada, 122 projedeki 60.000’e yakın konut ve 3200 ofis, 10 yıl vadeli, aylık yüzde 0.7'lik bir kredi faizi ve yüzde 20 peşinat ile tüketiciye sunuluyor.
Aziz Torun: Faiz oranları ve ödeme vadesi, satışlardaki etkisini bir kere daha gösterdi
Ülkenin geçtiği bu zor dönemde ekonomiye duyulan güvenin göstergesi olarak hayata geçirilen kampanya sayesinde konut satışlarında ciddi bir artış gözlemlendi. Kampanya sayesinde Ağustos ayını sektör olarak çok başarılı geçirdiklerini belirten GYODER Başkanı Aziz Torun, gayrimenkul sektörü olarak tarihi bir kampanyaya imza attıklarını ve beklentilerinin üzerinde bir ilgi ile karşılaştıklarını vurguladı. Torun, sözlerine şöyle devam etti: “Kampanyamıza gösterilen yoğun ilgi, bize faiz oranlarının ve ödeme vadesinin gayrimenkul satışlarındaki etkisini bir kere daha gösterdi. Uzun vade ve düşük faiz uygulaması ile satın alma imkânlarını cazip hale getirdiğimizde potansiyel ilgiyi canlandırabildiğimizi gördük.”
Bir aylık süre içerisinde toplamda 2000’e yakın konut satıldığını belirten Torun, bu satışlar sonunda toplam cironun 1.750.000.000 TL’ye yaklaştığını söyledi. Torun; “Kampanyamız tarihi günler yaşadığımız bu dönemde Türk halkının ülkesine ve gayrimenkul sektörüne güveninin de önemli bir yansıması olmuştur” dedi.
Aziz Torun: “15 Ekim'e kadar sürecek kampanyamızda ilginin artarak devam edeceğine inanıyorum.
Aziz Torun; “Türk ekonomisinin lokomotifi olan ve 200 alt sektörü etkileyen gayrimenkul sektörünün bu tarihi kampanyasını, gelen yoğun talepler ve yaz dönemi nedeni ile kampanyadan yararlanamayan vatandaşlarımızı da göz önüne alarak 15 Ekim'e kadar uzatma kararı aldık. Bir ayda yakaladığımız başarı grafiğinin kampanyamızın ikinci etabında da artarak devam edeceğine inanıyorum” dedi. Kampanyanın sektöre getirdiği ciddi bir maliyeti olduğunu da belirten Torun, “bankaların faiz oranlarında indirime devam etmesi ve gayrimenkul sektörü üzerindeki harç ve vergi yükünün hafifletilmesi ile bu tip cazip satış kampanyalarını önümüzdeki dönemlere de yaymak ve sürdürebilir kılmak mümkün olacaktır” dedi.
GYODER; iç piyasadaki canlılığı yurt dışına da taşıyacağız.
GYODER tarihi kampanya ile yakaladığı başarıyı yurt dışına taşımak üzere de çalışmalar yürütüyor. Aziz Torun; “son dönemde ülkemizde yaşanan olaylar turizm sektörüne paralel gayrimenkul sektörünü de olumsuz etkilemiştir. Geçtiğimiz yıllara oranla bireysel ve kurumsal yabancı yatırımcılar açısından ciddi bir gerileme yaşadık. Bunu telafi etmek, Türkiye'nin gelişen, büyüyen ve güvenli bir ülke olduğu algısını pekiştirmek üzere daha etkin bir lobi faaliyeti yürüteceğiz. Ekonomi Bakanlığı'nın önderliğinde oluşturulan TİM, DEİK, TÜSİAD, MÜSİAD, gibi sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte GYODER olarak yurt dışında, özellikle AB ülkeleri olmak üzere, Türkiye algısını güçlendirmek üzere çalışmalara katılacak, siyasi ve ekonomik istikrar ile büyüyen, huzurlu bir ülke olduğumuzu anlatacağız. GYODER olarak önümüzdeki dönemde yurt dışında iki ayrı fuara katılıyoruz. Ekim ayında Kuveyt ve Kasım ayında da Cidde Cityscape fuarlarında olacağız” dedi.
Kampanya kapsamındaki proje isimleri:
Ağaoğlu: My Home Maslak, My Towerland, Andromeda Gold, My World Europe, My New York
Akkuş Gayrimenkul: Alya Trio
AND Gayrimenkul: AND Pastel
ANT Yapı: Anthill Residence, Antteras ve Antasya Residence
Astay Gayrimenkul: Onaltıdokuz Istanbul
Avrupa Konutları: Avrupa Konutları Başakşehir, Avrupa Konutları Atakent 4
Babacan Holding: Babacan Premium, Babacan PALACE, Babacan Port Royal
Bak yapı: Konya Prestij Park, Bursa Prestij Elit, Bursa Prestij Optimum
Cathay Group: Nivo İstanbul
Çalık Gayrimenkul: Tarlabaşı 360 ve Metropol İstanbul
Dap Yapı: İstmarina ve Adam Kule
Demir İnşaat: Demir Romance, Demir La Vida
DKY İnşaat: DKY Kartal -DKY Business Kartal -DKY On Kağıthane -DKY Ada Kartal -DKY Sahil
Dumankaya: Dumankaya Ritim İstanbul, Dumankaya Horizon
Ege Yapı: Batışehir ve Pega Kartal
Emlak Konut GYO: Adım İstanbul, Ağaoğlu Maslak 1453, Avrupa Konutları Başakşehir, Avrupark
Bahçekent, Bahçekent Emlak Konutları, Bahçekent Flora, Emlak Konut Başakşehir Evleri, Batışehir,
Bulvar İstanbul, Büyükyalı İstanbul, Esenler Emlak Konutları, Evora Denizli, Evora İstanbul, Evvel
İstanbul, Göl Panorama, İst Marina, Karat34, Koordinat Çayyolu, Metropol İstanbul, Nevşehir Emlak
Konutları, Nidakule Ataşehir Kuzey, Nidapark Kayaşehir, Park Mavera, Sofa Loca, Temaşehir
Konya, Tual Adalar, Tual Bahçekent
Eroğlu Yapı: Skyland İstanbul, Harmony Towers, Merter Platform ,Yeni Moda
Extensa İstanbul: Bomonti Modern Palas
EYG Grup: İdilia, İlkbahar, Vitrin, Kağıthane, Evvel İstanbul, Adım İstanbul
Gedizler Yapı: İkinci Ev're
Halk GYO: Eskişehir Panorama Plus, Bizimtepe Aydos ve Şehristan Konutları
Hasanaoğlu: Banu Evleri Ispartakule 2 ve Banu Evleri Ispartakule 3
İş GYO: Manzara Adalar ve İnistanbul
Kavi Yapı: Home Aves
Kavuklar İnşaat: Kavuklar Bornova ve Point Bornova
Kiler GYO: Referans Bahçeşehir, Referans Güneşli, Referans Kartal Towers, Referans Kartal Kordonboyu
Kuzu Grup: SeaPearl Ataköy
Krea Gayrimenkul Geliştirme* : Tomtom Gardens
Mar Yapı: G Yoo Inspried by Starck ve G Marin managed by Divan
NEF: İnistanbul-Nef Merter 12 – Nef Ataköt 22 – Nef Bahçalievler- Nef Sancaktepe *
Nurol GYO: Nurol Park
Ortadoğu Grup: Resim İstanbul
Pana yapı: Brooklyn Park, Brooklyn Life, Jardin Eden Çeşme, Kartal Eagle
Pekdemir: Evimiz Kocaeli
Piyalepaşa İstanbul: Piyalepaşa İstanbul
Propa İnşaat: Propa Aura, Propa Plus, Propa Kartal
Selin Yapı: Rings Rezidans
Sinpaş GYO: Queen Central Park, EgeVadisi, Aydos Country, İncek Blue, İncek Green, EgeYakası, Bursa Modern
Sinpaş Yapı: Sinpaş Palas, Altınoran, Marina Ankara, Aquacity Denizli
Sur Yapı: Exen İstanbul, Mirage Rezidans, Lavender, Gölbahçe Evleri, İlkbahar ve Marka Rezidans
Tahincioğlu Gayrimenkul: Nidapark Kayaşehir, Nidakule Ataşehir, Nidapark Başakşehir
Tekfen Emlak: HEP İstanbul
Tepe Mesa: Park Mozaik
Torunlar GYO: 5. Levent, Torun Center, Korupark Terrace ve Mall of İstanbul
Toya yapı: Toya Moda, Toya Downtown, Toya Vista, Avcılar Park, Q Studio , QENT İstinye
Turyap: Ankara Golfkent
Vakıf GYO: Bizimtepe Aydos Konut Projesi
Yenigün İnşaat: The House Residance Bomonti
Yiğit Grup *: Fortis Istanbul, Fortis Sinanlı Kadıköy
* Yeni eklenen firma ve/veya projeler
30 Ağustos 2016 Salı
Fiyatlar buralarda dörde katlandı
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu ile İstanbul yeni havalimanı gibi büyük projelerin etkisiyle Eyüp, Çatalca, Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz ve Çekmeköy'de yerleşim yerlerinde konut ve arsaların değeri projelerin başlangıcından bu yana 3-4 kat yükseldi.
TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köprü inşaatının başlaması, hatta güzergahının açıklanması ile birlikte Avrupa yakasında Halkalı-Başakşehir-Arnavutköy-Kayabaşı aksı ile Zekeriyaköy'de, Anadolu yakasında ise özellikle Beykoz, Çekmeköy ve Sancaktepe bölgelerinde konut piyasasında hareketlilik yaşandığını ifade etti.
Maya, üçüncü köprüyü de içerisinde bulunduran Kuzey Marmara Otoyolu ile bağlantı yollarına yakın çevredeki arsa ve tarla fiyatlarının özellikle Eyüp, Çatalca, Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz ve Çekmeköy'de değerlendiğini belirterek, "Arnavutköy ve Çatalca için bu artışta İstanbul Yeni Havalimanı'nın etkisinin bulunduğuna da dikkat etmek gerek" dedi.
cnntürk'ün haberine göre; Üçüncü köprünün en çok değer artışı sağladığı bölgelerin Arnavutköy Karaburun, Beykoz Riva, Sarıyer Uskumruköy ve Çekmeköy Nişantepe olduğunu vurgulayan Maya, söz konusu bölgelerde yaklaşık 3-4 kata varan artışlar yaşandığını bildirdi.
"Köprü sonrası konut projelerine hız verildi"
Makbule Yönel Maya, Kuzey Marmara Otoyolu güzergahı üzerinde ve bağlantı yollarının yakınlarındaki konut projelerine değinirken de özellikle Sancaktepe'nin kentsel dönüşüm ve yeni konut projeleri ile dikkati çektiğini söyledi.
Birçoğu inşaat aşamasında olmak üzere planlama aşamasındaki projeler de dikkate alındığında 4 bin yeni konut stokunun 2018'e kadar ilçeye kazandırılacağını ifade eden Maya, Sancaktepe'yi takip eden Çekmeköy ilçesinde ise bu sayının yaklaşık 930 civarında olduğunu bildirdi.
Maya, Çekmeköy'deki konut projelerinde bu yıl teslim edilmesi planlananlar da bulunduğunu belirterek, "Anadolu yakasında üçüncü köprü bağlantı yollarına yakın bölgelere bakıldığında, Sultanbeyli'de de yaklaşık 650 konutluk yeni stokta 2017 başına kadar hayatın başlaması planlanıyor" ifadesini kullandı.
Avrupa yakasında Kuzey Marmara Otoyolu ve bağlantı yollarının yakın noktalarına bakıldığında Sarıyer'de yaklaşık 300 yeni konut stokuyla Zekeriyaköy ve Uskumruköy bölgelerinin dikkati çektiğini belirten Maya, "Köprü çevresinde yeni imara açılacak alan olmayacağını düşündüğümüzde, mevcut imara sahip ve özelikle köprü çıkış ve bağlantı yollarına yakın konut alanlarında yeni projelere bu süreçte hız verildiğini, gayrimenkul geliştiricilerinin bu bölgelerde yeni projeler için önemli adımlar attıklarını görüyoruz" diye konuştu.
Konut fiyatlarının arttığı bölgeler
Maya, konut fiyatlarında köprü dolayısıyla artış yaşandığına işaret ederek, Göktürk, Zekeriyaköy, Başakşehir, Çekmeköy, Sancaktepe ve Beykoz bölgelerinde üçüncü köprüye bağlı konut fiyat artışı yaşandığını, ancak bu yükselişin arsalardaki oranlar kadar olmadığını bildirdi.
Bu tarz mega projelerde 2 farklı dönemde artış yaşandığının görüldüğünü aktaran Maya, ilkinin projenin ilan edilip inşasının başladığı dönem, ikincisinin ise projenin bitirilip hayata geçirildiği dönem olduğunu söyledi.
Bu arada, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, geçen hafta yaptığı açıklamada, üçüncü köprü güzergahında yeni imar alanı oluşturulmasının söz konusu olmadığını bildirmişti.
Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamında inşa edilen Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 148 kilometre uzunluğundaki Odayeri-Paşaköy kesimi üzerinde yer alıyor. Temeli 29 Mayıs 2013'te atılan ve "dünyanın en geniş köprüsü" unvanını kazanan eser, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım ve farklı ülkelerden liderlerin katılımıyla 26 Ağustos Cuma günü açılmıştı.
TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köprü inşaatının başlaması, hatta güzergahının açıklanması ile birlikte Avrupa yakasında Halkalı-Başakşehir-Arnavutköy-Kayabaşı aksı ile Zekeriyaköy'de, Anadolu yakasında ise özellikle Beykoz, Çekmeköy ve Sancaktepe bölgelerinde konut piyasasında hareketlilik yaşandığını ifade etti.
Maya, üçüncü köprüyü de içerisinde bulunduran Kuzey Marmara Otoyolu ile bağlantı yollarına yakın çevredeki arsa ve tarla fiyatlarının özellikle Eyüp, Çatalca, Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz ve Çekmeköy'de değerlendiğini belirterek, "Arnavutköy ve Çatalca için bu artışta İstanbul Yeni Havalimanı'nın etkisinin bulunduğuna da dikkat etmek gerek" dedi.
cnntürk'ün haberine göre; Üçüncü köprünün en çok değer artışı sağladığı bölgelerin Arnavutköy Karaburun, Beykoz Riva, Sarıyer Uskumruköy ve Çekmeköy Nişantepe olduğunu vurgulayan Maya, söz konusu bölgelerde yaklaşık 3-4 kata varan artışlar yaşandığını bildirdi.
"Köprü sonrası konut projelerine hız verildi"
Makbule Yönel Maya, Kuzey Marmara Otoyolu güzergahı üzerinde ve bağlantı yollarının yakınlarındaki konut projelerine değinirken de özellikle Sancaktepe'nin kentsel dönüşüm ve yeni konut projeleri ile dikkati çektiğini söyledi.
Birçoğu inşaat aşamasında olmak üzere planlama aşamasındaki projeler de dikkate alındığında 4 bin yeni konut stokunun 2018'e kadar ilçeye kazandırılacağını ifade eden Maya, Sancaktepe'yi takip eden Çekmeköy ilçesinde ise bu sayının yaklaşık 930 civarında olduğunu bildirdi.
Maya, Çekmeköy'deki konut projelerinde bu yıl teslim edilmesi planlananlar da bulunduğunu belirterek, "Anadolu yakasında üçüncü köprü bağlantı yollarına yakın bölgelere bakıldığında, Sultanbeyli'de de yaklaşık 650 konutluk yeni stokta 2017 başına kadar hayatın başlaması planlanıyor" ifadesini kullandı.
Avrupa yakasında Kuzey Marmara Otoyolu ve bağlantı yollarının yakın noktalarına bakıldığında Sarıyer'de yaklaşık 300 yeni konut stokuyla Zekeriyaköy ve Uskumruköy bölgelerinin dikkati çektiğini belirten Maya, "Köprü çevresinde yeni imara açılacak alan olmayacağını düşündüğümüzde, mevcut imara sahip ve özelikle köprü çıkış ve bağlantı yollarına yakın konut alanlarında yeni projelere bu süreçte hız verildiğini, gayrimenkul geliştiricilerinin bu bölgelerde yeni projeler için önemli adımlar attıklarını görüyoruz" diye konuştu.
Konut fiyatlarının arttığı bölgeler
Maya, konut fiyatlarında köprü dolayısıyla artış yaşandığına işaret ederek, Göktürk, Zekeriyaköy, Başakşehir, Çekmeköy, Sancaktepe ve Beykoz bölgelerinde üçüncü köprüye bağlı konut fiyat artışı yaşandığını, ancak bu yükselişin arsalardaki oranlar kadar olmadığını bildirdi.
Bu tarz mega projelerde 2 farklı dönemde artış yaşandığının görüldüğünü aktaran Maya, ilkinin projenin ilan edilip inşasının başladığı dönem, ikincisinin ise projenin bitirilip hayata geçirildiği dönem olduğunu söyledi.
Bu arada, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, geçen hafta yaptığı açıklamada, üçüncü köprü güzergahında yeni imar alanı oluşturulmasının söz konusu olmadığını bildirmişti.
Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamında inşa edilen Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 148 kilometre uzunluğundaki Odayeri-Paşaköy kesimi üzerinde yer alıyor. Temeli 29 Mayıs 2013'te atılan ve "dünyanın en geniş köprüsü" unvanını kazanan eser, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım ve farklı ülkelerden liderlerin katılımıyla 26 Ağustos Cuma günü açılmıştı.
29 Ağustos 2016 Pazartesi
Ev almak isteyene "sandık" geliyor
Hükümetin tasarrufların artırılmasına yönelik çalışmaları kapsamında, konut edindirmede alternatif model arayışına giren Türk bankacılık sektörü, Almanya'dan dünyaya yayılan ve özellikle alt gelir grubunu hedefleyen "Yapı Tasarrufları Sandığı'nı" mercek altına aldı.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, öneri üzerine yeniden Türkiye'nin gündemine giren Yapı Tasarrufları Sandığı modeli ile ilgili çalışmalar Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Çalışma Grubu bünyesinde devam ederken, ilgili bakanlıklar ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da (BDDK) yasal çerçevesine ilişkin diğer çalışmaları yürütüyor.
İstanbul'da geçen hafta Fikir Sofrası Düşünce Platformu'nun bazı bakanların katılımıyla düzenlediği "Yeni Türkiye ve Ekonomide Güçlü Kalkınma Modeli Çalıştayı"nın basına kapalı bölümünde ele alınan modelin, hükümetin de gündeminde bulunduğu ve bu konuda adımlar atılmasını beklediği öğrenildi.
"Sistem mortgage alternatifi değil, destek ürünü"
"Yeni Türkiye ve Ekonomide Güçlü Kalkınma Modeli Çalıştayı"nda öneriyi dile getiren, Almanya'da özellikle mortgage alanında "en büyükler" arasında yer alan ve Türkiye'de de temsilciliği bulunan DZ Bank'ın Türkiye Baş Temsilcisi Pınar Ersoy, Almanya'da yaygın olan ve dünyanın farklı ülkelerinde uygulanan Yapı Tasarrufları Sandığı'nın işleyişine yönelik bilgi verdi.
Sandığın yasal bir çerçevesi bulunduğunu ve şirketin bu çerçevede kurulduğunu anlatan Ersoy, herkesin bu sisteme giriş yaparak para biriktirebildiğini söyledi.
Ersoy, sistemin mortgage alternatifi değil, destek ürünü olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Yapı Tasarrufları Sandığı, dar gelirli vatandaşlara öz kaynak sağlama amacıyla kurgulanmış. Bu bir anlamda sosyal devlet politikası. Buradaki avantaj şu; siz bugün sisteme giriş yaparken diyorsunuz ki 'Ben 3 yılda 30 bin lira para biriktiririm'. Sistem de size 3 yılın sonunda 30 bin lira daha kredi vermeyi garanti ediyor ve böylece 60 bin lira paranız oluyor. Sisteme giriş yapacağınız gün imzalayacağınız anlaşmada, sistem kapsamında sizin 3 yıl sonra kullanacağınız faiz oranı da belirtiliyor ve bu oran piyasanın altında oluyor. Bu süre içerisinde piyasa faiz oranı değişse de sistem size sunduğu faiz oranını hiçbir şekilde değiştirmiyor."
Sistemin, parasını biriktiren vatandaşa piyasanın altında mevduat faizi sunduğunu, bu faiz oranın kredinin uygun maliyetli verilmesinden dolayı piyasanın altında tutulduğunu aktaran Ersoy, "Bu süre içerisinde piyasada kredi faiz oranları düşerse sizin tüketici olarak bunu değiştirme şansınız var. Ancak böyle bir durumda size verilen mevduat faizi de azalacaktır. İkisi birbiriyle orantılı gidiyor. Güzel yanı, faiz oranları artarsa sistemin bunları yukarı doğru değiştirme yetkisi yok. Sözleşmeyi imzaladığınız tarihte size belirtilen oran geçerli olmaya devam ediyor" şeklinde konuştu.
"Yapı Tasarrufları Sandığı'nda devlet katkısı önemli"
Ersoy, Yapı Tasarrufları Sandığı sisteminde devlet katkısının önemli olduğuna işaret ederek, diğer ülke uygulamalarında genellikle yüzde 20'lik devlet katkısı bulunduğunu bildirdi.
Sistemin cazip kılınması için ilk birkaç yıl devlet katkısı sağlanması gerektiğini ifade eden Ersoy, "Bu destek, Almanya haricindeki ülkelerde parasal katkı olarak sağlanıyor. Almanya'da da ilk kurulduğu yıllarda bu şekilde olmuş. Ancak refah seviyesinin yükselmesi ile birlikte bu vergi avantajına dönüşmüş. Türkiye için Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) olduğu gibi, parasal katkı daha avantajlı olacaktır" diye konuştu.
Ersoy, bu yapının kesinlikle bir banka olmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"BES'te olduğu gibi, ayrı bir yasaya tabi bağımsız bir şirket kurulmalıdır. Yapı sandıklarının hissedarı bir banka olabilir, ancak bilançosunun bankanın bilançosundan ayrı olması şarttır. Özellikle yasal çerçevenin belirlenmesi lazım ki ondan sonra şirketler kurulsun diye ısrar edilmesinin sebebi de bu. Çünkü dar gelirli vatandaşların parasının korunması lazım. Bunu normal bir bankacılık ürünü olarak kurguladığınızda bankaların zarar etme ihtimali de var.
Bunun için de 'yapı tasarrufu' adı altında bir sandık kurulacak ve bu şirketler, bu özel yasa çerçevesinde faaliyet gösterebilecek. Bu çerçevede şu da öngörülüyor, kesinlikle bu paraları spekülatif şeylerde kullanmamanız gerek. 'Sadece hazine bonosu alabilirsin' gibi çok spesifik kurallar konuluyor. Yani asıl amaç zarar ettirmemek ve parayı korumak."
"Vatandaşın zarar etme ihtimali yok"
Pınar Ersoy, "Almanya'da enflasyon düşük ama burada yüksek. Bu durum, sistemin Türkiye'deki başarı durumunu nasıl etkiler?" sorusu üzerine, sistemin Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Çin ve Kazakistan gibi ülkelerde de devreye girdiğini hatırlatarak, bu anlamda Türkiye ile Macaristan'ın birbirine benzediğini ifade etti.
Ersoy, şöyle devam etti:
"Orada da enflasyon yüksek. Buna karşın güvenilirlik endeksinde yapı tasarruf sandık şirketleri Macaristan Merkez Bankası'ndan daha güvenilir şirket seçildi ve talep inanılmaz arttı. Riskli ortamlarda da yapı tasarruf sandıkları korumacı bir sistem olduğu için vatandaşın zarar etme ihtimali yok.
Yapı tasarrufları sandığı uygulamasında, diğer ülkelerde genellikle şube ağı yaygın yerli bankalarla ortaklık kurulmuş. Bankaların şube ağından yararlanılıyor, BES gibi şubeden satış olabiliyor. Böylelikle maliyetler düşük, masraflar kısılmış oluyor."
"Türkiye'ye uygun bir model"
Bankacılık yetkilileri de AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, dünyada konut edinmede yaygın olarak Avrupa tipi ve mortgageye dayalı ABD modelinin kullanıldığını ifade ederek, ABD tipi modelde, konut sahibi olmak için yüzde 20-25 öz kaynak ve yüzde 75-80 banka kredisi kullanıldığını, bunların sermaye piyasalarında toparlanıp menkulleştirilerek satılabildiğini söyledi.
Yetkililer, bu durumun bankalara çok büyük kaldıraç imkanı verdiğini, inşaat ve birçok sektörü canlandırdığını, ancak aşırıya kaçınılması nedeniyle subprime mortgage krizinin çıktığını anlattı.
Yastık altındaki mevduatın bankalarda değerlendirilmesini hedefleyen Avrupa modeli ile ilgili olarak da yetkililer, "Bankada tuttuğu mevduata bir süre sonra belli bir katkı sağlanarak kişinin, evini belli teşviklerle almasına destek olunuyor. İçerideki birikimlerin, mevduatın bankalara akması, orada birikmesini temin eden bir sistem olması nedeniyle daha iyi, Türkiye'ye de uygun bir model" bilgilerini verdi.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, öneri üzerine yeniden Türkiye'nin gündemine giren Yapı Tasarrufları Sandığı modeli ile ilgili çalışmalar Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Çalışma Grubu bünyesinde devam ederken, ilgili bakanlıklar ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da (BDDK) yasal çerçevesine ilişkin diğer çalışmaları yürütüyor.
İstanbul'da geçen hafta Fikir Sofrası Düşünce Platformu'nun bazı bakanların katılımıyla düzenlediği "Yeni Türkiye ve Ekonomide Güçlü Kalkınma Modeli Çalıştayı"nın basına kapalı bölümünde ele alınan modelin, hükümetin de gündeminde bulunduğu ve bu konuda adımlar atılmasını beklediği öğrenildi.
"Sistem mortgage alternatifi değil, destek ürünü"
"Yeni Türkiye ve Ekonomide Güçlü Kalkınma Modeli Çalıştayı"nda öneriyi dile getiren, Almanya'da özellikle mortgage alanında "en büyükler" arasında yer alan ve Türkiye'de de temsilciliği bulunan DZ Bank'ın Türkiye Baş Temsilcisi Pınar Ersoy, Almanya'da yaygın olan ve dünyanın farklı ülkelerinde uygulanan Yapı Tasarrufları Sandığı'nın işleyişine yönelik bilgi verdi.
Sandığın yasal bir çerçevesi bulunduğunu ve şirketin bu çerçevede kurulduğunu anlatan Ersoy, herkesin bu sisteme giriş yaparak para biriktirebildiğini söyledi.
Ersoy, sistemin mortgage alternatifi değil, destek ürünü olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Yapı Tasarrufları Sandığı, dar gelirli vatandaşlara öz kaynak sağlama amacıyla kurgulanmış. Bu bir anlamda sosyal devlet politikası. Buradaki avantaj şu; siz bugün sisteme giriş yaparken diyorsunuz ki 'Ben 3 yılda 30 bin lira para biriktiririm'. Sistem de size 3 yılın sonunda 30 bin lira daha kredi vermeyi garanti ediyor ve böylece 60 bin lira paranız oluyor. Sisteme giriş yapacağınız gün imzalayacağınız anlaşmada, sistem kapsamında sizin 3 yıl sonra kullanacağınız faiz oranı da belirtiliyor ve bu oran piyasanın altında oluyor. Bu süre içerisinde piyasa faiz oranı değişse de sistem size sunduğu faiz oranını hiçbir şekilde değiştirmiyor."
Sistemin, parasını biriktiren vatandaşa piyasanın altında mevduat faizi sunduğunu, bu faiz oranın kredinin uygun maliyetli verilmesinden dolayı piyasanın altında tutulduğunu aktaran Ersoy, "Bu süre içerisinde piyasada kredi faiz oranları düşerse sizin tüketici olarak bunu değiştirme şansınız var. Ancak böyle bir durumda size verilen mevduat faizi de azalacaktır. İkisi birbiriyle orantılı gidiyor. Güzel yanı, faiz oranları artarsa sistemin bunları yukarı doğru değiştirme yetkisi yok. Sözleşmeyi imzaladığınız tarihte size belirtilen oran geçerli olmaya devam ediyor" şeklinde konuştu.
"Yapı Tasarrufları Sandığı'nda devlet katkısı önemli"
Ersoy, Yapı Tasarrufları Sandığı sisteminde devlet katkısının önemli olduğuna işaret ederek, diğer ülke uygulamalarında genellikle yüzde 20'lik devlet katkısı bulunduğunu bildirdi.
Sistemin cazip kılınması için ilk birkaç yıl devlet katkısı sağlanması gerektiğini ifade eden Ersoy, "Bu destek, Almanya haricindeki ülkelerde parasal katkı olarak sağlanıyor. Almanya'da da ilk kurulduğu yıllarda bu şekilde olmuş. Ancak refah seviyesinin yükselmesi ile birlikte bu vergi avantajına dönüşmüş. Türkiye için Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) olduğu gibi, parasal katkı daha avantajlı olacaktır" diye konuştu.
Ersoy, bu yapının kesinlikle bir banka olmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"BES'te olduğu gibi, ayrı bir yasaya tabi bağımsız bir şirket kurulmalıdır. Yapı sandıklarının hissedarı bir banka olabilir, ancak bilançosunun bankanın bilançosundan ayrı olması şarttır. Özellikle yasal çerçevenin belirlenmesi lazım ki ondan sonra şirketler kurulsun diye ısrar edilmesinin sebebi de bu. Çünkü dar gelirli vatandaşların parasının korunması lazım. Bunu normal bir bankacılık ürünü olarak kurguladığınızda bankaların zarar etme ihtimali de var.
Bunun için de 'yapı tasarrufu' adı altında bir sandık kurulacak ve bu şirketler, bu özel yasa çerçevesinde faaliyet gösterebilecek. Bu çerçevede şu da öngörülüyor, kesinlikle bu paraları spekülatif şeylerde kullanmamanız gerek. 'Sadece hazine bonosu alabilirsin' gibi çok spesifik kurallar konuluyor. Yani asıl amaç zarar ettirmemek ve parayı korumak."
"Vatandaşın zarar etme ihtimali yok"
Pınar Ersoy, "Almanya'da enflasyon düşük ama burada yüksek. Bu durum, sistemin Türkiye'deki başarı durumunu nasıl etkiler?" sorusu üzerine, sistemin Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Çin ve Kazakistan gibi ülkelerde de devreye girdiğini hatırlatarak, bu anlamda Türkiye ile Macaristan'ın birbirine benzediğini ifade etti.
Ersoy, şöyle devam etti:
"Orada da enflasyon yüksek. Buna karşın güvenilirlik endeksinde yapı tasarruf sandık şirketleri Macaristan Merkez Bankası'ndan daha güvenilir şirket seçildi ve talep inanılmaz arttı. Riskli ortamlarda da yapı tasarruf sandıkları korumacı bir sistem olduğu için vatandaşın zarar etme ihtimali yok.
Yapı tasarrufları sandığı uygulamasında, diğer ülkelerde genellikle şube ağı yaygın yerli bankalarla ortaklık kurulmuş. Bankaların şube ağından yararlanılıyor, BES gibi şubeden satış olabiliyor. Böylelikle maliyetler düşük, masraflar kısılmış oluyor."
"Türkiye'ye uygun bir model"
Bankacılık yetkilileri de AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, dünyada konut edinmede yaygın olarak Avrupa tipi ve mortgageye dayalı ABD modelinin kullanıldığını ifade ederek, ABD tipi modelde, konut sahibi olmak için yüzde 20-25 öz kaynak ve yüzde 75-80 banka kredisi kullanıldığını, bunların sermaye piyasalarında toparlanıp menkulleştirilerek satılabildiğini söyledi.
Yetkililer, bu durumun bankalara çok büyük kaldıraç imkanı verdiğini, inşaat ve birçok sektörü canlandırdığını, ancak aşırıya kaçınılması nedeniyle subprime mortgage krizinin çıktığını anlattı.
Yastık altındaki mevduatın bankalarda değerlendirilmesini hedefleyen Avrupa modeli ile ilgili olarak da yetkililer, "Bankada tuttuğu mevduata bir süre sonra belli bir katkı sağlanarak kişinin, evini belli teşviklerle almasına destek olunuyor. İçerideki birikimlerin, mevduatın bankalara akması, orada birikmesini temin eden bir sistem olması nedeniyle daha iyi, Türkiye'ye de uygun bir model" bilgilerini verdi.
Dumankaya'dan "el koyma" haberine yalanlama
Dumankaya İnşaat, grup şirketlerinin mal varlıklarına el konulmadığını açıkladı.
Dumankaya İnşaat, FETÖ/PDY'ye "himmet" adı altında finansal destek sağlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada kapsamında, Dumankaya İnşaat'ın sahibi ve ortakları olan 6 şüphelinin tüm mal varlıklarına el konulduğu haberiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada şöyle denildi:
"Geçtiğimiz günlerde basın yayın organlarında yer alan mal varlığına "El Koyma" haberleri üzerine verilen kararın Dumankaya Grubu'nun ticari faaliyetlerini kapsayıp kapsamadığına dair kamuoyunda endişelerin olduğu anlaşılmıştır.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na bu hususun aydınlatılması için başvurulmuş olup, başvurumuz üzerine verilen kararda; Dumankaya Grubu şirketlerinin mal varlıklarına el konulmadığı, hususu açıkça belirtilmiştir.
Bu itibarla Dumankaya Grubu'nun ticari faaliyetlerini engelleyecek veya sınırlayacak içerikte herhangi bir mahkeme veya savcılık kararı bulunmadığını hususu netleşmiştir.
2016 yılında, toplam 2915 dairenin teslimini gerçekleştiren; kurulduğumuz günden bu yana ise binlerce aileyi ev sahibi yapan bir kurum olarak projelerimizde herhangi bir duraksama bulunmamakta, bütün şantiyelerimizde çalışmalar tüm hızıyla devam etmekte ve Yönetim Kurulu üyelerimiz şahsen şirket yönetiminin başında olup fiilen çalışmalarına devam etmektedirler.
Mevcut projelerimizdeki çalışmalar devam ederken, yeni projelerimizin hazırlıkları da sürdürülmekte olup çok kısa zamanda bu projelerimize başlanacaktır." (cnntürk.com)
Dumankaya İnşaat, FETÖ/PDY'ye "himmet" adı altında finansal destek sağlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada kapsamında, Dumankaya İnşaat'ın sahibi ve ortakları olan 6 şüphelinin tüm mal varlıklarına el konulduğu haberiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada şöyle denildi:
"Geçtiğimiz günlerde basın yayın organlarında yer alan mal varlığına "El Koyma" haberleri üzerine verilen kararın Dumankaya Grubu'nun ticari faaliyetlerini kapsayıp kapsamadığına dair kamuoyunda endişelerin olduğu anlaşılmıştır.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na bu hususun aydınlatılması için başvurulmuş olup, başvurumuz üzerine verilen kararda; Dumankaya Grubu şirketlerinin mal varlıklarına el konulmadığı, hususu açıkça belirtilmiştir.
Bu itibarla Dumankaya Grubu'nun ticari faaliyetlerini engelleyecek veya sınırlayacak içerikte herhangi bir mahkeme veya savcılık kararı bulunmadığını hususu netleşmiştir.
2016 yılında, toplam 2915 dairenin teslimini gerçekleştiren; kurulduğumuz günden bu yana ise binlerce aileyi ev sahibi yapan bir kurum olarak projelerimizde herhangi bir duraksama bulunmamakta, bütün şantiyelerimizde çalışmalar tüm hızıyla devam etmekte ve Yönetim Kurulu üyelerimiz şahsen şirket yönetiminin başında olup fiilen çalışmalarına devam etmektedirler.
Mevcut projelerimizdeki çalışmalar devam ederken, yeni projelerimizin hazırlıkları da sürdürülmekte olup çok kısa zamanda bu projelerimize başlanacaktır." (cnntürk.com)
24 Ağustos 2016 Çarşamba
Dumankaya İnşaat'ın sahibi ve ortaklarının mal varlıklarına el konuldu
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca FETÖ/PDY'ye "himmet" adı altında finansal destek sağlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada kapsamında, Dumankaya İnşaat'ın sahibi ve ortakları olan 6 şüphelinin tüm mal varlıklarına el konuldu.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) "himmet" adı altında finansal destek sağlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Dumankaya İnşaat'ın sahibi ve ortakları olan 6 şüphelinin tüm mal varlıklarına el konulmasına karar verildi.
FETÖ/PDY'ye "himmet" adı altında finansal destek sağlandığı iddiasıyla Anadolu Örgütlü Kaçakçılık ve Mali Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen, aralarında Bank Asya çalışanları, FETÖ/PDY yöneticileri ve iş adamlarının da bulunduğu şüphelilere yönelik soruşturma sürüyor.
Terör örgütüne destek sağladıklarına dair şüphe
Savcılık, "terör örgütüne finansman sağladıklarına dair kuvvetli şüphe" bulunduğu gerekçesiyle, soruşturma kapsamında şüpheli olan Dumankaya İnşaat'ın sahibi ve ortaklarının mal varlıklarına el konulmasını talep etti.
Mahkeme kararında ne denildi?
Talebi değerlendiren Sulh Ceza Hakimliği'nin kararında, dosya kapsamında yer alan şüphelilerin organize şekilde hareket ettikleri, ikna ettikleri bazı iş adamları ve esnafa Bank Asya'da hesap açtırdıkları, Türkiye çapında toplanan himmet, burs, kurban, abonelik paralarını bu iş adamları ve esnafın hesaplarında toplanmasını sağladıkları, hesap sahibinden vekaletname veya rızası olduğuna dair belge alan şüphelilerin bu hesaplardan çektikleri paraları örgütün faaliyeti çerçevesinde kullandıkları, tüm eylem ve işlemlerin örgütün talimatlarıyla yapıldığı belirtildi.
Bank Asya aracılığıyla sisteme soktular
Kararda, bu faaliyet kapsamında banka görevlisi, hesap sahibi, hesaptan para çeken veya çekleri işleme sokan kişilerin de şüpheliler arasında yer aldığı, bu eylemleriyle terörizmin finansmanını sağladıkları, kayıtsız bir şekilde makbuz veya hiçbir belgeye dayandırılmadan vatandaşın dini duygularını istismar ederek gerek rızasıyla gerek zorlama ve mecbur bırakmayla kayıt dışı olan para ve çeklerin Bank Asya aracı kılınarak sisteme sokulduğu, sanki hesap sahibinin ticari bir işlemiymiş gibi gösterildiği, böylece suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini akladıkları vurgulandı.
Gizli tanıklar Dumankaya'yı anlattı
Tüm bu anlatılan eylemlerin Bank Asya hakkında Teftiş Kurulu'nun hazırladığı raporda da ayrıntılı olarak saptandığının belirtildiği kararda, dosya kapsamında bu işlemleri yapan üç grubun mevcut olduğu, bu kişilerin Bank Asya görevlileri, hesap sahipleri ile bu hesabı bir şekilde kullanarak terör örgütüne finansman sağlayan örgütün ileri gelen elemanları olduğu kaydedildi.
Dosya kapsamında ifadesi alınan gizli tanıkların, Dumankaya isimli firmanın tüm ortaklarıyla birlikte FETÖ/PDY'ye üye oldukları, örgüte finansman sağladıkları yönünde beyanda bulundukları aktarıldı.
Oğlu aranıyor ve teslim olmadı
Kararda, dosya kapsamında adı geçen şüphelilerin terör örgütü FETÖ/PDY'ye üye oldukları, üyeliğin gereğini finansal açıdan yerine getirdikleri, bu örgüte finansal destek sağladıkları, örgütün propagandasını da yaptıkları, Halit Dumankaya'nın oğlu olan şüpheli Barış Değer Dumankaya'nın halen firarda olduğu ve tüm aramalara rağmen yakalanamadığı, aile fertlerinin gözaltında olduğunu bildiği halde şüphelinin teslim olmadığı ifade edildi.
Sadece bir şubede bin 200 çeki işlemi gördü
Bank Asya müfettişlerince hazırlanan raporda ise Dumankaya şirketine ait bin 200 çekin sadece bir şubede işlem gördüğünün tespit edildiği, bu nedenlerden Dumankaya isimli firmanın sahibi ve ortakları olan şüphelilerin tüm mal varlıklarına el koyma kararı verilmesi talep edildi.
Kararda, savcılığın talebinin kabul edildiği, Dumankaya İnşaat firmasının sahipleri ve ortakları olan şüpheliler Halit Dumankaya, Necla Dumankaya, Uğur Dumankaya, Barış Değer Dumankaya, Ayla Dumankaya ve Semih Serhat Dumankaya'nın tüm mal varlıklarına el konulduğu belirtildi. cnntürk
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) "himmet" adı altında finansal destek sağlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Dumankaya İnşaat'ın sahibi ve ortakları olan 6 şüphelinin tüm mal varlıklarına el konulmasına karar verildi.
FETÖ/PDY'ye "himmet" adı altında finansal destek sağlandığı iddiasıyla Anadolu Örgütlü Kaçakçılık ve Mali Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen, aralarında Bank Asya çalışanları, FETÖ/PDY yöneticileri ve iş adamlarının da bulunduğu şüphelilere yönelik soruşturma sürüyor.
Terör örgütüne destek sağladıklarına dair şüphe
Savcılık, "terör örgütüne finansman sağladıklarına dair kuvvetli şüphe" bulunduğu gerekçesiyle, soruşturma kapsamında şüpheli olan Dumankaya İnşaat'ın sahibi ve ortaklarının mal varlıklarına el konulmasını talep etti.
Mahkeme kararında ne denildi?
Talebi değerlendiren Sulh Ceza Hakimliği'nin kararında, dosya kapsamında yer alan şüphelilerin organize şekilde hareket ettikleri, ikna ettikleri bazı iş adamları ve esnafa Bank Asya'da hesap açtırdıkları, Türkiye çapında toplanan himmet, burs, kurban, abonelik paralarını bu iş adamları ve esnafın hesaplarında toplanmasını sağladıkları, hesap sahibinden vekaletname veya rızası olduğuna dair belge alan şüphelilerin bu hesaplardan çektikleri paraları örgütün faaliyeti çerçevesinde kullandıkları, tüm eylem ve işlemlerin örgütün talimatlarıyla yapıldığı belirtildi.
Bank Asya aracılığıyla sisteme soktular
Kararda, bu faaliyet kapsamında banka görevlisi, hesap sahibi, hesaptan para çeken veya çekleri işleme sokan kişilerin de şüpheliler arasında yer aldığı, bu eylemleriyle terörizmin finansmanını sağladıkları, kayıtsız bir şekilde makbuz veya hiçbir belgeye dayandırılmadan vatandaşın dini duygularını istismar ederek gerek rızasıyla gerek zorlama ve mecbur bırakmayla kayıt dışı olan para ve çeklerin Bank Asya aracı kılınarak sisteme sokulduğu, sanki hesap sahibinin ticari bir işlemiymiş gibi gösterildiği, böylece suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini akladıkları vurgulandı.
Gizli tanıklar Dumankaya'yı anlattı
Tüm bu anlatılan eylemlerin Bank Asya hakkında Teftiş Kurulu'nun hazırladığı raporda da ayrıntılı olarak saptandığının belirtildiği kararda, dosya kapsamında bu işlemleri yapan üç grubun mevcut olduğu, bu kişilerin Bank Asya görevlileri, hesap sahipleri ile bu hesabı bir şekilde kullanarak terör örgütüne finansman sağlayan örgütün ileri gelen elemanları olduğu kaydedildi.
Dosya kapsamında ifadesi alınan gizli tanıkların, Dumankaya isimli firmanın tüm ortaklarıyla birlikte FETÖ/PDY'ye üye oldukları, örgüte finansman sağladıkları yönünde beyanda bulundukları aktarıldı.
Oğlu aranıyor ve teslim olmadı
Kararda, dosya kapsamında adı geçen şüphelilerin terör örgütü FETÖ/PDY'ye üye oldukları, üyeliğin gereğini finansal açıdan yerine getirdikleri, bu örgüte finansal destek sağladıkları, örgütün propagandasını da yaptıkları, Halit Dumankaya'nın oğlu olan şüpheli Barış Değer Dumankaya'nın halen firarda olduğu ve tüm aramalara rağmen yakalanamadığı, aile fertlerinin gözaltında olduğunu bildiği halde şüphelinin teslim olmadığı ifade edildi.
Sadece bir şubede bin 200 çeki işlemi gördü
Bank Asya müfettişlerince hazırlanan raporda ise Dumankaya şirketine ait bin 200 çekin sadece bir şubede işlem gördüğünün tespit edildiği, bu nedenlerden Dumankaya isimli firmanın sahibi ve ortakları olan şüphelilerin tüm mal varlıklarına el koyma kararı verilmesi talep edildi.
Kararda, savcılığın talebinin kabul edildiği, Dumankaya İnşaat firmasının sahipleri ve ortakları olan şüpheliler Halit Dumankaya, Necla Dumankaya, Uğur Dumankaya, Barış Değer Dumankaya, Ayla Dumankaya ve Semih Serhat Dumankaya'nın tüm mal varlıklarına el konulduğu belirtildi. cnntürk
22 Ağustos 2016 Pazartesi
TOKİ'nin yüzde 20 indirim kampanyası başlıyor
Başbakanlık Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) yüzde 20 indirim kampanyası bugün başlıyor. TOKİ Başkanı M. Ergün Turan, 30 Eylül'de sona erecek kampanyadan 175 bin vatandaşın yararlanabileceğini söyledi.
Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, indirim kampanyası kapsamında 113 bin 85 alıcıyı konut ve işyeri sahibi yaptıklarını, bunların TOKİ'ye toplam 4 milyar 427 milyon lira ödediğini kaydetti.
Geçen yıl uygulamaya koydukları yüzde 20 indirim kampanyasından 33 bin vatandaşın faydalandığını aktaran Turan, yarın başlatacakları indirim kampanyasından ise yaklaşık 175 bin kişinin yararlanabileceğini bildirdi.
"Son başvuru 30 Eylül"
Ergün Turan, borcunu erken kapatıp tapusunu almak isteyen konut ve işyeri sahiplerinden yoğun talep geldiğini ifade etti.
Talepler üzerine her yıl olduğu gibi bu yıl da borcunu ödeyerek tapusunu almak isteyen vatandaşlar için indirim kampanyası düzenlediklerini anlatan Turan, söz konusu kampanyaya başvuruların yarın başlayacağını söyledi.
Turan, kampanyadan yararlanmak isteyen konut ve iş yeri alıcılarının 22 Ağustos - 30 Eylül tarihleri arasında ilgili bankaya başvuruda bulunabileceğini dile getirerek, "Kampanyadan yararlanmak isteyen vatandaşlarımızın son başvuru tarihine kadar başvurularını yapması gerekir. Bu tarihten sonra yapılacak borç kapatmalarında söz konusu indirim oranından yararlanılması mümkün olmayacak" dedi.
İndirim uygulaması kapsamına alınan projelerdeki konut ve iş yeri alıcılarının başvuru tarihi itibarıyla TOKİ'ye ödemekle yükümlü oldukları aidat, emlak vergisi gibi herhangi bir borcunun bulunmaması gerektiğini vurgulayan Turan, "Kampanyamızdan, satışları 2013 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmiş ve geri ödeme taksiti 2013 yılı sonuna kadar başlamış konut ve iş yerleri sahipleri yararlanacak. Vadesi 12 ay ve daha az kalan projelerimiz indirim kampanyasına dahil edilmedi" diye konuştu.
"Faizler inmeli"
Turan, geçen yıl yapılan indirim kampanyasında kapatılan 1,4 milyar borcun yaklaşık 710 milyon lirasının yastık altından çıktığını belirterek, bu yıl ki kampanyaya dair beklentilerine yönelik şunları söyledi:
"Bu yıl uygulamaya koyduğumuz indirim kampanyamızdan beklentilerimiz için iki şey çok önemlidir. Birinci moral motivasyon çok önemli. Bir diğeri ise bankaların faizinin belli oranda olması gerekir. Bir hafta önce banka faizleri yüzde 1,06 civarındaydı. Bu faizlerin düşmesi gerekir. Bankalar geçen hafta itibarıyla oran verdi. Bu önemli bir adımdır ama faizlerin 120 ayda da yüzde 0,90 civarına gelmesi gerek.
Vatandaşlarımızla diyalog içerisinde ve kamu biriminin başında birisi olarak banka genel müdürlerimizden de yönetim kurullarından da isteğimizdir. Bu zor günlerde vatandaşlarımızın yararı için faizlerin en azından 120 ayda yüzde 0,90'ın altına gelmesi gerekir."
TOKİ'nin indirim kampanyası (22 Ağustos-30 Eylül) için bankalar ve kredi koşulları şu şekilde:
Halk Bankası:
VADE (Ay) 1-24 25-48 49-60 61-120
Faiz Oranı (%) 0,80 0,89 0,90 0,95
Tahsis Ücreti Yok Yok Yok Yok
Ziraat Bankası:
VADE (Ay) 1-24 25-48 49-60 61-120
Faiz Oranı (%) 0,80 0,89 0,90 0,95
Tahsis Ücreti Yok Yok Yok Yok
Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, indirim kampanyası kapsamında 113 bin 85 alıcıyı konut ve işyeri sahibi yaptıklarını, bunların TOKİ'ye toplam 4 milyar 427 milyon lira ödediğini kaydetti.
Geçen yıl uygulamaya koydukları yüzde 20 indirim kampanyasından 33 bin vatandaşın faydalandığını aktaran Turan, yarın başlatacakları indirim kampanyasından ise yaklaşık 175 bin kişinin yararlanabileceğini bildirdi.
"Son başvuru 30 Eylül"
Ergün Turan, borcunu erken kapatıp tapusunu almak isteyen konut ve işyeri sahiplerinden yoğun talep geldiğini ifade etti.
Talepler üzerine her yıl olduğu gibi bu yıl da borcunu ödeyerek tapusunu almak isteyen vatandaşlar için indirim kampanyası düzenlediklerini anlatan Turan, söz konusu kampanyaya başvuruların yarın başlayacağını söyledi.
Turan, kampanyadan yararlanmak isteyen konut ve iş yeri alıcılarının 22 Ağustos - 30 Eylül tarihleri arasında ilgili bankaya başvuruda bulunabileceğini dile getirerek, "Kampanyadan yararlanmak isteyen vatandaşlarımızın son başvuru tarihine kadar başvurularını yapması gerekir. Bu tarihten sonra yapılacak borç kapatmalarında söz konusu indirim oranından yararlanılması mümkün olmayacak" dedi.
İndirim uygulaması kapsamına alınan projelerdeki konut ve iş yeri alıcılarının başvuru tarihi itibarıyla TOKİ'ye ödemekle yükümlü oldukları aidat, emlak vergisi gibi herhangi bir borcunun bulunmaması gerektiğini vurgulayan Turan, "Kampanyamızdan, satışları 2013 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmiş ve geri ödeme taksiti 2013 yılı sonuna kadar başlamış konut ve iş yerleri sahipleri yararlanacak. Vadesi 12 ay ve daha az kalan projelerimiz indirim kampanyasına dahil edilmedi" diye konuştu.
"Faizler inmeli"
Turan, geçen yıl yapılan indirim kampanyasında kapatılan 1,4 milyar borcun yaklaşık 710 milyon lirasının yastık altından çıktığını belirterek, bu yıl ki kampanyaya dair beklentilerine yönelik şunları söyledi:
"Bu yıl uygulamaya koyduğumuz indirim kampanyamızdan beklentilerimiz için iki şey çok önemlidir. Birinci moral motivasyon çok önemli. Bir diğeri ise bankaların faizinin belli oranda olması gerekir. Bir hafta önce banka faizleri yüzde 1,06 civarındaydı. Bu faizlerin düşmesi gerekir. Bankalar geçen hafta itibarıyla oran verdi. Bu önemli bir adımdır ama faizlerin 120 ayda da yüzde 0,90 civarına gelmesi gerek.
Vatandaşlarımızla diyalog içerisinde ve kamu biriminin başında birisi olarak banka genel müdürlerimizden de yönetim kurullarından da isteğimizdir. Bu zor günlerde vatandaşlarımızın yararı için faizlerin en azından 120 ayda yüzde 0,90'ın altına gelmesi gerekir."
TOKİ'nin indirim kampanyası (22 Ağustos-30 Eylül) için bankalar ve kredi koşulları şu şekilde:
Halk Bankası:
VADE (Ay) 1-24 25-48 49-60 61-120
Faiz Oranı (%) 0,80 0,89 0,90 0,95
Tahsis Ücreti Yok Yok Yok Yok
Ziraat Bankası:
VADE (Ay) 1-24 25-48 49-60 61-120
Faiz Oranı (%) 0,80 0,89 0,90 0,95
Tahsis Ücreti Yok Yok Yok Yok
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















