8 Ekim 2015 Perşembe

500 dolara ev inşa etti! Eşyalarda geri dönüşüm

Düşük maliyet ve basit bir yaşam tarzını beraberinde getiren minimal evler, doğa dostu oluşlarıyla da sık sık tercih edilmeye başladı. İnşa etmiş ya da satın almış olun, bu evler bazen büyük bir problemi de ortaya çıkarabiliyor; maliyet tutarı. Uzun vadede çok daha hesaplıyken birçok insan bir banyodan daha büyük olmayan ev için binlerce dolar ödemekten çekiniyor.

Scott Brooks, maliyeti oldukça düşürerek kendi minimal evini inşa etmeyi başaran biri. Çoğunlukla yeniden dönüşümlü materyaller kullanarak, ev için 500 dolardan daha düşük bir harcama yapmış.
Evin yüz ölçümü yaklaşık 8 m² ve Pasifik Kuzeybatısında 80 dönümlük bir arazide yer alıyor. Arazinin asıl sahibi Brooks’un bir arkadaşı, evi tasarlamak için ondan da yardım almış. Tasarımın çıkış noktası ise var olan eşyalara yeni işlevler yükleyerek değerlendirmek.


Tavan penceresi, kapı ve diğer pencereler çeşitli yerlerden toplanan materyallerden bazıları. Aynı zamanda kendisine hediye olarak gelen bir sobayla da evi ısıtıyor Brooks. 


Ev tamamlandığında, tesisatı ya da kullanım suyu olmadığından duş ve tuvalet evin dışına inşa edilmiş. Brooks buzdolabı yerine de portatif soğutucular kullanıyor, böylece elektrikten de tasarruf etmiş oluyor.


Evin iç dizaynı ise tamamen Brooks’a ait, bu onun ilk deneyimi. Kanepenin üzerinde duran katlanan yatak, ocağın bulunduğu küçük bir bölmeye sahip kontrplak çalışma alanı, küçük bir yemek masası ve saklama alanları… 
Brooks, böylesi küçük bir alanda yaşamanın belli bir yaşam tarzını desteklediğini düşünüyor, çünkü eve taşındığından beri zamanının çoğunu açık havada geçiriyor.

 
Yaratıcı tasarımlar ve var olan eşyaların tekrar değerlendirilmesiyle, minimal bir eve kavuşmanın hiç de sanıldığı kadar pahalı olmayacağını da kanıtlamış oluyor. (Kaynak: gaiadergi.com / Esra Çelik)


7 Ekim 2015 Çarşamba

Ünlü oyuncunun muhteşem çatı katı

Oyuncu Gürgen Öz’ün kız arkadaşı Emily Mahringer ve kedisi Bodur’la yaşadığı çatı katı, Nişantaşı’nın tarihi apartmanlarından birinde yer alıyor. Rahatlığın öne çıktığı modern ve retro karışımı bu daire, onun renkli dünyasına ait bir tiyatro sahnesini andırıyor. InStyle Home dergisi, bu ay Öz’ün kapısını çaldı.
Gürgen Öz, Nişantaşı’nda bulunan ve ikinci dereceden tarihi eser olan apartmandaki dairesine sekiz yıl önce taşınmış. Öz, “Nişantaşı’nı semt olarak zaten çok seviyordum, daha önceki evim yine Topağacı’ndaydı. Üç yıla yakın bu civarda ev, hatta apartman aradım diyebilirim. Hayalimde şehrin hafızasını anlatan karakteristik bir yapı vardı çünkü” diye anlatmaya başlıyor.

Karşısına 1930’larda inşa edilmiş, dışardan görüp mimari detaylarına hayran kaldığı bu bina çıkınca tereddüt etmeden hemen en üstteki satılık daireyi gezmek istediğini söylemiş. Çatı katının Çamlıca’dan Levent İş Kuleleri’ne kadar uzanan panoramik görüntüsünden çok etkilenmiş.

Sohbet sırasında yakında yeni bir romantik komedi filmine başlayacağının, “Karanlık Köy” adlı psikolojik gerilim türünde bir de roman yazdığını söylüyor ünlü oyuncu: “Nevrotik’ten sonraki ikinci kitabım. Bu kitap, çok sevdiğim iki şehir arasında yazılıyor. Bazen Berlin’de kiraladığım evde, bazen burada...” Sabahları erkenci olmayı hiç başaramadığını anlatan Öz, üç bardak filtre kahve içmeden güne başlayamıyormuş.


EŞYALARIN BİR KISMI BERLİN BİT PAZARINDAN

100 m2’lik daire, salon ve iki odayı birbirine bağlayan uzun bir koridor, küçük bir mutfak ve bir banyodan oluşuyor. 2.80 metrelik tavanları ile dikkat çeken mekan, geneline hakim kırık beyaz renk sayesinde ferah bir görüntüye sahip. “Evde tadilat işleri olmadı. Sadece badana yapıldı ve birkaç dolap eklendi. Burada gördüğünüz çoğu retro mobilya ve renkli aksesuvar Çukurcuma, Fifiletters Design ve yurtdışındaki seyahatlerimden, özellikle de Berlin’de çok sevdiğim bit pazarlarından alındı” diye anlatıyor.

ÇİÇEKLERİ HAYATA DÖNDÜRMEK  EMILY’NİN İŞİ

Yalnız oturma grubu, sehpa, yemek masası ve kitaplığı Ahmet Kaleli’den almış. Kitaplığın bulunduğu bölümün duvarında, kız kardeşi Yaprak Öz’ün tablolarına Ayça Ersoy’un tablosu eşlik etmiş. Salonda duran çok sevdiği lake çalışma masasını ise daha önceki evinde kiracısı olduğu tiyatro sanatçısı Suna Keskin’den satın almış. “Tasarım olarak beğenmiş, taşınırken de satın almak istediğimi söylemiştim Suna ablaya” diyor Öz.

Evde tütsü ve mumlar önemli onun için. “Çok sevmeme rağmen bitki yetiştirme konusunda beceriksizim. Eksik olmasın bu konuda Emily yardımıma koşuyor. O evdeki tüm bitkileri yeniden diriltmeyi başardı” diyor neşeyle. Üç yıldır birlikte yaşadığı kız arkadaşı Emily, Almanca öğretmenliği yapıyor. Aynı zamanda fotoğraf çekmeyi de çok seviyormuş. Yemek masasının arka duvarındaki Tünel fotoğrafı onun objektifinden.


EN ÇOK THAI YEMEKLERİ PİŞİYOR BU EVDE

Evde yemek yapmayı sevdiklerini söylüyorlar çift olarak. “Emily, lazanya konusunda çok başarılıdır. Tayland mutfağına meraklı olduğumuz için en çok Thai yemekleri pişer bizde” diyor.
Peki Nişantaşı’nda sevdikleri adresler nereler diye soruyoruz. Hemen sıralıyor: “Kantin’in yemekleri harikadır. Backhaus pastane alışverişi için ideal. Doğaya Dönüş, Plus Kitchen ve Mahalle de civardaki uğrak yerlerimizden.” Sinema içinse City’s’in yolunu tutuyorlarmış. “Evde de çok film izleriz. Dizi ise neredeyse hiç” diye de ekliyor bu arada...
 
AHŞAP ZEMİN BANA HUZUR VERİYOR
Gürgen Öz, evini kendisiyle baş başa kalabildiği, iç dünyasını yansıttığı için hayatının sahnesi olarak gördüğünü söylüyor. Çam zemini ise kendisine okul yıllarını hatırlattığı için çok sevdiğini belirtiyor: “Bastığınızda ahşaptan çıkan o çıtırtı mesela... Mimar Sinan’da hep böyle ahşap zeminli sahnelerde çıplak ayakla provalar yapardık. Ahşap zemin bana sıcaklık, huzur, konfor verir ve her dekorasyon tarzıyla da uyumlu olduğunu düşünürüm.”

6 Ekim 2015 Salı

İstanbul'da arsa bitti

İstanbul'da küçük ve orta ölçekli yatırımcılar arsa bulamazken, büyük yatırımcılar da bu konuda zorluk çekiyor. Sektör temsilcileri yatırımcıların arsa için Tekirdağ, Kırklareli, Kocaeli, Yalova, Çanakkale gibi şehirleri tercih ettiğini belirtiyor.

İstanbul'un farklı noktalarında yapımına başlanan büyük projeler ve konut ihtiyacının sürekli artması şehirde boş arsa bırakmadı. Sektör temsilcileri, bu konudaki görüşlerini paylaştı.

Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "İstanbul'da sorunsuz arsa kesinlikle yok" dedi. Küçük-büyük tüm arsa yatırımcılarının İstanbul'da arsa bulamadığını vurgulayan Ağaoğlu, "İstanbul'da problemsiz arsa olmadığı için de insanlar ellerindeki arsayı mümkün olduğu kadar değerlendirmeye çalışıyor. Makul bir fiyatlı, problemsiz bir arsa bulmak mümkün değil" diye konuştu.

İstanbul İnşaatçılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım da İstanbul'da arsa sorununun son 5 yıldır olduğunu belirterek, "İstanbul'un taşı, toprağı altın' olan özdeyişimiz artık günümüzdeki arsa sorununu tam olarak ortaya koyuyor" dedi.

Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği Başkanı Bekir Yener Yıldırım, İstanbul'da bütün yatırımcıların arsa bulmada sıkıntı çektiğini belirterek, "5-6 yıldır biz bunu görüyorduk. Biz yıllar önceki öngörülerimizin haklı olduğunu görebiliyoruz şu an" dedi.

Yıldırım, Trakya'ya yönelik ulaşım, raylı sistem, liman projelerinin bölgenin değerini daha da artırdığını kaydederek, Tekirdağ'dan Yalova'ya deniz taşımacılığı, hızı tren gibi projelerin fazlasıyla dikkati çektiğini vurguladı. ntvmsnc

4 Ekim 2015 Pazar

Rotana ve DAP Yapı ilk iki otelini Türkiye’de açtı

Dünyanın önde gelen uluslararası otel zincirlerinden olan ve Orta Doğu, Afrika, Güney Asya, Doğu Avrupa’da hızla büyüyen Rotana, İstanbul’da iki otelle hizmet vermeye başladı.


Türkiye’nin en uzun sahil şeridi, İstanbul Anadolu yakasının kalbi Maltepe’de yer alan otellerin açılışı ile birlikte 319 odayı daha portföyüne ekleyen Rotana, dünyadaki toplam oda sayısını 13 bin 679’a yükseltti.

Rotana tarafından, Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul şirketlerinden DAP Yapı için işletilecek yeni oteller, İstanbul’da aileler ve konuklar için uzun ve kısa dönem konaklama ve ayrıcalıklı şehir yaşamını sunmak için tasarlandı. Metroya yürüme mesafesinde yer alan oteller, Sabiha Gökçen Havalimanı, Bağdat Caddesi ile önemli iş ve eğlence merkezlerine yakın konumda bulunuyor.

Türkiye’ye yılda 37 milyon uluslararası turist uğruyor

“Global genişlememiz ve devam eden büyümemiz için bir dönüm noktası olan Türkiye’deki ilk iki otelimizi açmaktan gurur duyuyoruz. Önümüzdeki dönem Türkiye’deki yeni projelerle başarımızı artırmayı heyecanla bekliyoruz” diye konuşan Rotana Başkanı ve CEO’su Omer Z. Kaddouri; “Yılda 37 milyon uluslararası turistin uğradığı Türkiye, dünyada en çok ziyaret edilen ülkeler arasında yer alıyor. TripAdvisor tarafından 2014 yılında dünyanın seyahat noktaları arasında 1. sırada gösterilen İstanbul’un, geçtiğimiz yıllarda turistler için hareketli bir turizm merkezi ve konferanslar için aranılan şehir olması, konaklama endüstrisinde İstanbul için yeni kapılar açılmasını sağladı. Rotana olarak, Türkiye’nin hareketli turizm sektörünün sağladığı benzersiz fırsatlar ilgimizi çekti. Uzmanlığımızı, yılların verdiği hizmet tecrübemizi, iş ve tatil için gelen konuklarımıza sunmayı dört gözle bekliyoruz” diye ekledi.

Kaddouri sözlerine; “Şu anda 14 ülke ve 20 şehirde 51 otel işletiyoruz. Dünyada toplamda 13 bin 678 oda, 355 toplantı odası ve 250 restoranla, dünya genelinde 80 ülkeden 11 bin 784 çalışanla hizmet veriyoruz. Aynı hedeflerin peşinden koşan iş ortaklarıyla büyümeyi hedefliyoruz ve DAP Yapı’nın bu ortaklık için en doğru adres olduğuna inanıyoruz” diye devam etti.

Turist sayısındaki artış uluslararası otel markalarının dikkatini çekiyor

DAP Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz ise konaklama sektörüne güçlü bir ortakla girmekten duydukları mutluluğu dile getirerek; “Türkiye’nin turist sayısındaki düzenli artış, Rotana gibi uluslararası tanınmış otel markalarının pazara girmesi için eşsiz fırsatlar yarattı ve bizi de otelcilik sektörüne yatırım yapmamız konusunda cesaretlendirdi” diye konuştu.

Otelin mimarisi hakkında da bilgi veren Yılmaz; “ Otellerimizin mimarisi benzersiz. Burgu Arjaan by Rotana’nın 108 derece dönen mimarisi onu türünün tek örneği yapıyor. Konuklarımız sadece birinci sınıf hizmet almakla kalmayacak ayrıca İstanbul’un ilk eğimli otelinde kalmanın da ayrıcalığını yaşayacak” diye konuştu.

Otel hakkında bilgi veren “Burgu Arjaan by Rotana” ve “Tango Arjaan by Rotana” Genel Müdürü Ahmet Ender Özgündoğdu; “Rotana’nın yıllara dayalı deneyimi ve başarısı ile Türkiye pazarına giriyor olması, İstanbul otelcilik sektöründeki dinamikleri değiştirecek. “Burgu Arjaan by Rotana” birbirine bağlı; lobi, kafe, iş merkezi, restoran, sağlık kulübü, açık ve kapalı havuz, manzaralı alanlar, dört toplantı odası ve bir balo salonunu gibi iş ve eğlence tesislerini barındıran iki kulenin birleşmesinden oluşuyor. “Burgu Arjaan by Rotana” otelinde 163 oda, “Tango Arjaan by Rotana” ise 156 oda bulunuyor” diyerek oteller hakkında bilgi verdi.

“Konuklarımız otele geldikleri ilk andan, ayrıldıkları son ana kadar dayalı döşeli daireleri ve 24 saat oda servisi ile kendilerini evlerinde hissedecekler. Tüm suitlerimiz, konuklarımıza aidiyet hissi yaşatmak için şehir ve Adalar manzarası sunarken; şehrin koşuşturmasından uzaklaşmalarını sağlayacak bir ortam yaratıyor. Yüksek hızlı internet bağlantısı, LCD televizyonlar, tam donanımlı mutfaklar, nazik ve saygılı personel ve yüksek kaliteli eğlence ve dinlenme tesisleri bu otel dairelerinde yaşamı zevke dönüştürüyoruz” diye ekledi.

Rotana Türkiye’de genişlemeyi planlıyor

Rotana’nın, Türkiye’deki genişleme planları çerçevesinde Dragos’daki iki yeni oteli, “Dalga Residences”ı 2015 yılı son çeyreğinde ve “Vazo Residences” ı ise 2016’nın ilk çeyreğinde hizmete hazır hale gelmesi planlanıyor.

Rotana’nın portföyüne 330 anahtar daha eklenmesi anlamına gelen yeni oteller, Rotana’nın Türkiye portföyünü 4 otele çıkartması demek oluyor.

Bayraklı gayrimenkulün gözdesi

EVA Gayrimenkul Değerleme'nin gerçekleştirdiği araştırma, karma projelerle hızlı bir değişim sürecine giren İzmir Bayraklı ilçesinde yatırımların hız kazandığını, bölgenin prestij bölgesi olma yolunda ilerlediğini ortaya koyuyor.


Değerleme sektörünün önde gelen kuruluşlarından EVA Gayrimenkul Değerleme İzmir Bölge Müdürlüğü uzmanları, onaylanan imar planları doğrultusunda başta Bayraklı-Salhane-Turan bölgesi olmak üzere önemli yatırımların ve değişimlerin yaşandığını, bölgede özellikle karma projelerin yoğunluk kazandığını belirtiyorlar. Uzmanlar, Bayraklı ilçesinin yeni imar planları ve kentsel dönüşüm projeleri kapsamında hızlı bir gelişim ve değişim içinde olduğunu kaydediyorlar.

EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı ise İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Alsancak Limanı ile Karşıyaka-Turan arasında kalan 550 hektarlık bölümü kapsayan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planları’nın ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planları’nın onaylanmasıyla birlikte Bayraklı’da özellikle Salhane bölgesinin son yıllarda cazibe merkezi konumuna yükseldiğini ifade ediyor. Yazıcı, hazırlanan planlar doğrultusunda “Yeni Kent Merkezi” ilan edilen bölgede merkezi iş alanı (MİA) ile turizm, ticaret ve kültür alanları kullanım kararı alındığını belirtiyor.

Karma projeler öne çıkıyor

İmar planlarının onaylanması, gayrimenkul yatırımlarının artmasına ve bölgenin imajının değişmesine yol açıyor. Genel olarak İstanbul’da faaliyet gösteren büyük inşaat firmaları yatırımlarını bölgeye yöneltmiş bulunuyor. Bölgede birden fazla kullanım fonksiyonu olan, aynı parselde ticaret, konut, turizm ve diğer fonksiyonları içinde barındıran karma projelerin yoğunluk kazandığı görülüyor. Yatırımların hız kazanmasına paralel olarak Bayraklı’nın prestij bölgesi olmaya başladığını ifade eden EVA Gayrimenkul uzmanları, çok katlı yapıları bünyesinde barındıran karma projelerin zemin katlarında ticaret alanı ve AVM, üst katlarında ofis, rezidans ve otel kullanımlarının yer aldığını belirtiyorlar.

Uzmanlar, Bayraklı Salhane bölgesinde ilk olarak Sun Plaza ve Sunucu Plaza olarak bilinen ticaret artı ofis kullanımını birlikte barındıran projelerin hayata geçtiğini ifade ediyorlar. Söz konusu projeleri tamamlanan ve tamamlanmak üzere olan Altınyol sahil bölgesinde yer alan Megapol Tower, Ankara Asfaltı üzerinde yer alan Bayraklı Tower ve Manas Bulvarı üzerinde eski Tekel Depolarının olduğu arazide yer alan Folkart Tower izliyor. Son dönemde ise Ege Perla ve Mistral İzmir projelerinin inşasına başlanmış bulunuyor. Bu projelerin dışında Bayraklı bölgesinde Bayraklı City of Sunset, Avcılar Tower, İzmir Turan Karma Kullanım Projesi, Şaraphane Karma Projesi, İzmir Marina Park Projesi, Salhane Karma Projesi, Konak Karma Projesi gibi önemli projeler planlanıyor.

Satış fiyatları 2500-5000 dolar/m² aralığında

200 metre anten yüksekliğiyle Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek ikinci ikiz kulesi olan Folkart Tower, Bayraklı ilçesi Adalet mahallesi Manas Bulvarı üzerinde eski Tekel Tütün depolarının olduğu arazi üzerinde bulunuyor. Proje, 27.000 m² arsa üzerine planlanmış 150.000 m²’lik kapalı inşaat alanıyla 200 metre yüksekliğinde, 45’er katlı iki kuleden oluşuyor. Bünyesinde spor alanları, alışveriş alanları, rezidanslar ve ofis katları bulunuyor. Proje kapsamında 210 ofis, 82 rezidans daire yer alıyor. Blokların tamamlanıp faaliyete geçtiğini ifade eden EVA Gayrimenkul uzmanları, ofis birim metrekare satış fiyatlarının 3000 ila 5000 dolar arasında değiştiğini kaydediyorlar.

18 bin 392 metrekare alanda rezidans, ofis ve mağazaları içeren karma proje Ege Perla ise, biri 29 katlı diğeri 46 olarak tasarlanan iki bloktan oluşuyor. Proje bünyesinde yarı açık alışveriş merkezi, 111 rezidans daire ve 65 ofis bulunuyor. Uzmanlar, 2015 yılı içerisinde tamamlanması planlanan projede ofis birim metrekare satış fiyatlarının 3000 ila 4000 dolar arasında değiştiğini belirtiyorlar. Sabah Gazetesi, Adliye, Ankara Caddesi ve Manas Bulvarı arasında kalan bölgede, 42 katlı ofis kulesi ve 33 katlı konut kulesinden oluşacak şekilde tasarlanan Mistral Tower’da iki katlı alışveriş merkezi yer alıyor. 155 ünite olarak planlanan projede ofis metrekare satış fiyatları 2500 ila 4000 dolar arasında değişiyor.

Bayraklı’da 24 katlı tek blok halinde 6839 m² arsa alanı üzerinde inşa edilen Bayraklı Tower’da 41.000 m² proje alanı yer alıyor ve  171 ofisten oluşuyor.  Tamamlanan projede çarşı alanı, food court katı, fitness imkanları ve roof top bar katı yer alıyor. Ofis birim metrekare satış fiyatları ise 2500 ila 3500 dolar arasında değişiyor. Uzmanlar, Bayraklı Adliye binasının karşısında 33 katlı iki kule olarak tasarlanan Bayraklı City of Sunset projesinin ise 209 ofisten oluştuğunu, satış fiyatlarının henüz açıklanmadığını kaydediyorlar.

Yedi büyük proje yolda

Karma projelerle dinamik bir değişim süreci içinde bulunan Bayraklı’da yapılması planlanan yedi önemli proje olduğuna değinen EVA Gayrimenkul uzmanları, söz konusu projeler arasında yer alan Turan Karma Projesi’nin Turan tren istasyonu yakınında 670 milyon TL yatırımla gerçekleşeceğini, proje bünyesinde otel, konut, ofis ve ticaret alanları bulunacağını belirtiyorlar. 21.400 metrekare arsa üzerine yapılacak projede, sahilde yürüyüş yolu ve yola açılan sokaklarla kafe, restoran, kapalı-açık eğlence alanları ve mağazaların yer alması planlanıyor. Proje kapsamındaki otel alanında 196 suit oda, bir kral dairesi ve üç engelli odası tasarlanıyor. Ticari birimlerin blok altında yer alacağı projede 6 bin metrekare ticaret alanı, 32 bin metrekare ofis alanı ve bir oda bir salon ile iki oda bir salon daire tipleri planlanıyor.

Konak Karma Projesi ise Adliye yakınında 345 milyon TL yatırımla gerçekleşecek ve ofislerin yanı sıra AVM ve konutlardan oluşacak. Üst segmente seslenen ve her türlü sosyal olanağa ev sahipliği yapan Konak Karma Projesi’ne 2015’te başlanması planlanıyor. Yaklaşık 40 dönüm arsa üzerinde 200 bin metrekare inşaat alanına sahip olacak projede çok katlı alışveriş merkezi, kapalı ve açık eğlence alanları, iki konut ve bir ofis kulesi yer alıyor.

Bir diğer önemli proje olan ve Halkapınar’da 550 milyon liralık yatırımla hayata geçirilecek Şaraphane Karma Projesi ise İzmir’in en uzun kulesi olma özelliğine sahip bulunuyor. 375 metre yüksekliğindeki kulede ofislerin yanı sıra konut ve mağazaların da yer alması planlanıyor. Turan’da eski Turyağ fabrikası arazisinde 610 milyon TL yatırımınla hayata geçirilecek İzmir Marina Park Projesinde ise marina, AVM, rezidans, otel ve ofisler yer alıyor. Projeye 2015 içinde başlanması planlanırken marinanın 180 yat kapasiteli olması ve 35 katlı kulede ofislerin yer alması planlanıyor.

Uzmanlar, Bayraklı’da Soyer Fabrikası’nın olduğu alanda inşa edilecek Avcılar Tower Projesinde konut, ofis ve AVM’nin yer alacağını ve 50 milyon dolar yatırımla gerçekleşeceğini belirtirken, Bayraklı Altıyol üzerinde yer alan Avcılar Port Projesinin ise 70 milyon dolar yatırımla gerçekleştirileceğini kaydediyorlar. Önemli projeler arasında bulunan Tariş Tower Projesinin TOKİ Alsancak Stadı arkasında Ege Mahallesinde 300 milyon TL yatırımla gerçekleşeceğini ifade eden EVA Gayrimenkul uzmanları, 86.300 m² alanda konut, ofis, AVM, otel ve sosyal donatıların yer alacağını belirtiyorlar.

Bölgede konut fiyatları katlanıyor

Uzmanlar, Bayraklı’daki karma projeler genel olarak incelendiğinde ofis ve rezidans ortalama satış değerlerinin, projenin konumu, markası, işçilik kalitesi, kullanılan malzeme ve alan büyüklüğüne bağlı olarak 3500 ila 10000 TL/m² aralığında olduğunu söylüyorlar. Bölgedeki arsaların metrekare birim değerlerinin ise bölge içerisindeki konumu, imar uygulaması görüp görmediği ve büyüklüğü gibi faktörlere bağlı olarak 3.500 ila 9000 TL civarında değiştiği belirtiliyor.

EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı ise yeni kent merkezi olarak planlanan Salhane bölgesinin etkileşim alanı içerisinde yer alan Manavkuyu-Mansuroğlu bölgesinde de planların tamamlanması ve projelerin başlamasıyla birlikte gayrimenkul değerlerinde ciddi artışların yaşandığına dikkat çekiyor. İzmir Adliyesinin bölgeye gelmesiyle başlayan ve yatırımlarla birlikte bölgede varolan yapılarda ofis kullanımına dönüşümün yaşandığı ifade eden Yazıcı, ofis ve konut kullanımının birlikte tasarlandığı küçük ölçekli projelerin realize edildiğini belirtiyor. Yaşanan gelişim ve değişime bağlı olarak 10-15 yıllık yapılarda yer alan konutların metrekare birim değerlerinin 1200 ile 1300 TL civarında iken 1800 ila 2500 TL’ye yükseldiğini söyleyen Yazıcı, yeni yapılardaki fiyatların ise 2500 ila 4500 TL düzeyine yükseldiğini kaydediyor.

Dekar Asmalı Hayat’ta ön satış başladı

Bahçeli ev konusunda akla ilk gelen isimlerden biri olan Dekar Yapı’nın yeni projesi Dekar Asmalı Hayat ile Beylikdüzü’nde değişim hızlanıyor.


Bahçeli eve sahip olmayı hayalden gerçeğe dönüştüren ve Bahçeşehir’de Asmalı Evler, Dekar Asmalı Sokaklar ile Dekar Asmalı Bahçeler projelerini hayata geçiren Dekar Yapı, İstanbul’un gelişen yıldızı Beylikdüzü – Yakuplu’daki yeni projesi Dekar Asmalı Hayat’ın ön satışına başladı.

78 bin metrekarelik alan üzerinde inşa edilen Dekar Asmalı Hayat, ulaşılabilir fiyatlarla deniz manzarası ile bahçeli ev konseptini birlikte sunuyor. Tek kat ya da dubleks olarak 149 ile 361 metrekare aralığında tasarlanan bahçeli evlerin ön satışlarına başlandı. 3+1, 4+1 ve 5+1 evlerden oluşan 7 tip konut ve ticari ünitelere sahip Dekar Asmalı Hayat’ta her türlü ihtiyaca göre bir bahçeli ev bulunuyor.

Ulaşım kolaylığı, havaalanına yakınlığı ve önemli karayollarının kesişme noktasında bulunan, bahçeli ev, ticari üniteler ve sosyal yaşam alanlarından oluşacak Dekar Asmalı Hayat projesi ön satışın avantajlı fiyatlarından yararlanmak isteyenleri bekliyor.

2 Ekim 2015 Cuma

Avcılar Ispartakule bölgesinde 4 bin aileye mahkemeden şok

Piyasaya olan borçları nedeniyle 2008'de intihar eden Banker Kastelli namlı Abidin Cevher Özden’in, iş adamı Korkmaz Yiğit’ten olan alacağı yıllar sonra İstanbul Avcılar’da binlerce aileyi vurdu. Özden’in oğlu, Yiğit’in, babasına olan borcunu tahsil etmek için dava açtı. Dilekçede, Yiğit’in Avcılar Ispartakule’de yüz binlerce dönüm araziyi hileli yollarda sattığı iddia edildi; bu arazilere tedbir konulması istendi. Ticaret Mahkemesi geçtiğimiz günlerde kararını verdi. Mahkeme, üzerinde 4 bine yakın konutun bulunduğu araziler için tedbir kararı verildi. Tedbir kararı devam ettiği sürece hiç kimse dairesini satamayacak.


Haziran 2008’de intihar eden Abidin Cevher Özden’in mirasçılarına bıraktığı bir senet yıllar sonrası iki önemli davaya konu oldu. Özden’in oğlu Süleyman Cemil Bahadır’ın başvurusu sonrası ilk dava geçtiğimiz yıl açıldı. İstanbul 12 Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 17 sanığı bulunuyor.

SOMA’NIN SAHİPLERİ DE YARGILANIYOR

‘Suç işlemek amacı ile örgüt kurma’, ‘hileli iflas’ gibi bir takım suçlardan açılan davanın sanıkları arasında iş adamı Korkmaz Yiğit, Soma Holding’in sahipleri Alp Gürkan ve oğlu Can Gürkan ile Metin Aşık, Ömer Saçaklıoğlu, Sema Cıngıllıoğlu gibi isimler yer alıyor. Anılan davada, sanıklar, Yiğit’in mal kaçırmasına aracılık etmekle suçlanıyor. Davanın açılması sonrası TMSF bir kısım sanığın mal varlığına tedbir koymuş; yapılan protokoller sonrası yüklü bir tahsilat gerçekleştirdi.

ALACAK DAVASI DA AÇTI

Ağır Ceza Mahkemesindeki dava devam ederken Özden’in oğlu Süleyman Cemil Bahadır yeni bir dava daha açtı. Söz konusu dava ise İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açıldı. Bahadır’ın avukatı aracılığı ile mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde, uğradığı zararın tespiti ve tahsili istendi. Dilekçede, Yiğit’in Ispartakule Tahtakale bölgesinde binlerce dönüm arazisinin olduğu iddia edildi. Yiğit’in söz konusu arazileri üçüncü kişiler aracılığı ile sattığı öne sürüldü.


TEDBİRİ KOYDU TAPU’YA BİLDİRDİ

Mahkemede, satışı yapılan yüz binlerce dönüm arazi üzerine tedbir konulması istendi. Mahkeme ön inceleme duruşmasını geçtiğimiz 9 Eylül günü yaptı. Duruşmada davalı avukatları tedbir talebinin reddini istedi. Mahkeme heyeti tarafları dinledikten sonra kararını verdi. Buna göre Ispartakule Mevkii, Tahtakale Mevkii’nde bulunan yüz binlerce dönüm arazi için tedbir kararı verdi. Kararda “Taşınmazlara ait tapu kayıtları dava sonuçlanıncaya kadar satış ve devri önlensin” denildi.  Mahkeme ayrıca kararın ilgili tapu müdürlüklerine de bildirilmesine hükmetti.

4 BİN AİLEYİ İLGİLENDİRİYOR

Tedbir kararını aldıran avukat Yaşar Ağsu, “Bir süre önce hileli yollarla satılan bu araziler üzerine konutlar yapılmış durumda. Tahminimizce bu karar o bölgedeki 4 bine yakın konutu kapsıyor. Tedbir kararı devam ettiği sürece tekbir dairenin satışı yapılamaz. Zaten satış için tapu müdürlüğüne gidildiğinde mahkemenin bu kararı karşılarına çıkacak” dedi.

'AYIPLI MAL SATTINIZ' ŞİKÂYETİ

Av. Ağsu “Bu karardan, ne yazık ki bütün bu süreçle hiç ilgileri olmayan daire sahipleri de etkilenecek. Tabi daire sahipleri de bu durum karşısında hem daire satın aldıkları şirketlere hem TMSF’ye karşı kendileri uyarılmadıkları için ve ayıplı mal satıldığı için şikâyetçi olabilirler” şeklinde konuştu.

TAPU MÜDÜRLÜĞÜNDE KRİZE NEDEN OLDU

Av. Ağsu, Avcılar Tapu Müdürlüğünde de krize neden olan sorunun çözümüne ilişkin ise “Bu tedbir kararı olduğu sürece sorun çözülemez. Tedbir kararının kalkması için de müvekkilin alacağının ödenmesi gerekir. Bu dosyada davalı olarak yer alan kişi veya şirketler müvekkile ödeme yaptıktan sonra, uğradıkları kaybı Korkmaz Yiğit’ten tahsil etme yoluna gidebilirler” şeklinde konuştu.

Dinçer Gökçe / hürriyet.com.tr

30 Eylül 2015 Çarşamba

Arda Turan'ın lüks evi

Milli futbolcumuz Arda Turan'ın Barcelona'nın en lüks evlerinden birini kiraladığı ortaya çıktı.

İspanyol basınında yer alan haberde Arda Turan'ın 15 milyon euro değer biçilen bu ev için ayda 21 bin euro ödemeyi kabul ettiği öğrenildi.


Arda bu evi satın alma opsiyonu ile kiralarken, beğenmesi halinde 15 milyon euro ödeyerek bu lüks malikaneye sahip olabilecek.


Barcelona kentini kuşbaşı seyretme imkanı olan ve Esplugues de Llobregat semtinde bulunan evin 1.200 metrekarelik kullanışlı bir alana sahip olduğu ve bahçesi ile toplam 2.500 metrekareye kadar çıktığı açıklandı.


Turan'ın yeni komşuları ise Leo Messi, Luis Suarez,Andres Iniesta, Gerard Pique, Dani Alves, Adriano ve Claudio Bravo oldu. Arda'nın evinin özellikle hayranı olduğunu gizlemediği İnesta'nın hemen yakınında olması dikkatlerden kaçmadı.


Milli futbolcumuzun Barcelona forması giydiği sürece oturacağı evin fotoğrafları ise emlak şirketinden alınarak basında yayınlandı.


7 oda ve 9 banyoya sahip olan bu muhteşem malikanenin içinde ayrıca yüzme havuzu,golf sahası, sinema salonu ve bir kattan diğer kata çıkmak için özel bir asansör bulunuyor.




cnntürk.com.tr

Kate Moss'un 5 yatak odalı evi

Dünyaca ünlü model Kate Moss'un iç mimarisini kendisinin üstlendiği evi görüntülendi.


41 yaşındaki ünlü modelin beş yatak odalı lüks evi, göllere yakın olarak inşa edildi.


Bedeli 2.5 milyon Sterlin yani 11.5 Trilyon TL olan lüks ev için her ayrıntı düşünüldü.


Geçen yıl 55 milyon Sterlin'le Forbes'in dünyanın en zengin listesine katılan Kate Moss'un lüks evi şimdiden dünya gündemine oturdu.


29 Eylül 2015 Salı

Konut fiyatları yüzde 19 arttı

Türkiye konut fiyat endeksi Temmuz'da yıllık bazda yüzde 18.76 arttı, İstanbul'da artış yüzde 26.6 oldu.

Türkiye konut fiyatı endeksi (TKFE) Temmuz döneminde bir önceki yıl aynı döneme göre yüzde 18.76 artarken, en yüksek yıllık değişim gerçekleşen il olan İstanbul'daki artış ise yüzde 26.6 oldu.
Merkez Bankası verilerine göre TKFE Temmuz'da bir önceki aya göre yüzde 1.56 artarken, bir önceki yıl aynı döneme göre reel artış ise yüzde 11.19 olarak gerçekleşti.

11 Eylül 2015 Cuma

Natalia Vodianova evini satıyor

Moda dünyasında "süper nova" adıyla tanınan Natalia Vodianova yaklaşık10 yıldır yaşadığı evini satışa çıkarıyor. Londra’nın güneyindeki Batı Sussex’te bulunan bu evi Vodianova o zamanlar evli olduğu Justin Portman ile birlikte satın almıştı. Rus model, 2005'te aldığı evini 3 milyon sterline satışa sundu. Çift burada üç çocukları ile birlikte yaşıyordu. Natalia Vodianova, İngiltere'nin en zengin  22'nci en zengin adamı olarak bilinen Justin Portman ile 2002 yılında Rusya'nın St. Petersburg kentinde evlenmişti. Vodianova Portman'ın Londra, New York ve Uruguay'da da evleri vardı.
 
Natalia Vodianova'nın satışa çıkardığı ev eskiden değirmen olan bir binada inşa edilmiş.
Ahşap ağırlıklı işçiliğiyle dikkat çeken bu  yapının hem açık hem de kapalı yüzme havuzu var. Ve birinden çıkıp diğerine girebilmek mümkün.
 
Vodianova'nın satışa çıkardığı ev Rother Nehri'nin yakınında. Ve oört bir yanı tavandan tabana camlarla kaplı olan bu veranadan nehri seyretmek ya a sanki nehrin üstünde yaşıyormuş gibi hissetmek mümkün.
 
Evin ana yapısında bulunan yatak odasında açık bir de banyo yer alıyor.
 
Evin banyosu da farklı bir şekilde tasarlanmış.
Bu da güneş odası. Hem pencereden hem de tavanın bir bölümünden güneş alıyor.
Natalia Vodianova, Rusya'nın Nizhniy Novgorod kentinde 1982 yılında dünyaya geldi. Pek de kolay olmayan bir çocukluk geçirdi. Annesi ve babası ayrılınca geçinemedikleri için dedesinin evine taşınmak zorunda kaldılar. Vodianova, kentin en yoksul bölgelerinden birinde yaşıyordu ailesiyle birlikte. İki üvey kardeşine ve annesine destek olmak için elinden geleni yaptı.
Bir dönem sokaklarda meyve sattı. Sonra kendi tezgahına sahip oldu ve orada satış yapmaya başladı. Vodianova annesi Larissa ile birlikte çalışıyordu. şte böyle günlerden birinde henüz 15 yaşındayken bir model ajanı tarafından keşfedildi. Meyve tezgahının ardından çıktı ve Moskova ardından Paris, Londra gibi kentlerde podyumlara çıkmaya başladı. 
Vodianova, 2002 yılında St. Petersburg'da Lord unvanlı İngiliz emlak kralı Justin Portman ile evlendi. 2011'de boşanan çiftin Lucas Alexander ve Viktor adlı iki oğlu ile Neva adında bir kızı var.
 
Natalia Vodianova, bir süredir işadamı Bernard Arnault’nun oğlu ve “Louis Vuitton” modaevinin de İletişim Müdürü olan Antoine Arnault ile birlikte. Ondan da Maxim adında bir oğlu var. Hürriyet

2 Eylül 2015 Çarşamba

İşte Beyza Şekerci ve Engin Hepileri'nin evi

InStyle Home dergisi, eylül sayısı için yaz başında evlenen oyuncu çift Beyza Şekerci ve Engin Hepileri’nin Akatlar Maya Sitesi’ndeki evine konuk oldu.


Mayıs ayında evlenen Beyza Şekerci ve Engin Hepileri’nin Akatlar’daki evlerinin zilini belki de ağustosun en sıcak günlerinden birinde çalıyoruz. Kapıda bizi ikisi birlikte güler yüzle karşılayıp içeri buyur ediyorlar. Tatilden yeni döndüklerini güneşten bronzlaşmış tenleri hemen ele veriyor. “Alaçatı’dan geldik. Bizim için uzun denebilecek, aslında kelimenin tam anlamıyla leyleği havada gördüğümüz bir yaz geçirdik” diye anlatmaya başlıyor gözlerinin içi parlayarak Beyza Şekerci.
Yoğun çalışmaya başlayan çifti şu sıralar evlerinde bulmayı başarabildiğimiz tek gün pazar oldu. Beyza Şekerci, gelir gelmez kış sezonunda Moda Sahne’de başlayacak olan yeni oyunu “En Kısa Gecenin Rüyası”nın provalarında bulmuş kendini. “Maraton başladı malum. Ben televizyonda ikinci sezonuna giren ‘Kara Ekmek’ için sette ya da eylülde İzmir’de turneye çıkacağım ‘Katil Joe’ oyunu için provalarda oluyorum genelde” diye belirtiyor Engin Hepileri de.


ŞEHRİN MERKEZİNDE YEŞİLLİK İÇİNDE

Sakinliğiyle öne çıkan siteye tam bir yıl önce gelmişler. Çok ev bakmışlar ama ikisinin de yüzünü güldüren ve içini ısıtan tek daire, ilk yapılan Maya Sitesi’ndeki bu ev olmuş. “Şehrin merkezinde olup bu kadar yeşillik içinde sessiz kalabilmesi bizi etkiledi. Kocaman ve güvenlikli bir site olması da önemliydi tabii” diye anlatıyor Beyza Şekerci. Ama asıl etken içeri girdikleri anda ikisinin de burayla enerjilerinin tutması olmuş.
Evde fazla tadilat işleri olmamış. Sadece duvarlar kum bejine boyanmış ve salondaki çok açık kahve parkeler koyu ceviz rengine sistre ve mat vernik uygulanarak dönüştürülmüş. Yavaş yavaş evin eksiklerini tamamladıklarını söylüyorlar.


ÇİÇEK BAKIMINDAN ENGİN SORUMLU

180 m2’lik daire, genişçe bir salon ve mutfağa eşlik eden üç yatak odası ve iki banyodan oluşuyor. “İkimiz de evde öyle uzun koridor istemiyorduk. Bu ev tasarımıyla tam hayal ettiğimiz gibi çıktı karşımıza” diye anlatıyor Hepileri. İki kanatta yer alan balkonları sayesinde dairenin içinde harika bir esinti oluşuyor zaman zaman.
Mutfağa açılan balkon, çiçekleriyle rengarenk bir görüntüye sahip. “Çiçek bakımından Engin sorumlu. Bu işlerden gerçekten iyi anlıyor. Onun elinden her çiçek tutuyor” diye belirtiyor Beyza Şekerci mutfakta çayları doldururken. Çiftin evde en büyük keyiflerinden biri de çay demlemekmiş. Çaydanlık hep sıcak ve sık sık çaylar tazeleniyor o gün kalabalık konuk olduğumuz bu evde. “Hâl böyle olunca tatlı yapmak bana kalıyor” diye belirtiyor Şekerci. Sonra da çok sevdiği ve herkesin beğendiği brownie tarifini paylaşıyor bizimle.


OYUN ODASI VE KULİS YAN YANA
Salonda kum beji duvarlara antrasit renk keten kumaşlar ile koyu masif ceviz ahşap ve krem lake mobilyalar dengeli eşlik etmiş. Koyudan açığa gitmenin salonda onlar için dinlendirici olduğunu söylüyorlar. Evin en renkli mekanı ise ‘oyun odamız’ dedikleri bölüm olmuş. Burası onların geçmişlerine ve hobilerine dair sadece güzel ve özel anıları hatıra olarak görmek istedikleri bir oda olmuş. Aynı zamanda Hepileri’nin arkadaşları geldiğinde PlayStation oynanan yer de burası.
Hemen yanında ‘kulis’ olarak adlandırdıkları oda yer almış. Hepileri eşi için buraya aynalı beyaz bir tuvalet masası almış ve kendi elleriyle monte etmiş. “Tabii çırak olarak kardeşim Barış’ı da yanında çalıştırdı” diye anlatıyor Şekerci.


HER ŞEYDEN ÇOK MEMNUN KALDIK
Çiftin evde rahatlık ve konfora önem verdikleri, seçtikleri koltuk ve kanepe tercihlerinden hemen anlaşılıyor. Zaten bu eve ilk giren parça çok rahat olduğu hemen anlaşılan Hepileri’nin genelde uzanarak tekstlerini okuduğu şömine yanındaki day-bed olmuş.
“Paşabahçe’de karşıma çıkan bu sevimli kurbağa bana Engin’i hatırlatmıştı. Onun ev halindeki durumu tam böyle işte” diye L kanepenin arkasındaki dresuarda yer alan kurbağayı işaret ediyor bize Şekerci.
Salondaki geniş antrasit keten L kanepe ve koyu kahverengi deri iskemleler Casa Mobilya’ya yaptırılmış. Siyah mat demir ayaklı ceviz masif sehpa ve Gotwob’dan alınmış yemek masası da bu salonda öne çıkan mobilyalardan olmuş.
Düğün fotoğraflarının bulunduğu ahşap cam büfeyi Mudo Concept’ten almışlar. Pirinç aydınlatmalar Şişhane’de Hedef Aydınlatma’ya kendi istekleri doğrultusunda yaptırılmış.
Salondaki ceviz-lake krem rengi kitaplık, televizyon ünitesi ile yatak odasındaki dolaplar ve mobilyalar Profil Design’a istekleri doğrultusunda tasarlatılmış. “Burada her çıkan işten çok memnun kaldık. Hiçbir şey bizim için sürpriz olmadı” diye belirtiyor ikisi birden.

EV YAŞANTISINI ÇOK SEVİYORUZ
Peki bir ev günü onların deyimiyle ‘repo günü’ nasıl geçiyor acaba? “Biz de bunu yeni yeni keşfediyoruz. Çünkü evde vakit geçiremeden balayına çıktık. Bu yazı bol seyahat ederek geçirdik. Ama ikimiz de ev yaşantısını çok seviyoruz. Arkadaşlarımız gelsin, hep beraber yiyelim, içelim işlerine bayılıyoruz. Engin pazar kahvaltılarını hazırlamayı çok sever. Elinde tavası ve tezgahta yumurtaları ile ilk iş sipariş almak olur benden. Mükellef bir pazar kahvaltısı deyince artık aklıma onunkiler geliyor” diye anlatıyor keyifle Beyza Şekerci.