4 Kasım 2015 Çarşamba

Emlak vergisinde son gün 30 Kasım

Emlak ve Çevre Temizlik Vergisi’nde ikinci taksidin son ödeme tarihi 30 Kasım!


Belediyeler tarafından Emlak ve Çevre Temizlik Vergisi’nde 1 Kasım itibariyle başlayan ikinci taksidin son ödeme tarihinin 30 Kasım 2015 olduğu hatırlatıldı. Kanunen Türkiye sınırları içerisinde yer alan mesken, arsa, arazi ve işyerleri için vergi ödenmesi gerekiyor. Vergi ödemeleri, her sene iki eşit taksit halinde taşınmazın bağlı olduğu belediyeye yapılıyor. Taşınmaz malların vergi ödemeleri tüm belediyelerin tahsilat bürolarına bizzat başvurarak veya PTT-banka havaleleriyle belediyelerin banka hesap numaralarına ya da belediyelerin resmi web sitesinin linki ile internet aracılığıyla Emlak Vergisi mükellef numarasının yazılması şartıyla yapılabiliyor.

GECİKMEYE YÜZDE 1.40 FAİZ

Ödemenin yapılmaması veya geç ödenmesi halinde gecikmenin yaşandığı her ay için ceza uygulanıyor. Ödemenin geciktiği her ay için yüzde 1.40 oranında “Emlak Vergisi Gecikme Zammı” alınıyor. Örneğin Emlak Vergisi borcu 150 TL olan taşınmaz için gecikmenin yaşandığı her ay için 2.10 TL gecikme zammı uygulanıyor.
Vergi için ödenecek bedel, taşınmazın değeri üzerinden hesaplanıyor. Büyükşehir belediyelerinde emlak vergisi oranları yüzde 100 artırımlı olarak hesaplanıyor.

Belirsizlik bitti inşaat tam gaz

DAP Yapı İstanbul Dragos’ta inşa ettiği ve mimari formunu insandan alan ‘Adam Kule’ projesini satışa sundu.

Yıl içinde 3 kere tanıtımı ertelenen proje için dün gerçekleşen toplantıda konuşan Dap Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, “2015 yılında hiç lansman yapamadık. Ülke gündemi, üst üste gelen seçimler nedeniyle ertelemeler oldu. Ama 1 Kasım seçimleri sonrası belirsizlik bitti. Biz zaten katıldığımız ihaleler ve arsa alımlarımızla yatırımlara devam edip hiç frene basmamıştık. Şimdi tam gaz yola devam edeceğiz” dedi.

Adam Kule projesi için 200 milyon lira yatırım yapacaklarını söyleyen Ziya Yılmaz, projede 254 rezidans daire ve 88 home-ofis yer alacağını dile getirdi. Tanıtım öncesi 342 birimin yüzde 47’sini sattıklarını ifade eden Ziya Yılmaz, metrekare satış fiyatlarının 5 bin 500 lira ile 8 bin 500 lira arasında değiştiğini dile getirdi.

PENDİK’E 3 BİN KONUT

Dap Yapı İstanbul Pendik’te Polisan Holding’e ait 175 bin metrekare arsa için şirket ile kat karşılığı anlaşma yapmıştı. Bu alanda 3 bin konutluk bir proje planladıklarını söyleyen Yılmaz, “ Eylül ayında Emlak Konut GYO’nun Acıbadem’deki Hava Subayları Lojmanları arazisi ihalesini kazandık. 17 dönüm arazi için 810 milyon liralık toplam satış geliri teklif ettik. Bu projenin dışında 2 tane kentsel dönüşüm projesi ile Kartal’da 2 tane kule projesi planlıyoruz” diye konuştu.

İnşaatı bilen bakan istiyoruz

Seçimlerin sona ermesi ile ekonomiye odaklanılması gerektiğini belirten Yılmaz, “Yeni hükümette Çevre ve Şehircilik Bakanı, inşaatın içinden gelen, sektörün dinamiklerini anlayan biri olmalı. En büyük sorunumuz sınırlı arsa arzı. Biz tüm sorunlarımızı bilen, sektörü tanıyan bir bakan istiyoruz” dedi. (Gülistan Alagöz / Hürriyet)

2 Kasım 2015 Pazartesi

205 lira taksitle ev

TOKİ Malatya'daki yaptığı konutları 205 lira taksitle satışa sundu.


13 yılda 700 bin konut üreten TOKİ, yeni bir şehir anlayaşı geliştiriyor. 2023'e kadar "Yeni Şehirler Yenilenen Şehirler" konseptiyle 500 bin konut üreteceklerini belirten TOKİ Başkanı Ergün Turan, "Yatay mimari, bol yeşil ve şehircilik sosyal dokusu olan kentlerden bahsediyoruz"dedi.

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ); İstanbul'u 1,5 milyon metrekare büyüklüğünde bir yeşil alana kavuşturuyor. Kayaşehir vadisinde kurulacak yeşil alan 5,5 km uzunluğunda ve yaklaşık 3 kilometre eninde olacak. Kayaşehir merkezinden Fenertepe'ye doğru uzanacak sahada; koru alanları, parklar, bisiklet ve yürüyüş parkurları, dinlenme ve piknik alanları ile vatandaşların birincil ihtiyaçlarını karşılayacak sosyal tesisler olacak. Projede anfi tiyatro, gençlik merkezi, kafeteryalar, tırmanma duvarı, su sporu ve paintball alanlarına da yer verilecek. Dört etaptan oluşacak olan park, atlı güvenlik personeliyle korunacak.

2016'da başlanıyor

Bu önemli müjdeyi veren TOKİ Başkanı Ergün Turan, parkın inşaatına 2016'da başlanacaklarını kaydetti. Başakşehir Sular Vadisi'nin 5 katı büyüklüğünde olması planlanan yeşil alanın tesisi için planlama yapan firmalardan sunumlar almaya başladıklarını belirten Turan, “Alt yapı hazırlıklarını yapıyoruz. Büyük bir yatırım olacak. İki üç grubu çalıştırıyoruz. İstanbul'daki en büyük korunun 420 bin metrekare olduğu düşünüldüğünde Kayaşehir'deki bölge parkının ne kadar büyük olduğu anlaşılır”diye konuştu.

12 yılda 700 bin konut

TOKİ'nin son yıllardaki performansına dikkat çeken Başkan Turan, "TOKİ kurulduğu 1984'ten 2003'e kadar sadece 43 bin konut yapmış. 18 yılda 43 bin konuta karşılık TOKİ son 12 yılda 700 bin konut yapma başarısı gösterdi. 2019'a kadar 250 bin, 2023'e kadar ise 500 bin konut daha yapmayı hedefliyoruz. Bu yılda 60 bin konut demektir. Elimizde birikmiş konut yok. Sadece şu anda satışta olan 420 kadar bir konutumuz var. 300-400 konutlu projelerde 2 günde yarısını satıyoruz. Reklam yapma ihtiyacı bile hissetmiyoruz"dedi.

"Biz aptal değiliz"

TOKİ'nin dar ve alt gelir gruplarına konut ürettiğini vurgulayan Başkan Turan, belli şartlarla sattıkları konutlar üzerinden rant sağlanmasına izin vermediklerini kaydetti. Turan, şunları dile getirdi: "Bizim alt gelir grubuna kurayla daire satışımızın bir numaralı amacı hiç evi olmayanı ev sahibi yapmak. Şimdi sen bunu alıp kiraya veriyorsan olmaz. Kesin kural olarak bunu sözleşme imzalarken de beyan ediyoruz. Bunu tespit edersek daireyi elinden alırız. Biz aptal değiliz. Kurada kendisine daire çıktığı anda vatandaş ortalama 60 bin 70 bin lira kazanmış oluyor. Kamunun sağladığı bu tür sosyal haklar üzerinden bir rant düşünüldüğü zaman iş saçma sapan yerlere gidiyor. Buna asla müsaade etmeyiz. Nitekim iştiraklerimizden emlak Konut'un Başakşehir bölgesinde yaptığı bir ihaleyi bu nedenle iptal ettik."

İlk kez açıklandı

Uzun süredir üzerinde çalıştıkları 'Yeni Yerleşimler Yenilenen Şehirler' konseptini de ilk kez açıklayan TOKİ Başkanı Ergün Turan,"100 veya 200 konutlu projeler yerine şehir hüviyetinde projelere yönelmek istiyoruz. Bu hafta Gaziantep'te 50 bin konutluk bir şehir projesi başlattık. Kuzey Şehir dediğimiz projede yaklaşık 300 bin kişi yaşayacak. Buna benzer projeleri Türkiye'nin dört bir yanına yayacağız"dedi.

'Yeni Yerleşimler Yenilenen Şehirler' projesini temsil için hazırlanan logonun TOKİ'nin konut üretimindeki yeni disiplinleri barındırdığına dikkat çeken Turan, "Yatay mimari, bol yeşil ve şehircilik sosyal dokusu olan kentlerden bahsediyoruz. Geleneksel semt kültürünün gelişimine zemin hazırlayan mahalle konsepti ve mutlak kalite prensibini, tüm projelerimizde hayata geçiriyoruz. Farklı katmanlardaki insanları bir araya getiriyoruz”diye konuştu.

“Gittiğimiz hiçbir kentte en yüksek yapı TOKİ'nin binası olmayacak”kararı aldıklarına da vurgu yapan Başkan Turan, şunları kaydetti: “İnsanların acil konut ihtiyaçları olabilir. He ne olursa olsun bu konut ihtiyacını karşılayacağım diye kentlerimizin 300-500 yıllık mazisini veya gelecek 50 yılını 100 yıllık alt yapısını alt üst etmememiz gerekir. Bu anlayış şu anda TOKİ'de çok hâkimdir. Artık 200 konutluk bir site yaparken bile çevre yapısına dikkat ediyoruz. Geçmişteki uygulamaların aksine cami, okul ile esnafı meydana yakın yerlerde konumlandırıyoruz. Arkasında durabileceğimiz eserler yapıyoruz. Türkiye'de örnek olabilecek projelerimizi hayata geçirmeye başladık.”

205 TL taksitle ev

TOKİ konutlarında aylık ödeme miktarının 205 lira sınırına kadar gerilediğine dikkat çeken Başkan Ergun Turan, son olarak bu hafta başında Malatya-Beydağı merkezde satışa çıkardıkları 300 konutluk projeyi örnek gösterdi. Benzer şekilde Malatya Akçadağ'da satışa sundukları 240 konutlu projede ise 240 ay vadeli taksit tutarının 205 ile 280 lira arasında değiştiğini ifade eden Turan, " Bizim hedefimiz yakın zamana kadar 1 milyon adetti. 8 yılda alt ve orta gelir grubu için 500 bin konut daha yapacağız. 2023'e gelindiğinde Türkiye nüfusunun 6-6,5 milyonu TOKİ'nin konutlarında ikame etmiş olacak. Şu andaki rakamlar 3 milyon civarında" dedi.

TOKİ, İstanbul'a 1,5 milyon metrekarelik devasa bir park kuruyor. Kayabaşı'na yapılacak parkın büyüklüğü, İstanbul'daki en büyük korunun 4 katı büyüklüğünde olacak. Kayaşehir merkezden Fenertepe'ye uzanacak parkta; koru alanları, bisiklet ve yürüyüş parkurları ile piknik alanları olacak.

1 Kasım 2015 Pazar

Yeni evinde 22 tane banyo var

Bugüne kadar sinema ve müzik dünyasının ünlüleriyle ilgili çok haber duyduk belki ama böylesi daha önce hiç olmamıştı.

41 yaşındaki Robbie Williams, ailesiyle birlikte yaşamak için lüks bir malikane satın aldı.

Beverly Hills'in en pahalı semtlerinden birinde bulunan bu malikane için de 32 milyon dolar ödedi Williams.

Aslında malikanenin satış fiyatı 38 milyon dolardı. Ancak yapılan sıkı pazarlıktan Robbie Williams karlı çıktı.

Buraya kadar şaşırtıcı bir durum yok. İşin asıl ilginç kısmı bu malikanenin tam 22 tane banyosu olması

Doğru okudunuz.. Malikanenin tam 22 tane banyosu bulunuyor.

Bu haberin basına yansımasından sonra Robbie Williams da sosyal medyada ve magazin sitelerindeki okur forumlarında espri konusu oldu.

Robbie Williams'ın eşi Ayda Field ve çocukları Theodore Rose ve Charlton Valentine ile birlikte yaşayacağı malikane kompleksinin içinde kelimenin tam anlamıyla "yok yok".
10 tane yatak odası, tenis kortu, yüzme havuzu, spor salonu artık bu kadar ünlü biri söz konusu olduğunda çok da sıradan gelen ayrıntılar.

Robbie Williams ise Ayda Field 2010 yılında evlendiler. Çiftin biri kız diğeri erkek iki çocuğu bulunuyor.









1.500 TL'den başlayan taksitlerle...

Kiraz, elma, erik ve zeytin ağaçları arasında bir yaşam düşleyin… Sur Yapı İlkbahar Sultanbeyli’de rengârenk meyve ağaçlarıyla bahar mevsimini bir değil, her mevsim yaşamanızı sağlayan sıcak bir yaşam alanı. Siz de çok geç olmadan İlkbahar’da yerinizi alın; bir ömür tadını çıkarın.

PEŞİNATSIZ 1.500 TL’den Başlayan Taksitlerle…
Sur Yapı İlkbahar projesinde 1.500 TL’den başlayan taksitler ve Aralık 2016, 2017, 2018 ve 2019 tarihlerine yayılmış vade farksız ara ödeme fırsatları ile ev sahibi olabileceksiniz. 

Geniş Aileler için Geniş Ev ve Ödeme Fırsatları
Sur Yapı İlkbahar projesinde geniş aileler için tasarlanan 120 m2 2+1 dairelere %5 indirim ile hiç peşinat ödemeden 484.500 TL’ye alabilirsiniz. 120 ay boyunca ödeyeceğiniz aylık 2.985 TL’den başlayan taksitler ile Aralık 2016, 2017, 2018 ve 2019 tarihlerinde yapacağınız 53.295 TL ara ödeme ile ödemelerinizi tamamlayabilirsiniz.

Ev tercihini dubleks 2+1 olarak değerlendirmek isteyen müşterilerimiz için geniş 160 m2 dubleks 2+1 seçeneklerimiz %5 kampanya indirimi ile 541.500 TL fiyatıyla ferah bir yaşamın kapılarını aralayacak. 160 m2 dubleks 2+1 dairenizi hiç peşinat ödemeden 120 ay boyunca aylık 3.336 TL’den başlayan taksitler ödeyerek satın alabilirsiniz. Ödemelerinizi; Aralık 2016, 2017, 2018 ve 2019 tarihlerinde gerçekleştireceğiniz 59.565 TL’lik ara ödemelerle tamamlayabilirsiniz. 

Peşinatı Yükselt, Taksit Miktarını Düşür
Ödeme planına peşinat ödemesi eklemek isteyen müşterilerimiz ödeyecekleri peşinat miktarını yükselterek 120 ay boyunca ödeyecekleri aylık taksit miktarını ya da ara ödeme miktarlarını düşürebilirler.

%5 + %10 İndirim Fırsatı
Sur Yapı İlkbahar’da % 5 kampanya indirimine ek olarak tamamı peşin veya peşin + banka kredili ödemelerde % 10 indirim fırsatından yararlanabilirsiniz. 

Sultanbeyli’de ‘Her Mevsim İlkbahar’
Sur Yapı, Sultanbeyli’de yapımına başladığı İlkbahar projesinde, eşsiz peyzajıyla doğa ile uyum içinde bir yaşam sunuyor. Benzersiz lokasyonuyla avantaj sağlayan İlkbahar, Kuzey ormanlarına, TEM otoyoluna ve Paşaköy gişelerine yakınlığıyla öne çıkıyor. Yapımı devam eden 3. köprü güzergâhında yer alan projede, TEM otoyolu ve metro ile Ataşehir, Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Çekmeköy gibi Anadolu Yakası’ndaki merkezi noktalara kolaylıkla ulaşım imkanı sağlanıyor. Sur Yapı İlkbahar, faaliyete geçmek üzere olan 400 yataklı Sultanbeyli Devlet Hastanesi'ne de 200 metre mesafede bulunuyor. Aynı zamanda projeye 300 metre uzaklıkta ise yeni bir üniversite alanı yer alıyor.

Şehrin merkezine çok yakın ve doğanın tüm güzelliklerini içinde barındıran Sur Yapı İlkbahar, uzun yürüyüş parkurları, su göletleri, hobi bahçeleri, kitap okuma ve dinlenme alanları ile huzurlu bir yaşamın kapılarını aralıyor. Ağırlıklı olarak kiraz bahçelerinin bulunduğu Sur Yapı İlkbahar’da, elma, erik ve zeytin ağacı bahçeleri de yer alıyor. Aileler için konforlu yaşamın tüm inceliklerinin düşünüldüğü projede, çocuklar dalından meyve yemenin doğallığına kavuşuyor. Sosyal tesisleri, spor alanları, çocuk parkları, kış bahçeleri, çardakları ve süs havuzlarıyla evden uzaklaşmaya gerek kalmadan her türlü aktivitenin gerçekleştirilebileceği proje, gün ışığından doyasıya faydalanılabilecek az katlı ve yatay mimarisiyle de avantaj sağlıyor.

Ayrıntılı Bilgi için: 444 5 787 
www.suryapiilkbahar.com.tr

İlkbahar Projesi İçin:
İdilia Satış Ofisi
TEM otobanı üzerinde Sultanbeyli gişelerinden sağa girin. 1.2 km sonra Ekol Caddesi üzerinde devam edin. Anafen Koleji’nin karşısında İdilia Satış Ofisimizi göreceksiniz. 

Metrogarden Alışveriş Merkezi Satış Ofisi
Necip Fazıl Mah. Alemdağ Cad. No: 940 Ümraniye/İstanbul

28 Ekim 2015 Çarşamba

Emlakta İstanbul'un en pirimli ilçeleri

İstanbul, gayrimenkul yatırımı denildiğinde ilk akla gelen şehir. Yabancıların artan ilgisi ve kentsel dönüşüm gibi etkenler İstanbul’un değerine değer katıyor.

İstanbul'un gayrimenkul yatırımında en çok kazandıran ilçesi Kadıköy...
Peki konut fiyatlarında İstanbul'da son 10 yılda nasıl bir artış yaşandı?
Bu sorunun yanıtı bulmak için Eylül 2005’ten Eylül 2015'e kadar değişen fiyatlara ilçe ilçe göz atmak yeterli.
REIDIN Türkiye verileri ve zingat Bölge Raporu’na göre, İstanbul’da son 10 yılda konut fiyatı en çok yükselişe geçen ilçeler Kadıköy, Ümraniye, Kartal, Sarıyer ve Şişli oldu...

27 Ekim 2015 Salı

Bu ev için 34 milyon dolara kıydı

 İngiliz şarkıcı Elton John ve hayat arkadaşı Kanadalı yapımcı David Furnish, ABD Beverly Hills’te 10 odalı bir evi 34 milyon dolara (98.2 milyon TL) satın aldı.

Taşıyıcı annelik yöntemiyle 2 çocuk sahibi olan John ve Furnish’in aldığı 2 bin 300 metrekarelik evin 10 banyosu, 11 otomobillik otoparkı, havuzu, 9 şöminesi, sinema ve cimnastik salonu, kütüphanesi bulunuyor.

Elton John’un 413 milyon dolar (1.2 milyar TL) serveti olduğu sanılıyor.






26 Ekim 2015 Pazartesi

Ayşe Arman'ın Bodrum'daki evi

Sarp bir yamacın üzerinden manzaraya hakim bir ev, biraz Kuzey Avrupalı,  biraz da Kaliforniyalı. Ayşe Arman ve ailesinin Bodrum’daki yeni evleri  Mimar Nükhet Boz ve Elmon Pekmez’in Boom Room mucizesiyle iki günde keyifli bir tatil evine dönüşmüş.


Bodrum demek; her sabah maviye uyanmak, gün boyu çıplak ayaklarla dolaşmak, tuzlu saçların rüzgarda dans ederken gülümsemek ve hayata toz pembe bakmak demek...  Ayşe Arman da yıllar önce kalbini ve aklını Bodrum’a kaptıranlardan… Yıllarca Yeşil Yurtlular Sitesi’nde ev kiralayıp yazlarını burada geçiren Ayşe, arkadaşı Seden Mahmutoğlu’nun ona önerdiği evi gördüğü an aşık olmuş. Ortakent’teki evi BoomRoom’cu mimarlar Nükhet Boz ve Elmon Pekmez iki günde dekore edince bambaşka bir atmosfere kavuşmuş. Cam cepheleriyle denize açılan evi, Kaliforniya evine dönüştüren bahçelerine de Babil Peyzaj’dan Sanem Özparpucu’nun eli değmiş. Eve adım attığınızda açık renkleri, yalın çizgisiyle bir Kuzey Avrupalı karşılıyor bizi. Keskin mimari hatlar, geometrik şekil, bahçeden manzaraya ortak olan kaktüsler ve içerdeki şık detaylar, Kaliforniya stilini Bodrum’a taşıyor.

Ayşe Arman yeni evinin hikayesini heyecanla anlatmaya başlıyor. İlk cümlesi “Yeh-huuuu! Sonunda ben de Bodrumlu oldum.” Biz de bu tutkuya ortak oluyoruz. Çünkü ev gerçekten içinden çıkmak istemeyeceğiniz kadar keyifli. “Yıllardır Bodrum’da ev almak istiyordum. Ama sevgilim beni hep vazgeçiriyordu. Ona göre mantıksız… ‘İstediğin evi kirala, niye senede sadece iki ay gideceğin bir yere o kadar para bağlayacaksın!’ Yıllarca, elime ne zaman para geçse, beni hep İstanbul’da bir şeyler almam için teşvik etti. Ama sonunda bir gün geldi, ‘Yetti be!’ dedim, ‘Seni dinlemeyeceğim, borç harç Bodrum’da ev alacağım!’ Nedense bu sene, yarım bıraktığım işleri ve hayata geçirmek istediğim hayalleri gerçekleştirme senesi oldu benim için.  28 yıl sonra okulumu bitirdim, bir türlü gidemiyordum Umre’ye gittim, kendime blog açtım ve bu gazla Bodrum’da ev bakmaya başladım.  Bize hiç uymayan birkaç ev gördükten sonra, tam umutsuzluğa kapılmaya başlamıştım ki karşıma Seden Mahmutoğlu çıktı! Seden, emlakçı filan değil, falcı! ‘Bir ev var. Ben seni biraz yazılarından tanıyorsam sana çok uyacak bir yer orası,’ dedi. Haklı çıktı, ilk görüşte aşk!”

Cam cepheleri, taş ve metal konstrüksiyonuyla manzaraya açılan bir yamaçta konumlanan ev Ayşe Arman’ın tam da hayalindeki gibi olunca hemen satın almak istemiş. “Ben eve bayıldım. En çok da Ömer’in sevmesini sevdim! Onunla birlikte aldık, bunu da romantik buldum, tapuya birlikte gittik, o yarısını ödemese ben asla alamazdım! Alya da sevdi, favori sitesi Yeşil Yurtlular sitesine yakın olduğu için de çok mutlu oldu. Son beş yıldır orada ev kiralıyorduk, haftada birkaç gün onu götüreceğime söz verdim.”  Instyle Home





LV Mobilya Koleksiyonu

Seyahat temalı 2015 Louis Vuitton mobilya koleksiyonu için Raw Edges'in tasarladığı ürünler şahane!

2012 Miami Tasarım haftasında ilk defa lanse edilen Louis Vuitton mobilya koleksiyonu için Raw Edges tasarım stüdyosunun yeni aydınlatma ve koltuklarını gördünüz mü? Londra Royal College’de birlikte okuyan tasarımcılar Yael Mer ve Shay Alkalay, Çin’de gerçekleştirdikleri bir tasarım projesi sonrası 2007’de kendi stüdyoları olan Raw Edges’i kurdular. Aslen İsrailli olan ikili, Londra’daki ofislerinde çalışmalarına devam ediyor.

Tasarlarken ürünlere benzersiz bir yaklaşım ve eğlence katan ikili, hayal gücü yüksek mobilyalara imza atıyor. Obje ve mobilyaya sanatsal bir dokunuş katan tasarımcılar, Moroso, Cappellini gibi İtalyan markalarının yanı sıra birçok özel projede yer alıyor. Louis Vuitton’un ‘Objet Nomades’ adlı seyahat temalı koleksiyon için Raw Edges’in 2015 yılında hazırladıkları ‘Concertina’ sandalye ve aydınlatmanın ana malzemesi deri.

Sibel Can'ın Evi

Sibel Can  bizi evinde de ekranlardan ve sahnelerden çok aşina olduğumuz o güler yüzü ve içtenliği ile karşılıyor. Konser vermek için gittiği Dubai’den yeni dönmüş, ışıltıyla parlayan ve her daim çok sağlıklı görünen cildine şimdi güzel bir bronzluk da eklenmiş. “En fazla iki gün kalabiliyorum gittiğim yerlerde, daha fazlası mümkün değil. Çocuklarımdan ve evimden uzak kalmak hoşuma gitmiyor hiç,” diyor salonda oturduğu kanepede konuşmaya başlayan Can.


Kısa veya uzun olması onun için hiç fark etmiyor, tatillere yıllardır çocuklarıyla hep beraber çıkmayı alışkanlık haline getirdiğinden bahsediyor. Yazları daha çok Miami’deki evlerinde oluyorlar. Sömestre tatilinde Londra en favori şehir hepsi için. “Bol müzikal, tiyatro ve konser programı olan, kültürel zenginliği ağır basan bir tatil bu daha çok,” diyor Sibel Can. Genç anne olmanın meyvelerini çoktan toplamaya başlamış o. Çocuklarından bahsederken, “En iyi arkadaşlarım oldular şimdi,” diyor gururla. Özellikle küçük oğlu Emir  annesinin hep şık ve bakımlı olması konusunda oldukça dikkatliymiş evde.

“Bu yüzden karşılarına parlatıcımı sürmeden, küpe ve yüzüğümü takmadan asla çıkmam. Sabah erkenciyimdir. Çocuklar okula giderken ben de onlarla mutlaka ayaklanırım,” diye anlatıyor Can. İlk evliliğinden olan oğlu Engin Can ve kızı Melisa daannelerinin her an yanında en büyük yardımcılarıymış. “Kızım ben evde yokken eksikliğimi aratmaz hiç. Evi ve kardeşlerini o kadar güzel çekip çeviriyor ki,” diyor. Aklına birden annesi gelerek, “Ben de canım annemden öyle görmüştüm,” diyor gözlerinin içi hafif buğulanarak.

Onu çok özlediği sesinin değişen tonundan belli oluyor. Zaten evinde sergilemeyi tercih ettiği aksesuarlar ya annesinden ya babasından ona yadigar kalanlar. “Annem kutulara, babam kuş figürlerine çok meraklıydı,” diyen Can’ın evinde hemen her yerde bunları görmek mümkün.

Bu villaya beş yıl önce taşınmaya karar verirken çocuklarını doğa içinde, bahçeli bir evde büyütme fikrinin ağır bastığını anlatıyor bize. Daha önce yaşadıkları Nakkaştepe’deki müstakil ev de aynı mantıkla alınmış. “Orayı da çok seviyorduk ama burada okullarına daha yakınlar. Ayrıca Beykoz bana kendi çocukluğumun geçtiği yerleri hatırlatıyor, seviyorum burayı,” diyor Can. Çocukların okulda olduklarını ve az sonra geleceklerini söylüyor. İşte o zaman onun en mutlu anları başlayacak. Kapıda onları karşılayıp günün özetini almaya bayılıyor çünkü. Evde düzen ve temizlik en önem verdiği konuların başında geliyor Can için. Yemek saatlerinde herkesin evde olması çok önemli. “Ben çalışma hayatımla ev yaşantımı ayırmayı iyi başardım. Sanatçıların yorucu ve tempolu bir hayatı vardır. Ama benim için eve girdiğim andan itibaren huzur başlar. Etrafımdaki çoğu arkadaşımı bambaşka hayatları olan insanlardan seçerim,” diyor Can.

Şu sıralar yeni çıkaracağı Türk sanat müziği albümünün hazırlık telaşı içinde. Şubat onun için çok tempolu ve tamamen stüdyoda geçecek bir ay olduğunu söylüyor. “Ayrıca önümüzdeki sezon için üzerinde durduğum iki proje var. Bunlardan biri sitcom, diğeri bir dönem filminde oynamak,” diye heyecan içinde anlatıyor.

Altı ay önce evini yenilemeye karar verdiğini anlatan Can, Sıla’nın çok sevdiği şarkısının sözlerinde olduğu gibi, “Artık yeni bir hayat kurdum, başköşeye de huzur koydum. Yaslandım arkama, dünü kovdum,” diyor gözleri parlayarak.

1.200 m2’lik dört katlı bu geniş bahçeli büyük evde -sekiz oda, altı banyo, bir hamam, iki misafir tuvaleti var- yıllar içinde birkaç kez dekorasyon değişikliği olmuş.

En son içmimar Necibe ve Birol Darcan çiftinden yardım almış Can. Evin her köşesi, içinde yaşayanların tarzına, karakterine ve meraklarına uygun olarak şekillendirilmiş. Salonda modern ve klasiğin karışımı avangard bir tarz hakim. Beyaz mutfak ise tamamen modern bir çizgide düşünülmüş. Evin diğer odalarında gözü yormayan, rahatlığın öne çıktığı sıcak bir dekorasyon var. Özellikle salondaki birçok mobilya Darcan çiftinin Amerika pazarı için özel tasarladıkları koleksiyonlarından seçilmiş. Bunlardan bronz ayaklı lambader, bronz vazo, oymalı antik koltuk ve puf ilk göze çarpanlardan. Evde klasik tarzda tablo görmeyi seviyor Can. Yüksek tavanlı sedef patine boya salonun duvarlarında müzayededen alınan Antonio Amorosi’nin Narlı Kız, Emanuel Panaitescu Bardasare’nin Falcı Kadın ve İbrahim Safi’nin Haliç tabloları dikkat çekiyor ve bu salonuna renk katıyor.

Evde herkes her yerde ama özel köşeler de yok değil. “Çocuklar en çok asma katta vakit geçirmeyi severler. En büyük zevkleri ‘Playstation’ oynamak,” diye anlatıyor. “Evin her alanında yaşansın istedim,” diyen Can bu ayrıntıya çok önem verdiğini ve bunu da içmimarlarının iyi başardığını belirtiyor. “Necibe ve Birol sanki beni çok uzun yıllardır tanıyor gibiydiler. Değişkenliği seven tarzımı eve de iyi yansıttılar. Her oda farklı döşendi. Ama kendi içinde bir bütünlüğe de sahip oldu. Onların detaycılıkları ve çalışma hızlarından da etkilendim,” diyor neşeyle Can. Labirent gibi olan bu büyük evin tadilatının bir ay gibi kısa sürede tamamlanmış olması bizi de şaşırtmıyor değil. Evin ana giriş katındaki antre şömineli, oldukça geniş, modern ve klasik karışımlı bir salona açılıyor. Bitişiğindeki, çizgili duvar kağıdı kaplı oda yemek bölümü olarak tasarlanmış. Mutfak da bu katta bulunuyor.

Sunum, ikram ve görsellik Can için önemli. Aslen Boşnak olduğunu ve çok kalabalık sofraların kurulduğu bir ailede büyüdüğünü anlatıyor. Misafir ağırlama konusunda arkadaşları arasında popüler biriymiş. Bunu klasik tarzda hazırladığı yemek odasındaki göz alıcı sofrasından veya beyaz mutfağındaki çocuklarına özel düzenlediği modern Sevgililer Günü masasından da anlamak mümkün zaten. Mutfaktaki masayı gösterirken, “Bunu üç sevgilim Engin Can, Melisa ve Emir şerefine hazırladım,” diyor. Masanın üzerinde Dolce’den alınan tartolet’lere, güllü kalpli tartlar eşlik ediyor. “Mutfağı çocuklarımla beyaz yapmaya karar verdik. Bize Miami’deki çok sevdiğimiz evimizin mutfağını hatırlatsın istedik,” diye devam ediyor Can. Üstte asma katta modern tarzda döşenmiş siyah beyaz renklerin hakim olduğu çocuklara ait bir televizyon odası yer alıyor.

Giyinme odasının üstündeki mini çatı katı suit şeklinde yatak odası olarak düşünülmüş. Can’ın hamam merakı sonunda onu evinin içinde bir hamam yaptırmaya kadar götürmüş. Evdeki bir misafir banyosu turkuaz cam seramiklerle ve mermer bir kurnayla yarı modern yarı nostaljik bir hamama dönüştürülmüş. Haremlique’den aldığı havlularını özenle dizmiş buraya. “Gümüş rengi nalınlar, altın sırma işlemeli peştamallar bana babaannemden kalma. Babaannem annemi gelin hamamına götürürken ona hediye etmiş bunları. İnşallah ben de kızıma vereceğim,” diyor Can.

Teninin kadife gibi pürüzsüz, sıkı ve gergin olmasının sırrını çocukluğundan beri var olan bu hamam ritüeline bağlıyor Can. “Tabii bir de masaj ve yoga var. Masaj derinin ütüsüdür unutmayın,” diyor ardından da. Giyim kuşam konusunda günlük hayatında sade ve doğal gözükmeyi sevdiğinden bahsediyor. Alışverişlerini yurt dışından yapıyor. “Miami’de ve Londra’da ara sokaklarda küçük küçük dükkanlar vardır sevdiğim. Öyle büyük mağazalardan alışveriş etmektense bunları keşfetmeye daha meraklıyım. Ayakkabı ve çanta da her kadın gibi benim de üzerinde durduğum ve iyi olmasını arzu ettiğim aksesuarlardan. Onun dışında öyle marka merakım olduğunu pek söyleyemem,” diye anlatıyor Can.

Salonda sanat kitaplarıyla dolu kütüphane eve ilk taşınıldığında yapılmış. Ortasında bir şömine yer alıyor. İncelemeyi ve araştırmayı çok seven biri olduğundan bahsediyor Can. “Üst kattaki kütüphanesini daha çok iş toplantıları için kullanıyor. Peki şu sıralar elinde hangi kitap var dersiniz? “Kuantum olumlama üzerine kitaplar okuyorum bu aralar,” diyor Ardından da inançlı biri olduğundan ve dua etmeden bir gün dahi geçirmediğinden bahsediyor. Evdeki hemen hemen her köşede orijinal ve rengarenk çiçek aranjmanları dikkat çekiyor. “Etrafta taze çiçek olmasına hep dikkat ederim,” diyen Can, Karmen, Yabaneli ve Ceremony’den devamlı çiçek alışverişi yapıyor. Can’ın huzurlu ve sıcak evinden ayrıldıktan sonra, biz de içimizden Sıla’nın o güzel şarkı sözlerini mırıldandığımızı fark ediyoruz arabada arkamıza yaslanıp giderken. “Yeni bir hayat kurdum, huzuru da başköşeye koydum. Yaslandım arkama dünü kovdum...” (Instyle Home)

Gül Gölge Saygı'nın Evi

Emirgan’daki evinin kapısını çaldığımız Gül Gölge’nin sımsıcak karşılamasıyla içeri buyur ediliyoruz. Hiç makyajsız yüzü, arkadan toplanmış kısa saçları ve 1.80’lik boyu ile sade bir görüntüsü var.

Üzerinde çok şık duran fuşya kazağı ve altında jean şortu ile podyumdan fırlamış bir mankenden farksız. Yakın zamanda iki çocuk sahibi olduğuna inanmak gerçekten zor. “Yemeyenlerden olduğumu sanmayın. Sıkı yerim, ama sıkı da spor yaparım. Öyle konunun ortasını bulanlardan olamadım hiç,” diye de samimi bir itirafta bulunuyor.

Kanal D’de bir dönem Canlı Canlı adlı bir magazin programı hazırlayıp sunan Gölge’yi, rol aldığı Çiçek Taksi, Yapayalnız ve Köpek adlı dizi ve filmlerden de hatırlayabilirsiniz.

İki oğlunun doğumundan sonra şov dünyasından elini eteğini çekmişti. Oğulları Ali (3,5) ve Emir’in (2,5) ilk büyüme çağlarında yanlarında olmayı tercih etmiş Gölge. “Eğer uygun bir proje ile karşılaşırsam her an yine dönebilirim,” diyerek de kamera önü için kapıyı aralık bıraktığının sinyallerini veriyor.

Orta öğrenimini İzmir Özel Türk Koleji’nde tamamladıktan sonra İstanbul’a gelmiş ve Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde film ve televizyon programcılığı üzerine eğitim almış. “Elimde kamerayla okul koridorlarında az dolanmadım. Televizyon dünyasının içine girdiğimde yabancılık çektiğimi pek söyleyemem. Kamera arkası bana her zaman daha heyecan vermiştir. Ama kariyerime kamera önünden başladım o ayrı,” diye keyifle anlatıyor.

Çift, bu eve 1,5 sene, önce Kemer Counrty’deki müstakil bir villadan taşınmış. “Evi bulmam çok zaman aldı. Tam umudu kestiğim bir anda emlakçı karşıma burayı çıkardı. İçinin ferahlığı ve manzarası beni ilk anda büyülemişti,” diye anlatıyor. (Instyle Home)