12 Kasım 2014 Çarşamba

Mutfak sohbetini kim sevmez?

Mutfakta oturup sohbet etmeyi kim sevmez? Sevdiklerimizle mutfakta içilen bir fincan kahvenin yanında sıcacık sohbetin zevki başkadır...

Sandalyelerinizi dekorasyonunuza uygun renklerde giydirmek iyi fikir. Onlara küçük kılıflar takmak mutfağınıza sıcacık bir hava katacaktır. Eski dolapları boyayarak mutfağınıza renk katabilirsiniz. Bizim kültürümüzde hala çok yaygın olmasa da, açık mutfaklar çok seviliyor. Tabureler ve lambaların renklerindeki bütünlük çok hoş. Peki, sizin renkleriniz hangisi?


Uçuk, pastel renklerle, birbirinden farklı şirin sandalyelerle mutfağa daha karakteristik bir hava verebilirsiniz. Eski fayanslarınızı, duvarlarınızı değişik dekorlarla yenileyebilir. Mutfağın havasını tamamen değiştirebilirsiniz. Masanızın üstüne yemekle ilgili yazılar boyayarak veya yapıştırarak ona yepyeni bir hava kazandırabilirsiniz. Kahve tonlarını mutfakta çok seviyorum. Mutfağa şık bir hava veriyor. Burada hoşuma giden detaylardan birisi de kitaplar için ayrılan raflar. Gerek yemek kitaplarınızı, gerekse romanlarınızı bu raflara yerleştirebilirsiniz.

Sandalyelerinizi ve masanızı istediğiniz renklerde boyayabilir, şık bir yemek köşesi hazırlayabilirsiniz. Daha küçük mutfaklar için oturma köşelerini bar şeklinde daha yüksek yapabilir, böylece koltukların altını dolap olarak kullanabilirsiniz. Oturma odaları ile mutfakları kaynaştırarak, küçük evlerde veya yazlık evlerde daha geniş bir mekan elde edebilirsiniz. Camlı dolaplar, açık raflar ve buralara yerleştireceğiniz rengarenk mutfak aksesuarları ile canlı, neşeli bir mutfak yaratabilirsiniz.
 
Eski bir masayı renklendirerek ve boy boy yastıklarla masanızın rengini tamamlayarak şirin bir yemek köşesi oluşturabilirsiniz. Kenara yerleştireceğiniz bir servis masası hem elinizin altından bir çok eşyayı kaldıracak, hem de mutfağa hoş bir hava katacaktır. Ve herzaman olduğu gibi duvarlarımızdan tabloları, masalarımızdan çiçekleri eksik etmiyoruz.

Masallardan fırlamış gibi

Sanatçı Kat O’ Sullivan, New York’ta bulunan ve 1840’ta inşa edilmiş eski bir evi satın aldı. Amacı, bu evi daha önce eşi benzeri görülmemiş şekilde boyamaktı.

‘Önünden geçerken asla fark edemeyeceğiniz türde bir ev olmasını istedim’ diyor, sanatçı. Daha sonrasında ise yerel bir boyacı dükkanını ziyarete gitmiş ve ‘bana her şeyi verin’ demiş.

Sullivan, saatler boyunca evi boyamak için uğraşmış ve ortaya bu gözlere şenlik ev çıkmış. Evine bir de ‘Calico’ diye bir isim vermiş! ‘Ve şimdi her şey daha da garipleşti’ diyor… Sahiden de öyle.

İşte Sullivan’ın çarpıcı evinden görüntüler.












11 Kasım 2014 Salı

Çekmeceli dolap trendi

Çekmeceli dolaplar, son yıllarda oldukça popüler. Dekorasyonda farklı seçeneklerle buluştuğunda, ortaya hem şık hem de trend bir görünüm çıkıyor... 

Evimizin yalnız kahramanlarıdır çekmeceli dolaplar. Bazen girişte, bazen koridorda, bazen salonda ayrı bir şıklık katarlar evimize.


Anılarla dolu fotoğraflarınız, çekmeceli dolapların üstünde tam yerini bulacaklar. Şifonyerleri, yatak odalarınızda üzerine bir ayna ve birkaç aksesuar ile tuvalet masasına dönüştürebilirsiniz.

Eskitilmiş bir model evlere karakteristik bir hava katacaktır. Şifonyerin üstünü ve yanlarını simetrik dekore edebilirsiniz. Çift lambalar, tabaklar çok şık duruyor. Basit görünümlü ya da eski dolaplarınızı çeşitli resimler ve yapıştırıcılarla renklendirebilirsiniz.


Antika bir dolap her tarz evde çok şık duracaktır. Eski bir sekreter dolapla salonunuzda şık bir köşe oluşturabilirsiniz. Dolabınızı çiçekler ve ayna ile tamamlayabilirsiniz.

En iyi karma proje: Tema İstanbul

Sign Of The City Awards’da Tema İSTANBUL, kategorisinde ‘en iyi proje’ olarak tescil edildi.

Türkiye inşaat ve gayrimenkul sektörünün en iyilerini belirleyen Sign Of The City Awards’da Tema İstanbul, kategorisinde ‘en iyi proje’ olarak tescil edildi. Birbirinden önemli isimlerin jüri üyeliğini üstlendiği prestijli Yarışmada Tema İSTANBUL, Türkiye’nin “En İyi Karma Projesi” seçildi. MESA, ARTAŞ-AVRUPA konutLARI, ÖZTAŞ, KANTUR-AKDAŞ Ortak Girişim Grubu’nun hayata geçirdiği Tema İSTANBUL’un layık görüldüğü “En İyi Karma Proje” ödülünü, Sign Of The City Awards Ödül Töreni’ne katılan Ortak Girişim Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanları Erhan Boysanoğlu, Süleyman Çetinsaya ve Ali Kantur birlikte aldılar.

Bünyesinde barındırdığı birçok ‘ilk’ ve ‘en’ ile Türkiye’nin fark yaratan mega karma projesi Tema İSTANBUL, Sign Of The City Awards’da ödül aldı. Türkiye inşaat ve gayrimenkul projelerinin en iyilerinin ödüllendirildiği, Hürriyet’in öncülüğünde MIPIM ile EY Türkiye'nin stratejik ortaklığı, GYODER, IMSAD ve KONUTDER'in işbirliğiyle bu yıl ilk defa gerçekleştirilen Sign Of The City Awards’da Tema İSTANBUL, “En İyi Karma Proje” seçildi.

En iyiler, 19 farklı kategoride 32 ödül ile belirlendi

İlk kez düzenlenmesine karşın Türkiye inşaat ve gayrimenkul sektörünün en prestijli yarışması olmaya aday Sign Of The City Awards’da; “En İyi Rezidans”, “En İyi Çok Katlı Konut”, “En İyi Az Katlı Konut”, “En İyi Müstakil Konut”, “En İyi Karma Proje”, “En İyi AVM”, “En İyi Ofis”, “En İyi sağlık Projesi”, “En İyi eğitim Projesi”, “En İyi Sosyo-Kültürel Yapı”, “En İyi Endüstriyel Yapı”, “En Yeşil Bina”, “En İyi Mimari Tasarım”, “En İyi Dönüşüm Projesi”, “En İyi Pazarlama Kampanyası”, “En İyi Konsept Mimari Tasarım”, “Yılın Fark Yaratanı”, “En İyi Kentsel Tasarım” ve “Onur Ödülü” olmak üzere 19 ayrı kategori yer aldı. Türkiye inşaat ve gayrimenkul sektörünün en iyilerinin belirlendiği yarışmaya, tamamlanmış ve devam eden 142 farklı seçkin projeyle ilgili 199 başvuru yapıldı.

Seçkin isimlerden oluşan jüri, Türkiye’nin en iyilerini belirledi

Has Mimarlık Kurucu Ortağı Dr. Y. Müh. (Mimar) Doğan Hasol’un Başkanlığını yürüttüğü Sign Of The City Awards jürisi, Avi Alkaş (ICSC – International Council of Shopping Centers), Aziz Torun (GYODER Başkanı), Aziz Yeniay (Küçükçekmece Eski Belediye Başkanı), F.Fethi Hinginar (Türkiye İMSAD Başkan Vekili), Dr. M. emre çamlıbel (Soyak Holding CEO), Füsun Yılmaz Phillipson (FYP Danışmanlık Kurucu Başkanı), Prof. Dr. Güzin Konuk (MS GS Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı), Hakan Kodal (GYODER ve AYD Kurucu Başkanı), Haluk Sur (ULI Türkiye Başkanı), Hilmi Uytun (Hafele Türkiye ve Bölge Ülkeler İcra Kurulu Başkanı), hulusi belgü (AYD Başkanı), Prof. Hüseyin Kaptan (Atelye70 Şehir Planlama Yönetim Kurulu Başkanı), İbrahim Eskiocak (Gulf Property Marketing MD), Nazmi Durbakayım (İnder Başkanı), Neşecan Çekici (Epos Gayrimenkul Danışmanlık ve Değerleme Yönetici Ortak), Ömer Faruk Çelik (KONUTDER Başkanı), Prof. Dr. Sinan Mert Şener (İTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı) ve Prof. Dr. Suha Özkan (World Architecture Community Kurucu Başkanı) gibi birbirinden önemli isimlerden oluştu.

Rakiplerini geride bırakan Tema İSTANBUL, ödüle uzandı

Seçkin jüri üyelerinin yaptığı titiz değerlendirmeler sonucu, Sign Of The City Awards’da "Onur Ödülü", "En İyi Konsept Mimari Tasarım" ve "Yılın Fark Yaratanı - Sektörde Yenilik Jüri Özel Ödülü" hariç 16 kategoride 24 adet tamamlanmış ve devam eden proje ödülü sahiplerini buldu. Yarışma finalinde rakiplerini geride bırakan Türkiye’nin sembol projesi Tema İSTANBUL’da, Sign Of The City Awards’da proje aşamasındaki “En İyi Karma Proje” ödülüne layık görüldü.

Türkiye inşaat ve gayrimenkul sektörünü buluşturdu

Aydın Doğan ve Vuslat Doğan Sabancı’nın evsahipliğinde 6 Kasım 2014 akşamı Four Seasons Hotel İstanbul at The Bosphorus'da düzenlenen ödül töreni, Türkiye’nin inşaat, gayrimenkul ve mimarlık dünyasının önemli temsilcilerini bir araya getirdi. Sektör buluşmasına dönüşen ödül töreninde Tema İSTANBUL projesini hayata geçiren MESA, ARTAŞ-AVRUPA KONUTLARI, ÖZTAŞ, KANTUR-AKDAŞ Ortak Girişim Grubu yönetimi de tam kadro hazır bulundu. Onur gecesine, MESA Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu, ARTAŞ-AVRUPA KONUTLARI Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, KANTUR-AKDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kantur, Ortaklar Kurulu ve MESA Yönetim Kurulu Üyesi Özhan Akçalı ile Tema İSTANBUL Genel Müdürü Mesut Arslan’ın yanı sıra proje üst yönetimi de hazır bulundu. Türkiye inşaat ve gayrimenkul sektörünün bu önemli gecesinde Tema İSTANBUL’un “En İyi Karma Proje” ödülünü, MESA, ARTAŞ-AVRUPA KONUTLARI, ÖZTAŞ, KANTUR-AKDAŞ Ortak Girişim Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanları Erhan Boysanoğlu, Süleyman Çetinsaya ve Ali Kantur birlikte aldılar.

Tema İSTANBUL’un, Türkiye’nin dünya çapındaki gayrimenkul projesi olduğunu vurgulayan Erhan Boysanoğlu, ödülün, projenin birçok alanda elde ettiği başarıların bir anlamda tescili olduğuna da dikkat çekerek, duydukları gururu belirtti.
Süleyman Çetinsaya da; Tema İSTANBUL’un büyüklüğü, bünyesindeki birçok ‘ilk’ ve ‘en’ler ile her konuda öne çıktığını vurgulayarak, ilk kez düzenlenen bu prestijli yarışmada kazanılan bu değerli ödülü, başkalarının da takip edeceğine olan inancını belirtti.
Türkiye’nin mega karma projesinin güçlü fonksiyonlarına dikkat çeken Ali Kantur ise; etaplar tamamlandıkça, yapılar yükseldikçe, Tema İSTANBUL’un ne kadar başarılı ve doğru bir proje olduğunun daha bugünden görünmeye başladığını belirtti. Kantur, Tema İSTANBUL olarak başarılara imza atmaya devam edeceklerini de vurguladı.

Tema İSTANBUL Genel Müdürü Mesut Arslan ise; “Biz bugüne kadar hep kaliteli, iyi ve doğru bir iş yapmayı hedefledik, tüm planlamalarımızı bu yönde kurguladık. Sign Of The City Awards’ta layık görüldüğümüz bu ödül, bize aslında rotamızın ne kadar doğru olduğunu gösteren bir pusula oldu” diyerek, alınan “En İyi Karma Proje” ödülünden duydukları gurur ve onuru, tüm Tema İSTANBUL çalışanları ve ev sahipleri ile paylaştıklarını belirtti.

Türkiye’nin sembol projesi Tema İSTANBUL fark yaratıyor

İstanbul Atakent’te 1.5 milyon metrekarelik devasa büyüklüğü ve güçlü fonksiyonlardan oluşan karma yapısı ile Tema İSTANBUL, hayata geçirdiği bir çok ‘ilk’ ve ‘en’ ile Türkiye’nin sembol projesi konumunda. Türkiye’nin ilk master planlı ve en büyük karma projesi olan Tema İSTANBUL, yeni bir yaşam kültürü sunan Konut Bölgesi, sosyal buluşma merkezi Tema PLAZA ve Türkiye’nin gerçek anlamdaki ilk temalı eğlence parkı Tema WORLD olmak üzere üç ana fonksiyondan oluşuyor. Eğitim, sağlık, turizm ve ticari tamamlayıcı fonksiyonların da yer aldığı Tema İSTANBUL, uyuma bölgesi olan çevresinin kaderini değiştirecek, sadece İstanbul ya da Türkiye’nin değil yakın bir coğrafyanın cazibe merkezi olacak. Sembol proje Tema İSTANBUL, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırım değeri ile Türkiye ekonomisine tek başına 5 milyar doların üzerinde bir katkı sağlayacak.

Tema İSTANBUL konutları, ayrıcalıklı yaşam olanakları sunuyor

Mega karma proje Tema İSTANBUL’un ilk etabı olan Konut Bölgesi, bölgenin en seçkin konumunda yer alan yaklaşık 334 bin metrekarelik ayrıcalıklı özel bir alanda yükseliyor. Teslim tarihi Temmuz 2015 olan Tema İSTANBUL Konut Bölgesi, 3–12 kat ile 18–30 kat arasında değişen alçak ve yüksek bloklarda yer alan toplam 3.531 konuttan oluşuyor. Yaklaşık 800 milyon dolarlık toplam yatırım değerine sahip Tema İSTANBUL konu bölgesinde, 1+1’den 4+1’e kadar uzanan farklı büyüklük ve tipteki zengin daire seçenekleri ile tüm ailelerin ihtiyaçları karşılanıyor.

Mega projede zengin sosyal tesis olanakları, devasa yeşil alan

Sosyal tesisin 3 bin metrekarelik bir alana yayıldığı Tema İSTANBUL’da; beş açık ve bir kapalı yüzme havuzu, fitness center, kapalı ve açık spor ve aktivite alanları, çok amaçlı spor sahası ve Tenis kortları ile sosyal olanaklar da en üst seviyede yer alıyor. 285 bin metrekarenin üzerine devasa bir peyzaj ve doğal yeşil alana sahip olan Tema İSTANBUL konut bölgesinde, yaklaşık 6.400 araçlık kapalı, 800 araçlık açık otopark da bulunuyor.

Bahçeli havuz hayal, nazar boncuğu vazgeçilmez

Aksigorta’nın Araştırması’na göre; Bahçeli-havuzlu villa hayalimiz, Televizyon en değerli eşyamız...

Aksigorta’nın yaptırdığı araştırmaya göre, en çok bahçeli-havuzlu villa hayali kuruyor, evimizde en fazla televizyonumuza değer veriyoruz.

Yaklaşık iki kişiden biri evinden nazar boncuğunu eksik etmiyor, eşya değiştirme süremiz 10 yılı aşıyor.

Aksigorta’nın Türk toplumunun ev ve eşyaları ile ilgili tutum ve hayallerini anlamaya yönelik yaptırdığı araştırma, ilginç sonuçlar ortaya koydu. Araştırmaya göre, hayallerdeki ev, bahçeli-havuzlu villa, en fazla değer verilen eşya ise televizyon… Evde mobilya değişikliği süresi 10 yılı aşarken, yaklaşık her iki kişiden birinin evinde nazar boncuğu bulunuyor.

EV DEYİNCE BAHÇELİ-HAVUZLU VİLLA

Aksigorta’nın araştırması, Yöntem Araştırma tarafından yüz yüze anket tekniği ile İstanbul, Ankara, Adana, İzmir, Bursa, Kayseri, Malatya, Samsun, Erzurum, Tekirdağ, Diyarbakır ve Trabzon’da yaşayan toplam 1.005 yetişkinle yapılan kantitatif görüşmelerle gerçekleştirildi.

Araştırmaya katılan yetişkinlerin yüzde 43’ü hayallerindeki evi “bahçeli/havuzlu villa” olarak tarif ederken, yüzde 20’si müstakil, yüzde 11’i köy evi, yüzde 7’si dağ evini hayal ettiklerini belirttiler. Bahçeli/havuzlu villa hayali kuranların oranı 55 yaş üstünde yüzde 22’ye yükselirken, bu oran 35-54 yaş grubunda yüzde 40, 25-34 yaş grubunda yüzde 44, 15-24 yaş grubunda ise yüzde 54. Konak/köşk, apartman dairesi, yalı ve güvenlikli site içindeki ev hayali kuranların oranı yüzde 3 ile yüzde 5 arasında yer alıyor.

EN DEĞER VERİLEN EŞYA: TELEVİZYON

Araştırmada, katılımcılara en çok değer verdikleri, ailelerinin bir üyesi gibi gördükleri eşya da soruldu. Katılımcıların yüzde 22’si televizyonu en çok değer verdikleri eşya olarak belirtirken, televizyonu yüzde 16 ile “bilgisayar”, yüzde 9 ile “kıyafetlerim”, yüzde 8 ile “beyaz eşya” yanıtı izledi. Katılımcıların yüzde 6’sı “Kütüphane/kitaplarım” derken, yüzde 5’i “aile yadigarı eşyaları”nı, yüzde 4’ü koltuk takımını en değer verdiği eşya olarak tanımlıyor.

100 EVDEN 40’INDA NAZAR BONCUĞU VAR…

Aksigorta’nın araştırmasına göre 100 evden 40’ında halk arasında nazardan koruduğuna inanılan nazar boncuğu bulunuyor. Ortanın üstü ve üst SES grupta yaklaşık 3 kişiden biri evinde nazar boncuğu bulundururken, bu oran ortanın altı SES grubunda yüzde 50’ye yaklaşıyor ve DE grubunda her iki kişiden birinin evinde nazar boncuğu bulundurduğu görülüyor. Nazar boncuğu sahipliğinin cinsiyete göre de önemli bir farklılık gösterdiği görülüyor. Her üç erkekten biri nazar boncuğu bulundururken, bu oran kadınlarda yaklaşık yarı yarıya (yüzde 45). Yaş gruplarına göre incelendiğinde ise nazar boncuğu sahipliğinin 55 yaş üstü yaş grubunda yüzde 56’ya kadar yükseldiği görülüyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 46’sı batıl inancının olmadığını ve uğurlu saydığı bir eşyasının bulunmadığını dile getirirken, nazar boncuğunun yanı sıra evlerde uğurlu olduğuna inanılan farklı objeler de bulunduruluyor. Evlerin yüzde 11’inde fil biblosu, yüzde 7’sinde nar objesi, yüzde 6’sında çocukluktan kalan bir oyuncak ve at nalı bulunduruluyor.

EŞYA DEĞİŞİM SÜRESİ 10 YILI AŞIYOR

Araştırmaya göre evde mobilya değişim süresi 10 yılı aşıyor. Üst sosyoekonomik sınıfta 9,9 yılda bir mobilya değişikliği yapılırken, B grubunda 10,3 yıl, C1 grubunda 10,7, C2 grubunda 11,3, DE grubunda ise 11,6 yılda bir değişiklik yapılıyor. Yaş yükseldikçe değişiklik yapma süresi uzarken, 15-29 yaş grubu 10,5 yılda bir, 30-44 yaş grubu 10,8 yılda bir, 45-54 yaş grubu 11,6 yılda bir, 55 yaş üstü ise 12,7 yılda bir mobilya değişikliği yapıyor.

20 yeni şehir hastanesi geliyor

Sağlık Bakanı, yeni yapılacak hastaneleri duyurdu

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Türkiye’ye müjde verdi: 20 yeni şehir Hastanesi için hazırlığımız var

Sabah'ın haberine göre, sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ‘cebinden’ bir müjde daha çıkardı. Türkiye’nin sağlık konusunda attığı dev adımların süreceğini söyleyen Müezzinoğlu 20 yeni şehir hastanesinin müjdesini verdi ve ekledi: Türkiye’nin tek ihtiyacı olan istikrarın sürmesi.

DÜNYANIN ZİRVESİNDE

2018 sonunda Türkiye’nin 90 bin yatak kapasitesi, ileri teknolojili fiziki mekanı ve tıbbi donanımıyla dünyanın tek ülkesi olacağını söyleyen Müezzinoğlu, yeni şehir hastaneleriyle ilgili, “20 tane daha şehir hastanesi hazırlığımız var. 14 şehirde 16 şehir hastanesinin inşaatı devam ediyor. Denizli, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Kütahya’da ise şehir hastanelerinin ihale süreçlerini başlattık. YPK’dan onaylarını aldık. 3-4 ay sonra onların da ihale sürecini tamamlayacağız. 2015 Ocak-Şubat’ta ihalesi bitmiş olacak. Onların temel atma ve yüklenici firmalara teslim etmiş olacağız. İnşaatı devam eden 16 şehir hastanesinin toplam 24 bin yatak kapasitesi var. 1 yıl içinde YPK onayı aldığımız, 25'inin de ihale sürecini bitirdiğimizde onların da 24-25 bin yatak kapasitesi olmuş olacak. Toplam 50 bin yatak kapasitesini de 4 yıl içerisinde en geç 2018 yılı sonu itibariyle hizmete sokmuş olacağız” diye konuştu.

216 YENİ HASTANE DAHA

Bakan Müezzzinoğlu, şehir hastanelerinin dışında ayrıca Sağlık Bakanlığı olarak 32 bin yatak kapasiteli 216 hastanenin inşaatını devam ettirdiklerini belirterek, “Bunların, yüzde 10'unu bu yıl, yüzde 60'ını gelecek yıl teslim alacağız. Geri kalan yüzde 30'u ise 2016'da devreye alacağız. Türkiye son 10 yılda 90 bin yatak kapasitesiyle, tüm sağlık fiziki alt yapı donamımı yenilemiş dünyanın tek ülkesi olacak” dedi.

Kırık saksılar evin baş köşesine!

Artık kırık saksılarınızı evinizin gözbebeği haline getirebilirsiniz. Ev dekorasyonunun yeni trendi eski eşyaları değerlendirme modası her geçen gün daha güzel ürünler çıkmasına yol açıyor.İşte evinize yeni bir soluk getirecek dekorasyon fikirleri;











1 milyon m2 arazisi var içinde 5 proje yapacak

Müteahhitlik sektöründe 50 yıllık geçmişi bulunan Makyol, konut geliştirme işine hızlı daldı. Beylikdüzü’nde 180 milyon liralık yatırımın sonrasında şirket İstanbul’da art arda yeni projelere imza atmaya hazırlanıyor.

Bugüne kadar adını köprü, otoyol, havalimanı gibi projelerle duyuran Makyol, “Makyol Yaşam Beylikdüzü” projesiyle başladığı konut yatırımlarını sürdürecek. Şirket, 5 yıl içinde üretmeyi hedeflediği 5 proje için gayrimenkul geliştirilebilecek 1 milyon metrekareye yakın kendi arazisini kullanacak.

Makyol İnşaat Gayrimenkul ve Turizm Grup Başkanı Alper Tüfekçi, sıradaki projelerin Bahçeşehir, Haramidere, Büyükçekmece ve Göksu da olacağını kaydetti. Projeler içinde en küçük arazinin Beylikdüzü olduğunu dile getiren Tüfekçi, Bahçeşehir Akbatı Alışveriş Merkezi yanındaki arsalarında yapacakları projenin yüzde 20 daha büyük olacağını söyledi.

‘Doğru zaman, doğru yer’
Arazi stoklarına rağmen konut üretimi için beklediklerini belirten Tüfekçi, “Makyol’un inşaat sektöründe elde ettiği bilgi ve tecrübesini konuta aktarması oldukça kolay oldu. Aslında şu andaki projeler Makyol’un büyüklüğü göz önüne alınca büyük çaplı projeler değil ama mevcut alanlara değer katmak, elimizdeki arazileri değerlendirmek, daha iyisini yapmak için de bekledik. Mesela bu nedenle projemizin gelişim aşaması bir buçuk yıl sürdü. Belki de sektörden ayrıldığımız nokta da burası. Zamanında doğru yerde olmak adına. Baktığınız zaman Beylikdüzü’nde kalan son arazideyiz” dedi.
Beylikdüzü projeleriyle birlikte 5-6 yıl içinde 5 proje tamamlayacak arazilerinin olması dışında, henüz gayrimenkul geliştirmeye hazır olmayan daha pek çok arazilerinin olduğunu vurguladı.

‘Sektörde güçlüler kalır’

Alper Tüfekçi, konut sektöründe 2008 yılına kadar üretilen her projenin kolaylıkla satıldığını belirterek, ARTık konut talebinin 1 milyon hattında sabit kaldığına dikkat çekti. Birçok firmanın sektörden eleneceğini ve güçlü olanların kalacağını ifade eden Tüfekçi, şöyle devam etti:
“Birkaç yıl önce konumu iyi olan bir proje hemen satılırken, şimdi konum, proje çok iyi ama satamayabiliyorsunuz. Artık müşteriler yapan firmanın da kim olduğuna bakıyor. Çünkü gayrimenkul için rüzgar hep arkadan esti, karşıdan esmeye başladığında o projeyi bitirebilecek mi. Ama yine de satamayabilirsiniz, çünkü satın alma gücü çok hızlı ilerlemiyor, karşınıza fiyatlar çıkıyor. Konut fiyatları şu an baskılanmış durumda, her bölgede fiyat artmıyor. Zaten şu anda birçok firmanın satışları durmuş durumda. Bir başka şey de konut arz ve talebinin dengesi. Bu yüzden de sektörde ayrılmalar olacak. Sektöre büyük firmaların devam edeceğini düşünüyorum. Birçok firma sektörden elenecek. En doğru projeyi en doğru yerde yapan en doğru fiyatla satan kazanacak.”

İlk altı haftada yüzde 40’ı satıldı
Kaba inşaatının yarısına gelinen Makyol Yaşam Beylikdüzü’nün lansmanıyla birlikte 6 haftada yüzde 40’ı satıldı. 180 milyon liralık yatırım yapılacak proje Ağustos 2016’da teslim edilecek. 1+1, 2+1, 3+1 ve bahçe katlarından oluşan 464 adet daire ve 84 adet mağazanın yer aldığı projede, metrekare fiyatları 3 bin liradan başlıyor. Tüfekçi, mağazaları ise kiralayarak marka karması oluşturacaklarını ve kurumsal olarak işleteceklerini söyledi. Alper Tüfekçi, “ Bir meydanla birlikte park alanı oluşturuyoruz. Bu da açık alışveriş alanları sunuyor. Yüzde yüz ev konseptine sadık kalmak istiyoruz. Makyol ağırlıklı olarak yaşanabilir projeler ve değeri artan yatırımlar yapmak istiyor. Yüzde 75 civarında oturum amaçlı daire yapıyor ancak yatırım amaçlı da yapıyor” diye konuştu.

Yatak odası büyüyor salonlar küçülüyor!

Evrenol Architects, bugüne kadar 3 milyon 400 bin metrekare proje dizayn ederek, 13 binin üzerinde konutun mimari operasyonunu gerçekleştirdi. Evrenol’un kurucu ortağı Yüksek Mimar Mehpare Evrenol, son yıllarda ev içi taleplerin değiştiğini, özellikle ebeveyn banyolu yatak odalarının ilk talep olduğunu söylüyor. Sanılanın aksine daha küçük salon ve mutfağa ise alıştık. Aynı zamanda yatak odalarında geniş dolap alanlarına yönelik isteklerin birkaç yıl içinde çok hızlı arttığına dikkat çeken Evrenol, şunları söylüyor:

“Projelerimizde master plandan başlayıp, fayans rengini seçip, aydınlatma detayları gibi en küçük noktalara da tamam dediğimizde bırakıyoruz. Yani işin hep içindeyiz. Baktığınızda eskisi kadar büyük olmayan ev salonları bizi tatmin ediyor ama eskisi gibi küçük yatak odaları, ebeveyn banyosuz odalar istemiyoruz. Giyinme odaları da isteklerimizin başında değil. Şehrin merkezinde mutfak metrekaresi de düşüyor. Yani sanıldığı gibi kullanıcı böyle büyük bir mutfak isteğiyle gelmiyor. Rezidans konsepti çok hızla gelişiyor. Çok da istenen bir şey.”

Eğitim mimarisi...
Evrenol, Sev Amerikan Kolej çekmeköy’ün mimarisiyle ilk kez bir okul projelendirdi. Kısa bir süre içinde okul mimarisinin de daha detaylı işlenecek hale geleceğini vurgulayan Evrenol, “AVM mimarisi, Hastane mimarisi, havaalanı mimarisi gibi okul mimarisinden de bahsedeceğiz. Tabi büyük sorumluluk ama yapmaya devam ettikçe önemini de göstereceğiz. Milli eğitim Bakanlığının çalışmaları sürekli gelişiyor, artık tek tip okullar yapmıyor ve bölgeye, şehre göre çalışmalar yapıyorlar” dedi. Okul mimarisinde binalarda ışıktan yararlanmanın önemine de dikkat çeken Evrenol, yapıların çocukların ihtiyaçlarıyla şekillendiğini dile getirdi.

Gökdeniz Kartal’da temeli ‘Başkan’ attı

Gülsa İnşaat-Bay Yapı Ortaklığı tarafından Kartal Esentepe Mahallesi’nde inşa edilen Gökdeniz Kartal’ın temelleri, Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz’ün katılımı ile atıldı. Gülsa İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Salih Satıcı ve Bay Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Metin Okyay Ertaş’ın ev sahipliğinde gerçekleşen temel atma törenine çok sayıda arsa sahibi de katıldı.
7 bin 80 metrekare arsa alanı üzerinde 35 bin metrekare  inşaat alanına sahip bulunan proje, 204 konuttan oluşuyor ve 70 milyon liralık yatırım değerine sahip. Projenin şubat 2016’da teslim edilmesi planlanıyor. Gökdeniz Kartal’da 4 farklı ödeme planı üzerinden ilerleniyor.

İkinci fabrika Tarsus’ta açıldı

Yapı Kimyasalları sektörünün global öncülerinden İsviçre merkezli Sika, Türkiye’deki ikinci üretim tesisini Mersin-Tarsus’ta açtı. Üretim tesisi, hem iç pazar, hem de başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere, yurtdışı ihtiyacına da yanıt verecek. 180 bin ton üretim kapasitesine sahip fabrika, beton katkıları, seramik yapıştırıcıları, beton zemin yüzey sertleştiricileri, yapısal tamir harçları gibi toz ve likit ürünler üretecek.
Sika Türkiye Genel Müdürü ve Orta Asya Bölge Müdürü Bora Yıldırım “Sika Türkiye olarak ilk fabrikamız İstanbul’da faaliyette olup, tüm Türkiye’ye hizmet vermektedir.
Yeni fabrikamız Türkiye’nin güneyine ve Güneydoğu bölgesine hizmet vermek üzere konumlandırılmıştır. Son dönemde yaşanılan çeşitli olumsuzluklara rağmen tereddüt etmeden yeni fabrikamızı hayata geçirdik. Türkiye’nin Güney ve Güneydoğusundaki pazarın geleceğine çok inanıyoruz” dedi.

Londra’nın simgesine 1.1 milyar dolar

İngiltere’nin başkenti Londra’nın simge binaları arasında bulunan ve salatalık şeklinde mimariye sahip olan The Gherkin’i, Brezilyalı Safra Group satın aldı. Brezilyalı milyarder Joseph Safra’ya ait olan şirket, bina için 1 milyar 150 milyon dolar ödedi.
Thames Nehri’ne yakın 30 St. Mary Axe adresinde bulunan bina, Temmuz ayında 650 milyon Sterlin (1 milyar dolar) fiyatla satışa çıkarılmıştı. Safra Group yaptığı açıklamada, “30 St. Mary Axe adresindeki satın alma büyük şehirlerdeki en iyi lokasayonlara sahip gerçekten özel binalara yatırım stratejimizle uyumlu. 10 yıllık geçmişi olsa da bu bina Londra’da bir simge. Müthiş değerlenme potansiyeline sahip” dedi.
Ofis binası olan The Gherkin, 180 metre uzunluğa sahip. Londra’nın finans bölgesinde göğe doğru yükselen camdan bir kornişona benziyor. Binada aralarında ‘Harry Potter ve Melez Prens’in de bulunduğu pek çok film çekildi.

Beylikdüzü’nde tapusuyla satışta

İttifak İnşaat, Beylikdüzü’nde hayata geçirdiği projesi Sağlıkkent’te konut sahiplerine hemen tapu teslimi avantajı sunuyor. Ayrıca  projede, yüzde 75 banka kredisi ya da 48 aya varan faizsiz taksit kullanımı gibi fırsatlar da sağlanıyor.
21 bin metrekare alan üzerine kurulu Sağlıkkent projesi, 10 blok, 577 daireden oluşuyor. 2+1’den başlayan daireler 79 ve 98 metrekare, 3+1 daireler ise 118 metrekare seçenekleriyle ve hemen teslim inkanıyla satışa sunuluyor. 2+1 daireler 210 bin liradan başlayan fiyatlarla, 3+1 daireler ise 220 bin liradan başlayan fiyatlarla satılıyor.

(Duygu Erdoğan / Milliyet)

10 Kasım 2014 Pazartesi

İstanbul'a iki yeni durdurma daha!

Ataköy sahilde devam eden inşaatlarla ilgili son bir mahkeme kararı daha geldi. En son mahkeme kararında Bosphorus Otel ile Yalı Ataköy projesine devam denmişti. Mimarlar Odası’nın bir üst mahkemeye yapılan itirazı haklı bulunarak bu inşaatlara yeniden dur denildi. Şimdi inşaatların kaderini belirleyecek mahkemenin nihai kararı için geriye sayım başladı.

İstanbul 9. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verilen 564 ada 160, 174 ve 182 parsellerdeki inşaatlardan sadece 160 parseldeki inşaat için geçerli olduğunu Bosphorus otel (182 parsel) ve Yalı Ataköy (174 parsel) için geçerli olmadığına hükmetmişti. Mimarlar Odası ikinci kez yürütmeyi durdurma istemiş ancak mahkeme reddetmişti. Bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemesi’ne yapılan itiraz kabul edilerek mahkemenin yeniden yargılama yapması istendi.

BELEDİYE MÜHÜRLEMİŞTİ
Mimarlar Odası, 564 adada bulunan 160, 174 ve 182 parsellerde, inşaat faaliyetlerinde bulunmak üzere Bakırköy Belediye Başkanlığı’nca verilen yapı ruhsatlarının iptali ile yürütmenin durdurulması istemiyle dava açmış ancak İstanbul 9. İdare Mahkemesi bu talebi reddetmişti. Mimarlar Odası Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurarak bu karara itiraz etti. Bölge İdare Mahkemesi’nin Birinci Kurul’u bu itirazı görüştü. Mahkeme; “9. İdare Mahkemesi tarafından verilen (Yürütmeyi durdurma kararının reddi) kararının kaldırılmasına, yürütmenin dava sonuna kadar durdurulmasına 30.06.2014 günü karar verildi” demişti. Bu karar üzerine de Bakırköy Belediyesi inşaatları mühürlemişti.

DOSYA İADE EDİLDİ
Yalı Ataköy ve Bosphorus Otel bu karara tavzih (düzeltme) talebinde bulundu. Bu talebi değerlendiren aynı mahkeme bu kez farklı bir karar alarak şöyle dedi; “9. İdare Mahkemesi’nin 27.03.2014 günkü 174 ve 182 parsellerdeki yürütmeyi durdurma kararına verdiği red kararının kesinleştiğini, 2. kez yürütmeyi durdurma da istenmediğinden, mahkememizin 30.06.2014 günlü kararı (yani son karar) 564 ada 160 parsele (inşaat olmayan boş arazi) yöneliktir.”
Mimarlar Odası 174 ve 182 parsellerde devam eden inşaatlar için 9. İdare Mahkemesi’nde Bakırköy Belediye Başkanlığı’nca verilen yapı ruhsatlarının iptali ve yürütmeyi durdurma istemli dava açtı. Ancak mahkeme 28.08.2014 günü davayı reddetti. Mimarlar Odası bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemesine itiraz etti. Bölge İdare Mahkemesi Birinci Kurul’u itirazı haklı bularak, 9. İdare Mahkemesi’nin red kararının hukuka aykırı olduğunu, yürütmeyi durdurma istemi için yargılama yapması gerektiğini belirterek dosyayı mahkemesine geri gönderdi.

BELEDİYE KARARSIZ
Hukukçular bu yeni kararla birlikte inşaatların yeniden durması gerektiğini, 9. İdare Mahkemesi’nin tıpkı 160 parsel de olduğu gibi aynı özellikteki 174 ve 182 parsellerde devam eden inşaatlar için de yürütmeyi durdurma kararı vermesi gerektiğini düşünüyor.
Bakırköy Belediyesi’nin de aklı karıştı. Bir mahkeme dur derken diğer mahkeme bu kararın hukuksuz olduğuna karar veriyor. Bir yandan mühür vurulurken bir başka mahkemeden gelen kararla mühür kırılıyor. Son mahkeme kararında Bakırköy Belediyesi ne yapması gerektiğini bilmiyor. Mahkeme’nin yeni yargılama ile biran önce vereceği karara göre inşaat ruhsatlarının iptal edilip edilmeyeceği belirlenecek. (hürriyet.com.tr)

TEB'de konut kredisi faizi düştü!

Türk Ekonomi Bankası'nda konut kredisi faizi %0,85’e düştü

Konut kredisi faizleri ne durumda? TEB'de konut kredisi faizi düştü.
 
Türk Ekonomi Bankası (TEB), konut kredisi için yeni bir kampanya başlattı. “Kışın sıcak yuvanıza TEB ile girin” kampanyası kapsamında TEB, konut kredi faizlerini yüzde 0,85’e kadar düşürdü. Böylece TEB, konut kredilerinde en uygun fiyatlama ile kredi veren bankalardan biri haline geldi
 
Türk Ekonomi Bankası (TEB), başlattığı kampanya ile ev sahibi olmak ya da konuta yatırım yapmak isteyenler için kredi faiz oranını %0,85’e düşürdü. “Kışın sıcak yuvanıza TEB ile girin” kampanyası kapsamında; TEB konut kredilerini 120 ay vadeye kadar yüzde 0,85’e indirdi. Bu yeni konut kredisi faiz oranları ile TEB, konut kredilerinde en uygun fiyatlama ile kredi veren bankalardan biri haline geldi.
 
TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi, şunları söyledi: “’Kışın sıcak yuvanıza TEB ile girin’ kampanyamız kapsamında tüm müşterilerimize, yüzde 0,85’ten başlayan oranlarla konut kredisi faizi imkanı sunuyoruz. Aynı zamanda tüm müşterilere ödeme güçlerine göre farklı ödeme planları oluşturabiliyoruz. Burada TEB olarak bizim için önemli olan müşterinin bütçesine ve ihtiyacına göre kendisini zora sokmayacak en uygun çözümü üretmek.”
 
Maaşlı çalışanlara 3 saatte kredi sonucu 
 
Bununla birlikte TEB müşterilerine evraklarını tamamlar tamamlamaz 3 saat için de kredisi başvuru sonucunu bildiriyor. Konu ile ilgili olarak Gökhan Mendi, “Kampanya ile sadece faiz oranını düşürmekle kalmıyor, konut kredisi kullanmak isteyen müşterilerimize kredi talebi sonuçlanma süresiyle ilgili de kolaylık sağlıyoruz. Örneğin, maaşlı çalışan müşterilerimize özel olarak, gerekli evrakları tamamlamaları durumunda 3 saat içinde kredi sonucunu verebiliyoruz” dedi. 

Yatak ucu alternatiflerini değerlendirin!

Yatak odası dekorasyonunda kullanabileceğiniz ilginç yatak ucu alternatifleri...

Romantik bir yatak odası için antika görünümlü bu uzun puf çok yerinde bir seçim olacaktır. Daha rahat ve şık bu bank modeli yatak odasında yer sıkıntısı olmayanlar için güzel bir seçim olabilir.


Bu çok kullanışlı masa hem yatağınızda çalışmak istediğinizde, hem de şöyle keyifli bir pazar kahvaltısında size yardımcı olurken, aynı zamanda da yatak ucunuzda eşyalarınızı koymanızda kolaylık sağlayacaktır. Yatak odanızı aynı zamanda bir yaşam alanı gibi de kullanıyorsanız bu rahat kanepe sizin için iyi bir yatak ucu alternatifi olabilir.


İkiye ayrılabilen hem kanepe, hem koltuk olabilen bu model oldukça popüler. Bu fotoğrafta da yatak ucunda ne kadar kullanışlı bir alternatif olduğunu görebiliyoruz. Bu şeffaf ayaklı puf özellikle yatak odasında fazla yeri olmayanlar için iyi bir çözüm olacaktır. Puf, saydam ayakları sayesinde odanın daha ferah görünmesini sağlayacaktır. Yatak başı ile uyum içerisinde olan bu sandık puf eşyalarınızı depolamak için de çok pratik bir çözüm olabilir.

Dekorasyonda mum kullanın!

En önemli ve en çok kullanılan dekorasyon aksesuarlarından biridir mumlar. Siz de dekorasyonda mum şıklığından yararlanabilir, haberimizden ilham alabilirsiniz...

Mumlarla evinizin her köşesinde farklı dekorasyonlar hazırlayabilirsiniz. Basit bir sehpayı ya da sıradan bir sofrayı mumlarla çok şık hale getirebilirsiniz. Çiçekler ve mumlarla sıradan bir köşeyi evinizin en sevimli köşesi haline getirebilirsiniz.


Mumlarla yemek masanızın üstüne şık bir avize yapabilirsiniz. Renkli kumlarla kendinize şık şamdanlar hazırlayabilirsiniz. Kavanozlar ve renkli taşlarla oturma odanıza renk katacak mumluklar yapabilirsiniz. Farklı mumlar ve mumluklarla odanızda romantik bir hava oluşturabilirsiniz.


Renkli süslü mumlardan ve kandillerden kendinize romantik köşeler oluşturabilirsiniz. Güller ve mumlar olmadan sofranız tamamlanmış sayılmaz. Renkli mumluklarla sofranıza renk katabilirsiniz. Şamdanlar ve mumlarla masanızın üstüne şık bir dekorasyon hazırlayabilirsiniz. Şöminenizi mumlarla alevlendirebilir ve keyifli akşamlar yaşayabilirsiniz. Mumlarla ışıklandırdığınız banyonuzda günün yorgunluğunu atabilirsiniz. (hürriyet.com.tr)


Yemek odasında beyaz!

Eğer ferah, renkli ve aydınlık bir salonunuz olsun istiyorsanız renkleri iyi kullanmalısınız. Beyaz yemek odası bu noktada imdadınıza yetişebilir...

Bizim kültürümüzde misafir çok önemlidir, başımızın tacıdır. Hatta kutsaldır; evimize gelen misafir, tanrı misafiridir. Onları ağırlamak için en güzel yemekleri yapar, en şık masaları hazırlarız. En başta kendinizi ve misafirlerinizi daha iyi ağırlamanız için en şık beyaz yemek odaları: Masanın bir kenarına ikili ya da üçlü bir kanepe veya masanın çevresine tek tek sandalyeler koyabilir, kırmızı ve beyaz renklerle romantik masalar hazırlayabilirsiniz.


Beyazın asaleti… Bu bembeyaz masaya uçuk pembe mumlarla ve çiçeklerle sıcacık bir hava katılmış. Avizeler tek kelime ile harika, bundan daha romantik bir yemek odası düşünemiyorum. Kırmızı, yeşil ve beyaz… Küçük abajurun loş ışığı… Artık arkadaşlarınızı çağırıp hoş sohbetler etmek size kalmış. Lila tonları da çok güzel. Lalelerin narin görüntüsü ile uçuş uçuş bir yemek odası.


Biraz modern, biraz klasik… Bu karışım her zaman çok hoşuma gidiyor. Hemen hemen aynı masanın değişik bir kullanımı… Masanın üstünde ki tüyler çok iyi fikir, hatta bence renkli de olabilirler. Daha modern çizgilerde ve kahve tonlarıyla vurgulanmış. Favori sandalye modellerimden biri… Halı çok şık…


Siyah ve beyaz… Avizenin yuvarlaklığı masayla hoş bir bütünlük sağlıyor. Retro stili çok şık bir yemek odası. Lamba ve duvar kâğıdı, dekorasyonu çok güzel tamamlamış. Tek kelime ile harika bir masa. Masanın üstündeki çiçek çok şık duruyor.


9 Kasım 2014 Pazar

HEP İstanbul görücüye çıktı

Tekfen Holding bünyesinde faaliyet gösteren Tekfen Emlak Geliştirme, İstanbul’un hızla gelişen bölgelerinden Esenyurt’ta ‘Hayatımın Evi Projesi’ HEP İstanbul’a start verdi.

Toplam 56.880 metrekarelik alan üzerinde 253 bin metrekarelik inşaat alanına sahip HEP İstanbul, 1424 daireden oluşuyor. E-5 ve TEM bağlantı yolunun kesiştiği yerde yer alan HEP İstanbul, 500 milyon TL’lik proje değeri ile İstanbul’a kazandırılıyor.

Tekfen Emlak Geliştirme’nin yeni projesi HEP İstanbul’un detayları, Tekfen Emlak Geliştirme Genel Müdürü Ömer Egesel ve Tekfen Emlak Geliştirme Satış ve Pazarlama Koordinatörü Emre Ülger’in katılımıyla düzenlenen basın toplantısıyla paylaşıldı.

Hayatımın Evi Projesi
“Hayatımın Evi Projesi”nde eksiksiz bir yaşam alanı oluşturmak için çamaşır odasından depoya, 10 metrekareden küçük odası olmayan, LEED sertifikalı enerjiden tasarruf sağlayan ev yapısına kadar her ayrıntıyı düşündüklerini söyleyen Tekfen Emlak Geliştirme Genel Müdürü Ömer Egesel, “HEP İstanbul Projesi’nde Tekfen kalite ve güvencesini ulaşılabilir fiyatlarla satışa sunuyoruz. Orta gelir grubu için planladığımız proje için son kullanıcıların ihtiyaçlarını, taleplerini, önceliklerini belirlemek için pazar araştırması ve anket çalışmaları yaptırdık. Buradan çıkan sonuçlara göre evleri tasarladık, HEP İstanbul’un “İyi Yaşam” kurgusunu oluşturduk. Fonksiyonel evleri geniş sosyal olanaklar ve dört mevsim yaşayan bahçelerle zenginleştirdik. Aile yaşamını ve özellikle çocukları yaşamın merkezine konumlandırdık.”

Tekfen Emlak Geliştirme’nin bugüne kadar Tekfen Tower, Taksim Residences, Tekfen Yalıkavak Evleri, Levent Ofis, Kâğıthane OfisPark ve Bomonti Apartmanları gibi projeler ürettiğini hatırlatan Tekfen Emlak Geliştirme Genel Müdürü Ömer Egesel, “Bu projeler tasarım ve inşaat kalitesiyle olduğu kadar özgün tasarımlarıyla da itibarlı ödüllere layık görülmüş projeler” dedi. Ömer Egesel, HEP İstanbul’un, Tekfen Emlak Geliştirme’nin büyüklük olarak şu ana kadarki en büyük projesi olduğunu belirterek şunları söyledi:

“1424 dairelik büyüklüğü ile tamamlandığında yaklaşık 4000 kişinin yaşayacağı bu yeni yaşam alanını hayata geçirmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. HEP İstanbul projesi, henüz fikir aşamasındayken, insanların ‘bildikleri gibi’ değil, ‘bekledikleri gibi’ bir proje yapmak üzere harekete geçtik. Bir evden çok, tüm detayları düşünülmüş bir yaşam alanı oluşturmak üzere “Hayatımın Evi Projesi” söylemi ile yola çıktık. ‘HEP’ ismi, hem “hep istediğimiz, hep beklediğimiz” bir yaşamı tarif etmesi, hem de “Hayatımın Evi Projesi” ifadesini oluşturması sebebiyle bu yeni yaşam anlayışının adı oldu.”

Çevreye saygılı proje: HEP İstanbul
Tekfen Emlak Geliştirme Genel Müdürü Ömer Egesel, tüm projelerinde olduğu gibi HEP İstanbul Projesinde de kalite, sürdürülebilirlik, ve çevre hassasiyeti temalarını ana unsur olarak belirlediklerini söyledi. “Bizim için yüksek müşteri memnuniyeti ne kadar değerli ise, çevreye karşı olan sorumluluklarımız da bir o kadar değerli” diyen Ömer Egesel, şöyle devam etti:
“Kente değer katan, konseptiyle diğer projelerden net bir şekilde ayrışan, fark yaratan ve kullanıcılarının yaşam kalitesini yükselten yapılara imza atmaya bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da özen göstermeye devam ediyoruz. HEP İstanbul daha önceki projelerimiz gibi LEED Yeşil Bina Sertifikasına sahip olacak.”

Sosyal Yaşam ve Peyzaj
HEP İstanbul projesinin en güçlü özelliklerinden biri sosyal alanlarının ve peyzajının zenginliği. Projede iki ayrı toplam 2.600 metrekare kapalı alana sahip sosyal tesis, farklı çocuk yaş grupları için tasarlanmış 1.500 metrekare açık çocuk oyun alanları, 2 km uzunluğunda yürüyüş yolları ve 1 km uzunluğunda bisiklet parkurları planlandı. Açık ve kapalı yüzme havuzları, mini futbol, basketbol ve tenis sahaları ile çeşitli spor imkanları sağlayan açık&kapalı aktivite alanları projenin öne çıkan özelliklerinde sadece bazıları.

Ayrıca dört mevsim yeşil kalacak bahçeleri ile HEP İstanbul’un %74’ü peyzaja ayrıldı.
E-5 ve TEM otoyolunun kesişiminde yer alıyor

Projenin en güçlü yönlerinden birisinin de lokasyonu olduğunu söyleyen Emre Ülger, HEP İstanbul’un hem görünürlük hem de ulaşım anlamında bölgenin en avantajlı lokasyonunda, Avcılar, Beylikdüzü ve Esenyurt ilçelerinin kesişim noktasında konumlandığını belirtti. Ülger, şöyle devam etti:
“Proje E-5 ve TEM bağlantı yollarının kesiştiği vadinin tam ortasında yer alıyor. Toplu ulaşım araçlarına yakınlık anlamında da bölgenin en iyi lokasyonunda yer alıyoruz. 2017 yılında hayata geçmesi planlanan Bakırköy-Beylikdüzü, Esenyurt-Avcılar ve Büyükçekmece-Esenyurt raylı hat güzergâhlarına yürüme mesafesindeyiz. Ayrıca kuzeyde inşa edilen 3’üncü havalimanı ve 3’üncü köprü güzergahlarına da projenin hemen yanındaki TEM bağlantı yolundan kolaylıkla ulaşılabilecek.”

Fiyatlar 184 bin TL’den başlıyor
1+1’den 4+1’e kadar uzanan farklı daire büyüklükleriyle geniş bir alıcı grubuna hitap ettiklerini belirten Tekfen Emlak Geliştirme Satış ve Pazarlama Koordinatörü Emre Ülger ise, “Proje 11 yüksek blok ve 14 sıra ev bloğundan oluşuyor. 1+1’den 4+1’e kadar farklı seçenekler sunan dairelerin büyüklükleri 70 metrekare ila 240 metrekare arasında değişiyor. Proje’de yer alan dairelerin yüzde 20’si 1+1, yüzde 36’sı 2+1, yüzde 31’i ise 3+1’lerden oluşuyor. Bunların dışında projede yüksek bloklarla birlikte bahçe ve teras kullanımına sahip az katlı sıra evler de yer alıyor. ” dedi.
Hızlı davranıp HEP İstanbul’dan önce konut alanların hem daha uygun fiyatla konut sahibi olacaklarına ve daha çok kazanacaklarına dikkat çeken Emre Ülger, Hayatımın Evi Projesi’nin lansman özel fiyatlarını ise şöyle açıkladı:

“Fiyatlar; 1+1 daireler için 184 bin TL ile 247 bin TL, 2+1 daireler için 316 bin TL ile 403 bin TL, 3+1 daireler için ise 412 bin TL ile 477 bin TL arasında değişiyor. Müşterilerimiz çeşitli bankalardan mortgage kullanabilecekleri gibi onlara lansmana özel ödeme kolaylıkları da sunuyoruz .”
1500 kişilik ön talep alındı

Projenin ön satış ve talep toplama döneminin Eylül itibariyle başladığını söyleyen Emre Ülger, satışa çıkan ilk 2 bloğun yüzde 70’inin çoğunlukla Tekfen çalışanları ve yakınlarına satıldığını, lansmanla beraber satışa 2 blok daha açacaklarını belirtti. Ülger, “Şu ana kadar 1500’e yakın ön talep aldık. Lansmanla birlikte hızlı bir satış grafiği yakalamayı, inşaatın ilerlemesine paralel tüm dairelerin satışını tamamlamış olmayı hedefliyoruz. Kasım ayından itibaren inşasına başlayacağımız HEP İstanbul’dan konut sahibi olanlar 2017 Nisan’da evlerine kavuşacaklar” diye konuştu.
Proje hakkında detaylı bilgi almak için www.hepistanbul.com.tr sitesini ziyaret edebilir, bilgi@hepistanbul.com.tr adresinden ve 0212 359 37 00 numaralı hattan direkt olarak bilgi alabilirsiniz